helalderman

YEDİKLERİN KADAR DOĞALSIN…

soru ve cevaplar

101 Yanıt to “soru ve cevaplar”

  1. büşra said

    slm aleykum ben ne yaparsam yapayım zayıflayamıyorum troıd bezlerımın çalışmadığını düşünuyorum troid bezlerımı nasıl çalıştırabilirim bır de yuzumde sıvılceler yara gıbi çıkmaya başladı bunun için ne onerırsınız acıl cevap atabılırsenız çok memnun olacağım hayırlı akşamlar

    • büşra hanım.
      troid bezlerinin çalışıp çalışmadığını öğrenmek için test yaptırabilirsiniz.fakat kan grubuna göre beslenmemek ve katkılı yiyecekler tüketmekte kiloya neden olur.şöyleki,vücut algılayamadığı ve doğal olmayan maddeyi yağlara hapseder ,eğer karın bölgesinde ciddi yağ varsa karaciğer sıkıntıdadır,çünkü karaciğer en yakın yere yağları depolar. yapmanız gereken öncelikle kan grubuna göre beslenmek,haftada bir açlıkları yapmak ve asla kan grubuna uygun olmayan ekmeği tüketmemek.. doğal tuz,doğal yağ,ve doğal kaynak suyu her kişinin sağlıklı kalması için şarttır.

  2. Gül said

    ben bir soru sormuştum 3hafta öncesine kadar halen bir cevap alamadım yardımcı olursanız sevinirim

  3. hatice said

    tırnak mantarı için neler yapmalıyız?

    • tırnakta olan mantarı araştırayım bir,fakat mantarın sebebi kanın asitli olmasıdır,engellemek için tatlıdan uzak durulmalı,yatarken sarmısak yutmayı adet haline getirmelisiniz,mantar olan bölge ıslak ve nemli kalmamalıdır,bunun için pamuklu ürün kullanmalı ve sabun haricinde deydirilmemelidir o bölgeye.

  4. seher said

    ben sülük tutmak istiyorum kulak arkasına . haftaya perşembe akşamı temizlenicem.nezaman sülük tutmalıyım.sağ ayağımın topuğunda ve sağ kalçamda ağrı var aşırıyorulduğumdaoturduğum zaman tutuluyor ve topallayarak kalkıyorum .fakat yürüdükçe açılıyor.doktora gittim.bel fıtığı değil çünkü onda yürüdükçe tutulma ve ağrı artar dedi.kas ve eklemler için fizik tedaviye gitmemi önerdi.3 gündür karar veremedim gidip gitmemeye.acaba siz ne önerirsiniz.

    • 1 hafta sonra sülük tutabilirsiniz. kag grubunuza göre beslenin kas veya eklem ağrıları oolabilir sizdeki.eğer o ise süt ürünlerinden uzak durun lütfen.ayrıca ağrıyan yerlerede sülük tutabilirsiniz. sülük koymadan önce bölgeyi yıkayıp lifleyin.ve iki gün önceden limon kan sulandırıcı kullanmayı bırakın.

  5. bilal said

    eşim fibromiyalji hastalığından dolayı her pazartesi ve perşembe 36 saatlik oruçları tutuyor.ancak salı günkü meyve ve suları beslenmesinde akşam yatmadan nar suyu içmişti,midesinde rahatsızlık yaşadı.çarşamba günü vucudunun her yeri kaşınmaya ve deri kabarık ve kırmızı plaklar oluştu.şuan müthiş sıkıntı içinde herhalde kurdeşen diye düşünüyoruz ve ilk defa böyle bişey oluyor.bu kaşıntıların şiddetini düşürebilecek tavsiyeleriniz nelerdir,ayrıca nasıl kurtulabiliriz.acil cvb larsanız seviniriz.Allah razı olsun

    • açlık yapılırken vücut artıkları dışarıya tüm yollarla atmaya çalışır.eğer deriden çıkamıyorsa bu tür kızarıklıklar ve kabartılar olabilir.ılık suyla yıkayıp hakiki yağ sürebilirsiniz.ama açlık yaparken kullanılan meyve sebzelerde doğal olmalıdır ki yokolan kötü hücrelerin yerine temiz hücreler yediklerinden üretilir.

    • Gokhan said

      Bırakın bu saçmalıkları, allerji (kurdeşen, ürtiker) oluşmuş. Kandırmayın milleti!!

      • bunca araştırma koyun gibi güdülmemek ve do*ğruyu bulmak içindir, yapılan tüm eleştirilere hakaret olmadığı sürece açığız ama siz neden açık değilsiniz !!

        • Gokhan said

          Ben hangi eleştiriye açık değilim?? Eleştiriyi ben size yapıyorum farkında mısınız? Yukarıda tarif edilen semptomlar allerjiye (ürtiker) ait bulgulardır. Bunu sağlık konularına ilgi duyan herkes bilir. Ama siz, en basit tıbbi bilgiden yoksun olarak insanlara sağlıklı olma vaadi veriyor ve bunu pazarlıyorsunuz.

          • ben insanlara ne pazarlıyorum sorması ayıp olmasın anlayamadım.benim 3 yaşında 1 kızım ve 1 yaşında bir kızım var ama 1 kaşık ateş düşürücü kullanmadım ve eğer doğum hikayemi okursanız derdimizin bişeyleri yıkmak değil düzeltmek olduğunu anlarsınız..ayrıca eleştiri değil hakaret sizinki arada sözlük yada ansiklopedi karıştırın ifadeleriniz hangi kulvarda ilerliyor anlarsınız
            kandırmayın milleti ne demek!haddinizi biliniz lütfen siz burda ücret aldığımı yada umut pazarladığımı gördünüzmü

            • Gokhan said

              Bakın bir konuyu yarım bilmek hiç bilmemekten kötüdür. Sitenizi hayretler içerisinde okuyorum. Modern tıp deyip kötülediğiniz şey İbn-i Sina gibi bir çok bilim insanının kurduğu temeller üzerinde yükselmektedir. Bundan yüz yıl önce apendisit olan insanların çoğu ölmekteydi. 50-60 yıl öncesine kadar antibiyotik yoktu, savaşlarda yaralanan askerlerin çoğu enfeksiyondan ölüyordu. Aşılama olmadığı için bebekler hastalıktan dökülüyordu. Bütün bunlar modern tıp sayesinde bugünkü düzeye geldi, bebek ölümleri onlarca kat azaldı, ortalama insan ömrü 50 lerden bugün 70-80lere geldi. Eskiden ölümcül olan birçok hastalığın adını bile artık kimse hatırlamıyor ve özellikle insan ömrünün uzamasıyla artık kanser ve kalp ile daha fazla karşılaşıyoruz ve tıbbın yeni savaş alanı bunlar, çok iyi başarılar da elde ediliyor. Bana sorarsanız bunlar insanlık için yapılmış en hayırlı işlerdir, çünkü bir insanın ölmesinin veya kurtulup sevdiklerine kavuşmasının ne demek olduğunu inanın çok iyi biliyorum.
              Maalesef sitenizde yazılı olanların çoğunluğu yanlış, hangi birini yazayım bilemiyorum. Aşılar tıbbın insanlığın en önemli buluşlarındandır, dünya çapında milyonlarca insanın hayatını kurtarmıştır. Çiçek, çocuk felci, kızamık memleketten silinmiştir, boğmaca, tetanoz çok çok azalmıştır, hepatit B giderek azalmaktadır fakat batıya göre halen Türkiye’de çok sıktır. Aşıların yan etkileri de modern tıp sayesinde kayıt altına alınmaktadır, hepsini tam ve net olarak bilimsel kaynaklarda bulabilirsiniz. İnanın dünya genelinde sağlık insanları bu konuları en az sizin kadar düşünmekte faydaları ve zararları gözetilerek öneriler yapılmaktadır. Kendi adıma herhangi bir aşı ile herhangi bir ciddi yan etkiyle karşılaşmış tek kişi görmedim. En basitinden geçen yıl domuz gribi aşısı için felç yapacağı konusunda bir sürü haber çıktı, birkaç ay önce Çinden bildirilen raporda milyonlarca kişide kullanılmasına karşın böyle bir etkisi görülmediği açıklandı.
              Başka bir konuya geçelim, sezeryanı kabul etmemişsiniz ve çok şükür sağlıklı bir bebeğiniz olmuş, bu sezeryan sonrası normal doğumun riskli olmadığı anlamına gelir mi? Binlerce hasta değerlendirildiği zaman bunun ölümcül olabileceği ortaya çıkmışsa doktorunuzun size sezeryan önermesi yanlış mıdır?
              Hepsini geçtim, işte en basit örnek yukarıda allerjisi olan hastanın neyi olduğunu bilmeden ona öneride bulunuyorsunuz, bilmediğiniz şeyi biliyormuş gibi yapmak yalan değil midir, bu insanlara zarar vermek değil midir? Vicdani sorumluluğunu geçtim, bunun dini sorumluluğu da olduğunu hatırlatırım.

              • Esas said

                Gökhan Bey, burada pazarlanan hiçbirşey göremiyorum ben… Ayrıca kimse insanları burada yazanlara inanması için zorlamıyor, siz inanmıyorsanız burada ne işiniz var? İnsanları mı kurtarmaya çalışıyorsunuz???

                • Gokhan said

                  Nasıl görmüyorsunuz?? Katkısız ürünler adı altında ürün pazarlanmıyor mu?

                  Benim anlayışıma göre bilen kişi bilmeyenden sorumludur. Bu ve benzeri siteler insanların sağlığına bilerek veya bilmeyerek zarar veriyor. Örneklerini yukarıda yazdım, tekrar söylüyorum; bu sitede yazılanların önemli kısmı yanlıştır! Bir kişi burada yazılanlara inanıp örneğin çocuğuna aşı yaptırmaz ve o çocuk hastalanırsa vebali boynunuzadır! Uyarmak da benim borcumdur.

                  Yukarıdaki örnek yeterince açık değil mi? Allerjisi olan kişiye yanlış bilgi verilmiş. Bu nasıl olur diyeceğinize, bana “niye karışıyorsun?” diyorsunuz, bravo.

              • Umida said

                Gökhan bey,
                Aşılarla ilgili klişe hikayeleri burda anlatmayın bence. Yarım yamalak bilmekten daha kötü bir şey vardır ki o da hiç bilmeden sadece size yıllarca anlatılan ve beyninize çakılan bilgilere körü körüne inanmaktır. Sizinkisi maalesef o kategoriye giriyor. Aşılar değil zararlı öldürücüdür. Bunu artık nerdeyse bütün dünyada haykıran insanlar var. Öyle ufurukten teyyare şeklinde iddialarla değil, açık seçik ve modern tıbbın inkar edemediği ispatlarla dolu bir haykırış bu. Madem bu kadar bilgilisiniz neden bu konuda hiç bir fikir sahibi değilsiniz? Yıllarca tıp dünyasında anlatılan ve hiç bir şekilde geiştirilemeyen hikayedir bu “yok aşılar dünyadaki çocuk ölümlerini azaltmış da yok bilmem ne”. Ben bir anneyim, öyle size oradan göründüğü gibi cahil falan da değilim. 2 oğlum var ve üçüncüsü de yolda. Aşılı değiller ve olmayacaklar da. Ben bu kararı vermeden önce çok araştırdım, okudum, sorguladım. mantık süzgecimden geçirdim ve bugün görüyorum ki en doğru kararı vermişim. Moder Tıp dediğiniz canavar şu anda sadece para üzerine çalışan bir makinadan başka bir şey değildir. Siz erkek olduğunuz için belkide “doğal doğum hikayeleri” bölümünde okuduğunuz olayların ne kadar trajik olduğunun farkında değilsiniz. Bir kadının normal doğum hakkı resmen gaspedilmekte, şiddet ve cebirle, korkutmayla, bunun neresi ULVİ TIP? sorarım size. Şu anda çocuklarımızda görülen hiperaktıvıte, dikkat eksikliği sendromu, alerjiler, ani bebek ölmü sendromları, otoimmün hastalıklar, autizm, zeka gerilikleri ve nice diğer hastalıkların sebebi aşılardır. Bunu öğrenmek ve araştırmak çok kolay. Google’a girin ve vaccines yazın, işte bu kadar. Bilgi çağında yaşıyoruz, artık hiç bir şey gizli değil. Yeterki birkaç yabancı dil bilin. Ne yazıkki türkçede kaynak hiç yok ama inglizcede lebiderya. Bu arada aşılarla ilgili “bizim iddialarımızı” bir araştırın ve değerli tıp doktorlarına sorun bakalım ne diyecekler? Benim çevremede bir çok doktor var ve sizi temin ederim bu konu ile ilgili hiç bir fikirleri yok. Bu bloga gelince, hakaret etmeniz yersiz, burada kendi tecrübelerini paylaşan bir hanımefendi var. Her inançlı ve vicdanlı insan gördüğü gerçekleri çevresi ile paylaştıkça vicdanlıdır. Kendisini takdir ediyor sevgiyle selamlıyorum. Size de araştırma ve geliştirme dolu günler dilerim
                Saygılarımla

                • halisane fikirlerimi algılamış olmanızdan dolayı çok sağolun.annelik sadece evladına değil tüm evlatlara,neslimize annelik yapmaktır.
                  yorumunuz için çok teşekkür ederim.

                • Gokhan said

                  Umida Hanım,
                  Bilgiye ulaşmak artık çok kolay ama artık sadece bilen değil herkes konuşuyor, bilgi kirliliği tehlikeli bir durum, her şey hakkında her şey yazıyor internette. Onun için google’a vaccines yazınca karşınıza çıkan bilgilerin hakikat mi, yoksa yanlış mı olduğunu belirlerken bazı o konuyu geçmişiyle günceliyle, moleküler düzeyde mekanizmasıyla etraflıca bilmek, tecrübeyle bilgiyi geliştirmek, tüm bu donanımla doğruyu yanlışı söylemek gerekir. Bunu yapabilmek bir insanın ömrünü alıyor, bu donanıma sahip kişilerin söylediklerini kestirip atmadan bence ciddi ciddi değerlendirmek gerekir. Modern tıp para üzerine çalışan bir makine değildir, tıbbı geliştiren ve uygulayanlar birilerinin çocukları birilerinin anne babalarıdır, sizin gösterdiğiniz hassasiyetleri en az sizin kadar taşımaktadırlar, farkında olmadığınız belki ilerde karşınıza yeni bir moda olarak çıkarılacak birçok hassasiyeti de taşımakta bunun üzerine kafa yormaktadırlar. Üniversiteden itibaren bunlarla yaşarlar, hayatları bunlarla geçer. Bahsettiğiniz “hiperaktıvıte, dikkat eksikliği sendromu, alerjiler, ani bebek ölmü sendromları, otoimmün hastalıklar, autizm, zeka gerilikleri” gibi örnekler de bilim adamlarının ortaya koyduğu hastalıklardır. Ben bir hekimim, normalde bir insan hayatında birkaç kere ölümle karşı karşıya gelir değil mi, ben her gün son nefesini vermekte olan insanlarla beraberim. Emin olun insanlar için neyin daha faydalı, neyin daha zararlı olduğuna sizden daha çok kafa yoruyorum ve hergün hastanelerde para makinesi sandığınız modern tıp mucizeler yaratıyor.

                  Tıbbın nasıl işlediğini size anlatmaya çalışayım. Diyelim ki siz doktorsunuz ve daha önce sezeryan geçirmiş gebe bir hanım doğum yapmak üzere başvurdu. Bu durumda nasıl doğum yapılması gerektiğini doktor olarak keyfen verebileceğiniz bir karar değildir. Dünyanın dört bir yerinden benzer durumdaki binlerce kişinin normal doğum veya sezeryan ile doğum yaptıkları zaman hangisinin anne ve bebek için daha güvenli olduğu kaydedilmiş ve bu bilimsel dergilerde yayımlanmıştır. Bu elbette ki bilim geliştikçe değişebilir bilimin güzel yanı da budur. Şimdi siz sorumlu olsanız ve mevcut bilgiler daha önce sezeryan geçirmiş birinde normal doğum yapılması halinde rahim yırtılması riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koyuyorsa size başvuran gebeye ne yaparsınız? Burada artmış bir risk söz konusudur, kesin olacak diye bir şey yok, ama siz hastanızı bu riske atar mısınız? Burada trajik bir durum var mı? Bu normal doğum hakkının gasp edilmesi mi? Normal doğum yapıp rahminde yırtılma olup bebeğini kaybeden, kendisi ölüm tehlikesi atlatan bir hanımefendi de bir site açabilir, bunların hangisi doğru peki?

                  • peki gökhan bey ilaç vermek haricinde ne nasıl yenilirde alerji olmaz diye anlatıyor,sigara tüttüren doktorları uyarıyormusunuz..uyduruk bir mail sayfasıyla iddialarda bulunuyorsunuz.
                    soruyorum size madem bizi düşünüyorsunuz o halde neden ameliyata girerken ölsede sorumluluk bana aittir kağıdı imzalatıyorsunuz…umida hanım birkaç gün önce doğum yaptı, müdahaleli bir doğumdan kurtuldu.anne olmanın bile önüne setler çekenler ister modern ister gerici olsun birgün ayaklarını hizaya almak zorundalar..ilaç denilen şey yemek gibi kişiye özel dozlarda ve tazecik hazırlaanmadığı sürece çırpınışlarınız havada kalacaktır……..

                  • Umida said

                    Gökhan bey, öncelikle cevabınız için teşekkür ederim.
                    Benim bahsettiğim bilgiler sıradan internetten bulunmuş bilgiler değil. Aynı sizin gibi ömrünü insan sağlığı için en iyiyi bulmaya çalışan ve zaman ayıran hekimlerin yazdıkalrıdır. Allaha şükür bugün 3 çocuk annesiyim ve emin olun ki herhangi “google” haberi ile çocuklarımı aşılatmamak gibi ciddi karara varmazdım. Ölümle burun burana olduğunuzu tahmin ediyorum çünkü benim annem de hekim ve onun yaşantısından tüm bunlara şahit oldum. Aynı zamanda konuları Moleküler düzeyde de araştırma ve öğrenme şansım oldu çünkü annem hem tıp hem de mikrobiyoloji uzmanı. Ne yazıkki bir gerçek var o da her hekim sizin gibi iyi niyetli olmadığıdır. Bunun bir çok örneğini bizzat kendi gözlerimle gördüm ve bizzat yaşadım. Küçük oğlum daha 10 günlük, ilk doğumumu Amerikan Hastahanesinde, ikinci ve üçüncü doğumumu ise Alman hastahanesinde yaptım. Her üçünde de normal ve istediğim gibi doğurabilmek için sistemle ciddi mücadeleye girmek zorunda kaldım. Size son yaşadığım küçük bir örnek vermek istiyorum.
                    Hekim olarak siz de biliyorsunuzdur yeni doğan her bebeğe otomatik olarak Hepatit B ve K-Vit yapılır. Büyük ve ortanca oğluma Hep-B yaptırmadım ancak K-Vİt’i “VİTAMİN” adı altında olduğundan hiç kötü bir şey çağırıştırmadı ve körükörüne yaptırdım. Ancak zaman içinde öğrendim ki K-Vit de anlatıldığı ve bize sunulduğu kadar masum değilmiş. Bu doğumumda eşimle kapsamlı bir araştırma yaptıktan sonra K-Vit yaptırmamaya karar verdik. Hastahanede bulunan ne çocuk doktoru ne de hemşireler K-Vit veya Hep-B ile ilgili en ufak bilgileri yok. Onlara öğretilen ve ezberletilen klişe “çok önemli, hastalıklar çok tehlikeli, bebeğiniz risk altında” v.s gibi cümleler dışında değişik bilgilendirici hiç bir bilgi alamıyorsunuz. Gelin görün ki bizim milletimizde ne merak ne de sorgulama yeteneği yoktur.

                    Bu hem K-Vİt hem de aşı üreticisi olan Merck’ten alınmış bir bilgidir. Aşşağıda yazacaklarımın hiç biri benim veya “google” in uydurması değil bizzat ilacın üreticisi tarafından söylenenlerdir.

                    İçerik: Phytondione 2 or 10mgs, polyoxyethylated fatty acid 70mgs, dextrose, benzyl alcohol (koruyucu olarak kullanılan Benzyl alcohol yeni doğan bebeklerde toksik olabilmekte. Bu üreticinin notu!!) and water.
                    Roche gibi bazı markalar ise daha farklı içeriğe sahip mesela Roche’nin ürünlerinde hydrochloric acid bulunuyor.
                    Hospira Inc’s ürününde ise alüminium var.

                    Yan etkiler: Kas veya damara yapılan uygulama sonucunda ölüm meydana gelebilir, bölgede kızarıklık, başdönmesi, çarpıntı veya yavaşlamış nabız, aşırı terleme, hipotansiyon, nefes darlığı, siyanoz, ağrı, İğnenin yapıldığı bölgede şişme, allerjik tepki, ciltte uzun süre kalan lezyon şeklinde sklerdermi. K-Vit uygulamasının hemen ardından yenidoğanlarda hiperbilirübinemi (Kanda bilirubin düzeyinin aşırı artması yani sarılık).
                    Bu ilaç kanserojenik olup olmadığı test edilmemiştir, aynı şekilde mutasyona uğrayıp uğramıyacağı veya doğurganlığı düşürüp düşürmediği konusunda da test edilmemiştir. Aynı şekilde Fetüse zarar verip vermediği ve ya insan sütü ile geçip geçmediği bilinmemektedir.

                    Kontrendikasyon (İlacın kullanılmaması gereken durumlar)

                    İlacın içeriğinde bulunan maddelerin herhangi birine Heperduyarlılık. (Sorarım size, yeni doğmuş küçücük bebeğin nelere hiperduyarlılık gösterip göstermiyeceğini kim söyleyebilir bana??)
                    İlginç olan bir şey var ki o da şu, K-Vit intramuscular bir şekilde yapılıyor yani açıklamak gerekirse kasa enjekte ediliyor. Halbuki ilaç üreticisi Merck bunun tehlikeli olduğunun altını ciziyor.

                    Şimdi Gökhan bey ben burda uzun uzun anlatabileceğim çoookkkk şey var ama kısa kesmek istiyorum. Sizce, benim yeni doğurmuş bir anne olarak bebeğime yapılacak olan K-Vitaminini yukarıda belirttiğim hususları ile ilgili bilgilendirilmem gerekmez mi? Bir hekim olararak sorarım size, çocuk doktoru olarak dolaşan o insanların bana bunu söylemeleri, risklerinden bahsetmeleri gerekmez mi? K-Vitamininin binde bir yararı ile ilgili uzun uzun vaaz veren bu insanlar yan etkileri ile ilgili neden bir ağız söz söylemiyorlar, üstelik söylemedikleri yetmiyormuş gibi bir de “hiç bir zararı yok” diyebiliyorlar. Yararı olduğu oranda zararı da olan bir olayı sadece tek taraflı anlatmak kandırmacanın alası değil mi?

                    Gelelim yan etkilerin ne kadar gerçekçi olduğuna. İlk iki oğlum da ağır sarılık geçirdi. K-Vit sonucunda karaciğerlerine binen ağır yük onlara nasıl zarar verdi henüz bilemiyorum. Hastahanelerin tıkır tıkır işleyen ticarethane olduklarına gelince, ilk oğlum K-Vit sonucunda ağır sarılık geçirince karşımıza bir cocuk doktoru dikilerek uzun uzun bize bunun ne kadar tehlikeli bir durum olduğunu ve olayın kan değişimine kadar gidebileceğini anlattı. Çocuğun fototerapiye yatırılması gerektiği konusunda çok ısrar etti. Oğlum o zaman daha iki günlüktü, yapılan testte bilirubin seviyesi ne kadardı hatırlamıyorum ama doğum doktorum olan Selçuk Erez “böyle bir şey yok seviye gayet normal sakın yatırmayın” demiş ve bizi rahatlatmıştı. Biz o gün Amerikan Hastahanesi doktoru olan bu hanımefendiye “peki yarın bir daha yapsak testi, sizce bilirubin seviyesi düşer mi?” diye sorduğumuzda, cevabı ” kesinlikle hayır, ancak yükselir ve bu çok tehlikelidir” dedi ve bizi korkular içerisinde bırakıp gitti. Eşim ve ben sağduyumuzu dinledik, fototerapi istemediğimize dair bir sürü kağıt imzaladıktan sonra ertesi gün tekrar bir test yapılmasını talep ettik. Blin bakalım ne oldu? Bilirubin seviyesi düşmüştü. Peki doktor ne dedi?? ” Şaşırdım, hiç beklemiyordum”. Sizce böyle bir hekime çocuk emanet edilir mi? O hastahanede doğuran bir çok bebek haftalarca fototerapi gördü, bu çocuklar bizzat benim tanıdıklarımın bebekleri. Amerikan hastahanesinin kazancı ne kadardır bundan? Dmişsiniz ki “Bahsettiğiniz “hiperaktıvıte, dikkat eksikliği sendromu, alerjiler, ani bebek ölmü sendromları, otoimmün hastalıklar, autizm, zeka gerilikleri” gibi örnekler de bilim adamlarının ortaya koyduğu hastalıklardır”, tabiki bilim adamları ortaya koyacak bu hastalıkları, kendilerinin yarattığı hastalıklardır bunlar. Modern Tıp Semptomatik tedavi yaptığı sürece değil insanları kurtarmak sadece onları hasta ederek onların uzun ve eziyetli süren hastalıklarından para kazanan makina olmaktan öteye gidemez.
                    Sizin mesleğini yapmaya çalışan iyi niyetli bir hekim olduğunuzdan şüphem yok ama ne yazıkki sizin dışınızda ve sizin üstünüzde oynanan ve gelişen çok kirli ve pis oyunlar var. Bunların hiç biri komplo teorisi değil Gökhan bey. Benim en büyük arzum Hekimlerimizin biraz daha açık görüşlü olmaları ve biraz daha araştırmaya (hoşlarına gitmeze de, saçma bulsalar da) yönelmeleridir. Tıp fakültelerinde öğrenilen ile, seminer ve eğtimlerde yine onlara hap olarak verilen bilgilerle değil bizzat kendilerinin kendi vicdanlarıyla bazı şeyleri öğrenmeye çalışmalarını dileridim. Biraz mantık, biraz at gözlüklerinden sıyrılma biraz da zaman…
                    Saygılarımla
                    U.D

                    • Gokhan said

                      Umida hanım, cevabınız için teşekkür ederim, kesinlikle dikkate alınması gereken şeyler yazmışsınız, kendi adıma faydalandım. Birkaç noktayı yanlış algıladığınızı düşünüyorum.

                      Modern tıbbın bir çok hastalıkta sadece semptomatik tedavi yaptığı kesinlikle doğru, Ama mesela bir mühendise gidip bundan yüz sene sonra yapılabilecek olan bir bilgisayarı veya binayı yapmasını istemezsiniz değil mi? Ama doktora gidince haklı olarak tek beklentimiz iyileşmek, ama bu tedavi belki yüz sene sonra mümkün olacak. Tıbbın size şu ot şu taş iyi gelir diye uydurma şansı yok. Hastalığı tamamen düzeltemiyorsak semptomatik tedavisini yapmak zorundayız. Örneğin bir şeker hastasına verilen insulin semptomatik bir tedavidir, hastalığı düzeltmez, ama hastanın hayatını kurtarır, semptomatik diye vermeyecek değiliz.

                      Tıbbi kararların ilaç endüstrisince verildiğini düşünüyorsunuz, bence bu kadar kısa kestirip atmayın. Sıklıkla piyasadan çekilen ilaç haberlerini duyuyorsunuz değil mi, bir ilacın piyasadan çekilmesi o firma için milyar dolar düzeyinde bir kayıptır, ama güvenli bulunmazsa elbette gözünün yaşına bakılmaz. Ama ben kullandığı bitkisel ilaçlar nedeniyle karaciğer yetmezliğine girip ölen hasta gördüm, kendine lavman yapmaya çalışırken barsağını deleni gördüm, hiç bir bitkisel tedavicinin “bu tedaviyi kaldırıyoruz” dediğini duymadım.
                      Bahsettiğiniz k-vit ilacı çok ucuz bir ilaçtır, emin olun kimse ondan kazanacağı para için size o ilacı önermez, veriliş amacı bildiğiniz gibi bebeklerin barsağında K vitamini üreten bakterilerin olmamasıdır, K vitamini eksikliğinde beyin kanaması riski olabilir, toplum sağlığı açısından koruyucu bir önlemdir. Ama haklısınız, doktorlar rutin uygulamalar üzerinde sizin kadar durmuyorlar, bunun nedeni bence açık görüşlü olmamaları değil, önceliklerinin farklı olması, ciddi anlamda hastalığı olan, hayati tehlikesi olan bir çocuklar üzerinde, onların tedavisinin nasıl olması gerektiği konusunda daha çok duruyorlar, haklısınız bu konularda ailelere daha çok bilgi verilmeli, keşke herkes sizin gibi ilgili olsa da kararlar beraber verilebilse.

                      Sayın helalderman size ne diyeceğimi bilemiyorum, ameliyattan önce imzalatılan belge hastanın bilgilendirildiğini resmi hale getirmek içindir, gereklidir. Ameliyattan önce hastanın bilgilendirildiğini garanti altına alarak hastayı korur, ya da ameliyattan sonra hasta “bana bilgi verilmedi” derse cerrah aksini nasıl kanıtlayabilir, bakanlık tarafından zorunlu kılınmıştır, imzalatılmaması suçtur, bu dünyanın hemen her yerinde yapılan uygulamadır. Herhangi bir yanlış uygulama varsa şikayetçi olma hakkınız her zaman vardır. Bankadan para çekerken bile imza atıyoruz değil mi, ameliyat olurken atmamızı garip bulmanız bana komik/art niyetli geliyor.
                      Bu son yorumumdu, saygılar

  6. ayşe hilal said

    selamün aleyküm acaba ben de guatr hastalıgı var acaba ben sülük aldım acaba nasl uygulanabilecegini bilmiyorum acaba bogaz hastalıklarına iyi gelirmi gelirde boğazın neresine koymam gerektigini bilmiyorum acaba bana bir yol gösterirmisiniz acaba ve kaç seans yapılmasını gerektigini yada nasıl ara seans yapılacagını bana yazarmısınız acaba sitenizde tiroit hastalıgını tedavi ediyor yazıyor ama bogaza koyulması yasak oldugunu yazıyor acaba lütfen bana bilgi verirmisiniz acaba lütfen çok acil cevabınızı bekliyorum

    • ayşe hanım yere sırt üstü yatıp birinin sizin boynunuza sülüğü koyması gerekir.3-7 gün arayla sülük kullanabilirsiniz.boynun ön değil sırt tarafına sülük konulmamalı…ayrıca yediklerinizide düzeltmeniz gerekir.gece geç yemek ve ters yemekler yemekte guatr sebeblerindendir.2-3 adet sülük başlangıçta yeterlidir.eğer nodüller varsa sülük düştükten sonra kupa kapatırsanız nodüllerde dışarı çıkar..

  7. Erdoğan said

    Selamünaleyküm,
    Benim bir sorum olacak.Bende saç,kaş,kirpik dökülmesi var.Doktora gittim stres dedi. Testler normal çıktı. Bu rahatsızlık için bitkilerle bir tedavi yapılabilir mi? Teşekkürler

    • erdoğan bey nedeniz stres vs olabilir ama emin olun kaşınızla saçınızla uğraşmanız size fayda vermez, bu belli dönemlerde olabiliyor fakat sebebi emin olun iç organlardan kaynaklanır.sabah akşam aç karnına hakiki yağ içmenizi tavsiye ederim 2 kaşık kadar,doğal olanı emin olun içebilirsiniz.bu arada saçınıza kirpik ve kaşlarınızada dışardan hakiki yağı sürmeniz faydalı olur.

  8. ayşe said

    zeynep hanım daa öncede yazdım ama yayınlanmadı. saçım sabunla keçe gibi oluyo. yumuşak olmasını istiyorum . doğal şeyleri denedim ama yine keçe gibi. piyasadki şampuanları mecbur kullanıcam ama kötünün iisi hangisidir sizce?şu aktarlarda satılan doğal denen şampuanlarda kimyasal var biliyorum ama başka çarem yok. meslek icabı saçlarım önemli. yardımcı olursanız çook sevinirim. Allah razı olsun…

    • zeytinyağlı sabun kullanırsanız bu sorunlarınız ortadan kalkar ayrıca hakiki yağla arada köklerini ovmanızda iyi gelir.market ürünlerinden hiçbirini kullanamdığım gibi sizede öneride bulunamam ve kullanmanızıda önermem

  9. cihan dönmez said

    baş dönmesi için neler yapabilirim. Ayrıca kafamda elektriklenmeler oluyor. Ne yapabilirm

    • hacamat yaptırmanız sizin için iyi olur eğer bulamazsanız sülük tedaviside olabilir.bahar zamanlarında başdönmesi,burun akıntısı hapşırma normal görülen belirtilerdir ve vücut temizliğinin doğal sonucudur.

  10. ayşe said

    bişey sormak istiyorum size,lazer epilasyon dağlama mı oluyor acaba? yaptırmak sakıncalı mıdır?

    • vücut artıkları ve toksinleri deri ve tüyler-ter yoluylada dışarı atmaktadır .mümkünse lütfen dokunmayın allahın yarattığı düzene.zaten katkılı gıdalardan bedenimiz zorlanıyor, biraz daha zorlaştırıp kensere giden yolda ilerlemek niye…

  11. nurcan gökmen said

    merhabalar bana acil yardım lütfen… kızlarım bitlendi ve gazyağı yap dediler yaptım fakat tüm banyo aksesuar kumaşlara ve kıyafetlerimizede döküldü……… makinaya atıp yıkadım fakat çamaşır makinam berbat gazyağ kokuyo geçmiyoda nasıl kurtulurum …

    • karbonat deneyin hem yağ lekelerinde hemde kötü kokularla başetmede birebirdir.çamaşır makinasının deterjan gözüne tek başına koyabilirsizde,köpürme yapmaz.

  12. asım yiğit said

    merhabalar 2 yıldır annem rahatsızdı rahatsızlığı çok ilerledi tam teşhis koyamadılar en son gittigimiz doktor (1 ay önce) anneme Skleroderma romatizma teşhisi koydu ve bu hastalığın bir tedavisin olmadığını söyledi 1, 2 hap ve haftada 1 iğne verdi. Annem hareket edemiyor bütün vuducu tutuluyor eller ve ayaklar şişiyor yürüyemiyor yatalak yarı felçli gibi bir durumda acaba sizlerin önereceği herhangi bir tavsiyeniz var mı diye sizlere danışmak istedim allah kolaylık versin…

    • ilaçlar çare üretmezler sadece hastalığı öteleyerek satışı öncelerler.
      isterseniz bunun için gitmeniz gereken yerleri önerebilirim fakat bunun düzenli bir yaşamla ve alternatif tıpla düzeleceğinize inanmanız gerekli

      • Asım Yiğit said

        Merhabalar cevabınız için teşekkür ederim evet ben de alternatif tıpla tedavi yöntemlerini acaba tavsiye edebilir misiniz diye sizlere danışmak istemiştim kalbimden geçenlerin yazmışınız Allah ömrünüzü artırsın tavsiye ve önerilerinizi bekliyorum teşekkürler.

    • sülük kullanabilirsiniz felçli olan kısımlarda.ama illede doğal tuz kullanın alzemier ve ödemin tek çaresi bu..

  13. ehlisünnet said

    selamünaleyküm.Allah c.c,elinizi taşın altına koyup bunca müslümanın uyanmasına vesile olduğunuz için sizden,sizi yetiştiren ana babalardan razı olsun.
    size bacaklarımdaki lekeler,yaralar hakkında bir sorum olacak.yaklaşık bir iki sene önce bacakklarımda henüz kendiliğinden çıkmamış tüyleri sıkarak çıkarmaya başladım.zamanla bu yerler zarar gördü,alttan gelen tüyleri kendim çıkarmaya devam ettim.zamanla kırmızı tabaka oluştu.bu yüzden alttan gelen yeni tüy çıkamamaya başladı ve yine kendim çıkartmaya mecbur kaldım.bu lekeler,yaralar başta azken bir iki sene içinde iki alt bacağımı da sardı.şu anda biri görse elimle bu hale getirdiğime inandıramam çünkü lekeler,yaralar çok çok fazla,tüm bacaklarımı kaplamış durumda.çıkartmadığım zaman üzeri yara olduğu için tüyler deri altında dolanıp birikiyor,çıkardığım zaman daha da yara oluyor ne yapmalıyım bilmiyorum.kantaron yağını kısa bir süre kullandım ancak belki de düzenli kullanmadığım içindir bilmiyorum kesin bir sonuç alamadım.ağrı kesici bile içen biri değilim doktora gidip ilaç tedavisi görmek istemiyorum.bir anlamda tek ümidim sizsiniz biiznillah bu leke,yaraların geçmesi için ne yapabiliriz?

    • muhtemelen iğneyle çıkardınız ve tüy köklerinden mikrop aldı keşke bunun yerine sert liflerle ovsaydınız.artık bedeninize dokunmayın bedeniniz kendisini yenileyeccektir.aslında yapmanız gerekn onu kendi haline bırakmak.hakikiyağla yapılan kantaron yağını yada hakiki yağı sürseydiniz yine de işe yarardı. eski yaralar için bir kür önereyim size umarım bu yaraların izi kalmadan geçer..
      bir acı soğanı rendeleyin içine aynı miktarda hakiki bal koyun karıştırınca eriyor zaten bunu yaralı bölgelere ovarak sürün biraz kokar ama 3-4 saat sonra yıkamanızı öneririm..benden 6 ayda bir kendini yeniler ona yardımcı olursanız hemen toparlanır.busürede bu tüyleri almazsanız zaten sorun oluşmaya devam etmeyecektir.

      • ehlisünnet said

        Allah razı olsun.tüyleri almazsanız demişsiniz iğne ile çıkartıp almayın mı demek istediniz yoksa 6 ay boyunca ağda,makine,jilet bunlardan hiç biri ile almayın mı,tam anlayamadım.
        kantaron yağını aktardan almıştım,hakiki midir bilemiyorum.
        söylediğiniz kürü uygulayacağım inşallah,çok teşekkür ederim.
        bunun yanı sıra benim yaralarım çok zor iyileşiyor,bir yerimi çarpsam,kessem aylarca geçmez,izi kalır.bunun sebebi ne olabilir?aynı şekilde yüzümde de dikkatli bakıldığında fark edilen izler var.sivilce izlerinin yanı sıra ufak bir dokunmayla bile oluşmuş ve geçmeyen çizikler,çukurlar.söylediğiniz kürü yüzüm için uygulamamda bir sakınca var mıdır?
        son olarak da neredeyse ergenlik çağına gelmiş bir erkek çocuğunun gece idrar kaçırma problemi için ne yapmak gerekir.çeşitli ilaç,alarm tedavileri uygulandı ancak hiç birinden netice alınamadı,tek değişen kullanılan ilaçlardan sonra açılan iştah ve bir anda alınan aşırı kilolar oldu.

        • hiçbir şekilde almayın.ergenlikte bu sorun varsa kaygılı bir çocuğunuz olabilir eze eze çocuk yetriştirme metodundan uzak durmak gerek.adem güneş araştırın pedagog. kaygılı uyuyan çocuklar kendilerini kasarlaar uyuduktan 1 saat kadar sonra gevşer ve alt ıslatma olur.gece 1 saat sonra uyandırarak tuvalete götürülmeli-yumuşak davranılmalıdır,bağırıp çağırmak deliliğe sebeb olabilir

  14. sarıkız said

    Daha önce de yine bebeğimin büyüklüğünün sıkıntısı ile ilgili soru sormuştum. Şimdi aynı dert ile alakalı başka bir soru sormak istiyorum mümkünse. Bebeğim 40. haftasını doldurursa 4558 kiloyu da aşabileceğini söyledi doktor. Şu an 35. haftadayım. Bana 36. haftada gelmemi ve doğal doğumu çok istediğim için doğumu erkene almanın(yani sancılarımı başlatmanın(suni sancı değil)) hilelerini anlatacağını söyledi. Şimdi sorum şu:
    Doğum sancılarını bir şekilde erken başlatabilirsek bunun bebeğe zararı olur mu? Zira beklersek doğum kanalından geçemeyecek bir bebekle karşılaşmamız çok muhtemel. Ayrıca bazı yerlerden defne tohumu gb bitkisel takviyelerin bu işe yaradığını duymuştum. Eğer bu önerilebiliyorsa o halde doktorumun bana teklif ettiiği de çok sakıncalı bir durum olmasa gerek diye düşünüyorum.Bir de önereceği şeylerin, eğer rahme sürülen jel vs olursa , doğal olmayışından endişe etmeli miyim bunu bir bilene sormak istiyorum mümkünse. Fikirlerinize çok değer veriyorum. Kolay gelsin.

    • hanımefendi birde hiçbirşey belirtmeden başka bir doktora gidin.nasıl bir doktorki bu çocuğu erken almak istiyor velevki çocuk kilolu olsa daha kolay olur doğumunuz neye dayanarak hile falan anlatıyor size.size tavsiyem bunu dert edinmeden bir doktora daha gidin.ayırca koca kafalı geçmez bu çocuk dedikleri çocuklar küçücük kafayla doğuyor.banada doktorum daha 6 aylıkken bu bebek 3 kilo bile doğmaz demişti bebeğim 4 kilo doğdu.bunlar müneccimlik yapıyor çünkü makinalarında yanılma payı vardır ve makinalarla çocuğunuzu içerde rahatsız etmek yerine bırakın bebeğiniz stressiz şekilde bir süreç yaşasın.bebeğiniz anne karnında kaldığı sürece organları tam anlamıyla gelişir.damara-çocuk sayfasında doğum hikayelerini okursanız bedenine güvcenen annelerin nasıl bir doğumla huzurlu bir şekilde bebek doğurduklarını göreceksiniz pozitif hikayeler okuyun ve kasaplardan uzak durun.nerede oturuyorsunuz?

  15. sarıkız said

    Ha bir de yeni doğan sünneti hakkında fikirleriniz nedir?

  16. Umida said

    Sevgili Sarıkız,

    Öncelikle size kolaylıkla ve huzurla bebeğinize kavuşmanızı dilerim. Ultrason ile tespit edilen kilo tahminleri herzaman kesin değildir, hatta çoğu zaman farklı sonuçlar çıkar. Benim üç çocuğumun da kilo tahmini tutmamıştır. Bence de size tavsiye edildiği gibi bir başka doktordan görüş isteyin. Kesinlikle doğumu erken başlatmayın. Yeni doğan sünneti konusunda ise benim fikrim çok iyi bir karar olduğu yönündedir. İlk iki oğlum doğumunun 3 gününde yeni doğan bebeğim ise yarın yani 13 gününde sünnet olacak inşallah. Yeni doğan bebekler sünneti çok kolay atlatıyor, ayrıca çok çabuk iyileşiyorlar.
    Allah kolaylık versin

    • sarıkız said

      Doğrusunu söylemek gerekirse “çok fazla doktora danıştım” ve “hepsinden” aynı cevabı aldım. Üstelik doğalcı olmayan doktorları gözümü krıpmadan eledim(çok çok methedilmelerine rağmen). Gerçek tıp inancıma uymayanları hiç tereddüt etmeden eledim gitti.

      Bu doktorum hakkında da çok yakın çevremden çok fazla normal doğum hikayesi duydum.Hatta çok uzaktan gelenler var sırf bu doktor için.Kafamdaki sorulara beklediğim cevaplar da aldım. Bu yüzden güvendim kendisine.

      Hakan Çoker bey ile de küçük bir mailleşmemiz oldu. Kendisini bu sitede bana biri tavsiye etmeden önce de araştırıp bulmuştum(8 haftalık hamile iken). Ta hamileliğimin başından beri evde suda doğum yaptıran arıyordum. Pek çok kişi ile de bu konuda gericilik mevzusunda tartışmaya girdim bile. Ama kendisinin evde doğumu devletin desteklememesinden dolayı doğumu hastanede gerçekleştirmeyi uygun bulması ve fiyat olarak da benim boyumu çok fazla aşacak bir fiyat vermesi sebebi ile başka tercihlere yönlendim. Ve dediğim gibi son doktorumu artık Allah’ın bir lutfu olarak değerlendiriyorum bu bakımdan.

      Bu koca kafalı geçmez denilip de gerçekten küçük çıkan çocuklar için birşey diyemem ama bu hanımefendi her ay en son çıkan aletleri alıyor muayenehanesine.Hatta tam bir bilgisayar tutkunu diyebiliriz. Ölçümlerine güveniyorum bu yüzden. Üstelik kendisi de negatif şeyler söylemiyor aslında. “Senin deboyun var, sen deküçük sayılmazsın,inşallah bu çocuk çıkacak senden”vs. diyor. Ama işte tüm bunlara rağmen bunu tavsiye etmiş olmasını bir de size sormak istedim.

      Son aylarda bol hurma yemenin, defne tohumu kürünü kullanmanın sakıncası görülmüyor da acaba doktorumun bu tavsiyesi neden böyle görülüyor?(yanlış anlamayın maksat eleştiri değil, farkı merak ediyorum)

      Helal derman nerede oturduğumu sormuş. İstanbul’dayım.

  17. sarıkız said

    Bir de yenidoğan sünneti hakkında doğru çevrelerden ben de çok olumlu dönütler aldım. Düşünüyorum. Saygılar.

  18. Suzy said

    lutfen bana hepotit b hastasi icin ne yapmami soyleyin, onceden tesekkurler. sizin siteni okuduktan sonra . haplari durdurduk.

    • hepatit hastalıkları karaciğere ait hastalıklardır.karaciğer temizliği yaptığınızdakaraciğer temizlendiğinde hepatit biter ve kurtulursunuz.

  19. nagihan said

    istanbulda normal doğum yapan bir ebe var dediniz.nerde bu hanım söylerseniz çok sevinirim.

  20. fikret said

    7 yaşında bir kızım var. 1 yaşında iken otoimmun hepatit tanısı konuldu. 3 sene kortizon kullandı. Geçmedi. 4. sene bıraktırdım. Ot tedavisi (çörek otu) ile 10 ay herşey yolunda gitti. Sonra ne oldu da bilmiyorum. Bir gün tahlil yapalım dedik karaciğer değerlerinin yükselmiş olduğunu gördük. Ne yapabilirim.

  21. nagihan said

    ben nagihan özelden mail attım ama okuyamadınız mı acaba.ebe hemşire ile ilgili sormuştum.bir de hamileliğin başından beri çok üşüyorum.aşırı üşüyorum hem de.önereceğiniz bir şey var mı.şimdiden teşekkürler

  22. ehlisünnet said

    s.a
    doğum ve bebek hakkında bir kaç sorum olacak.
    ultrasonun bebeğe zararı var mıdır?bir kaç yazınızda ultrasona
    girdiğiniz yönünde cümleler vardı.ultrasonun anneye/bebeğe
    zararı var mıdır?
    hamilelikte bir çok aşı,tahlil,test yaptırılıyor.bunlardan hangileri
    yaptırılmalı,hangileri zararsız?
    her doğumda kesi yapılmalı mıdır?şahsen anlayamıyorum,misal kötü bir
    örnek olmakla beraber okuduğumuz haberlerde görüyoruz ailesinden
    habersiz bebek sahibi olan kızlar banyoda kimsenin yardımı olmadan
    dolayısıyla kesik de olmadan doğum yapıyorlar ama hastanede,
    doktorların gözetiminde kimse kesiksiz yapamıyor,neden?ilk doğumda
    bu müdahale şart mıdır?
    en sağlıklısı küvet içerisinde,ılık suda doğum mudur?
    emzik anneler için cankurtaran oluyor çoğu zaman.bunun bebeğe zararı
    var mıdır?ne kadarlıktan itibaren kullanılmalıdır?
    hakkınızı helal edin,çok soru sordum.selametle.

    • -ultrason bebeğin rahatsız olmasına neden olur,dikkat edin bebek ultrasyon görüntüleyici ilw bakıldığı anda bebek gözlerini kırpıştırıp kollarıyla gözlerini kapamaya çalışır.
      -ultrasyona girdim ilk bebekte ama ikincide 3 kez girdim ama bunu yaptığıma bile pişmanım.malesef özele gittiğiniz anda sizi hemen ultrasyona alıyorlar.
      -ben hiçbir testi yaptırmadım hatta aşı bile olmadım bunları doktorum şu gerekçelerle istemedi.
      tatanoza gerek yok çünkü hastane zaten steril ,test yaptırsan doğruluk oranı net değil zaten bunu makina ayarlar(!)aldıracakmısın dedi elbette hayır deyince hiç boşa uğraşma o zaman dedi.ayrıca bu testleri yaptıran bir bayan plesantasından iğneyle sürekli su alındığı için vefat etti.
      -kesinlikle epiyo yaptırmama hakkınız var ama şuda varki yukardan basılarak doğum yapan ve belden hafifte uyuşturulsa hissetmeme durumu ortaya çıktığından yırtılma olabiliyor.köy ebelerinin aleti zaytiinyağıdır.birçok ebe de sağlık bakanlığı bizi işten atar korkusuyla ev doğumu yaptırmaktan çekiniyor.
      -en güzeli nasıl hisediyorsanız öyle doğurmanızdır,kimisi ayakta rahatken kimisi çömelerek doğumu istiyorlar bunun iiçin bedeninize ve sezgilerinize sahip çıkmalısınız.
      -emziği soran bayanlara şunu soruyorum ağzınıza alın bir lastiği emin sürekli iğrenç bir tadı var bebeğiniz ağlıyorsa mutlaka sebebi vardır ve bu tarz metaryaller bebeğe sunularak bebeğin duygusal bağlanma denilen sürece girmesine sebeb olunuyor.çok isterseniz parmağınızı verin ama asla emzik vermeyin.bebeğinize doyun çünkü ayaklanması kadar evden ayrılmasıda çok kısa bir sürede olacak..
      zaman hızla akıyor.
      -asla kullanılmamalıdır.hatta bebeğin boşaltım yolundaki tutma kaslarını bozduğu için hazır bezi dahi önermiyoruz.

      • ehlisünnet said

        çok teşekkürler yanıtlarınız için,Allah razı olsun.
        peki biberon konusunu ne yapmalı?suyu,elde hazırlanan mamayı bardakla içemeyecek bebek bunları nasıl yiyip içmeli.neticede biberonun da ağzı lastik gibi.biberon da mı kullanılmayıp çocuk cam bardağa alıştırılmalı?
        hazır bez yerine yıkanabilen hazır bezleri önerir misiniz,neyi önerirsiniz?

  23. ehlisünnet said

    dört aylık bebek için beş doktor alınacak dedi.anneye bir zararı yokmuş ama bebek doğduğunda yaşamaz dediler.bir çok sorunu olduğu söylendi.beyninde kalbinde problem varmış ayrıca bütün uzun kemikleri kısaymış.doktorlardan biri en fazla iki sene yaşar demiş.çevremizde ultrasonda sakat görülüp sapasağlam doğan bir çok bebek var.bu durumda neler yapmalı,bu bebeğin Allah ın izniyle iyileşmesi için nasıl bir tedavi uygulanmalıdır?acil cevabınızı bekliyoruz,s.a.

    • VÜCUT SAĞLIKSIZ OLAN BEBEĞİ ATMAK İÇİN ZATEN ÇABALAR,AMA SAKAT DİYE ALINACAKSA BUNUN SAĞLAM BİR BEBEK SAKAT KALDIĞINDA ÖLDÜRÜLMESİNDEN HİÇBİR FARKI YOKTUR.
      MAKİNA HESAPLARININ HASTASINI GEÇELİM,BİR CANA KIYMA HAKKI ALLAHTAN BAŞKASINI KATİL ADDEDER.

      • ehlisünnet said

        fıkhen aldırmanın caiz olmadığını biliyoruz zaten aldırılmayacak.sorduğumuz bu durumda annenin bebeği için yapabileceği bir şey var mı?oruç vs.
        vücut atmaya çabalar demişsiniz,9 ay dolmadan düşük,erken doğum gerçekleşebilir mi demek istiyorsunuz?

        • EĞER BEBEK SAĞLIKSIZ VE TUTUNAMAYACAK KADAR ZAYIFSA BEDEN TAR ELBETTE AMA BEDENEN EKSİKLİĞİ OLMASI YADA OLMAMASI RAHME GÖRE BİR SORUNMUDUR ONU ANCAK BEBEĞİ KAPLAYAN RAHİM BİLİR AMA ANNE NE OLURSA OLSUN BEBEĞİNE SAYGI VE SEVGİSİNDEN VAZGEÇMESİN VE ÜZÜLMESİN.KOLAY BİR DURUM DEĞİL ELBETTE AMA ANNE KARNINDADA OLSA DOĞSADA BAŞINA BİŞEY GELECEK DİYE ANNELER HERDAİM KORKAR.KALBİNİ FERAH TUTSUN YORUMUNUZU OKUYAN HERKES SİZE DUA EDİYORDUR EMİN OLABİLİRSİNİZ.
          DUALARIMIZ SİZİNLE,ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN.

  24. zeynepzehra said

    Hayırlı günler 6 aylık bebeğim 3 haftadır yoğun bir şekilde öksürüyor. İlk hafta sağlık ocağına götürdüm doktor bir ilaç verdi fakat eczacı ilacın bebeğe ağır geleceğini onun yerine ıhlamur vermemi söyledi denileni yaptım fakat öksürük devam etti. 2. hafta imanlı vicdanlı bir doktora götürdük öksürük söktürücü bir ilaç verdi bu ilaç ilk kullanımda bebeğimin yüzünde kızarma ve şişmeye neden oldu hemen bıraktık bunun yerine başka bir ilaç verdi doktor 1 hafta boyunca kullandık ve hiç bir işe yaramadı ayrıca bebeğimin göğsünde ve dirseğinde kızarıklık ve dökülmeler oluştu bu hafta yine aynı doktora gittik 1. antibiyotik göz damlası, iki öksürük şurubu bir de egzama kremi verdi bunları kullanmazsam öksürüğün ilerleyeceğini söyledi ne yapmalıyım bilemiyorum lütfen yardım edin

  25. zeynepzehra said

    size bir de ek gıdaya ne zaman geçilmesi gerektiğini ve bebeğe ilk neler yedirebileceğimizi sormak istiyorum cevaplarınız için şimdiden çok teşekkür ederim

  26. Adnan ÇELİK said

    hayırlı günler benim 25 yaşında oğlum var sırtında birkaç yerde fındık büyüklüğünde yağ bezesi var doktor alınması gerektiğini söyledialınması uygunmu hacamat olmayı düşünüyor bir faydası olurmu siz ne önerirsiniz cevabınız için şimdiden teşekkürler Allah yar ve yardımcınız olsun

  27. zeynepzehra said

    S.a. 3 gündür bebeğimin öksürüğü için tavsiye ettiğiniz kestane balını deniyorum gerçekten çok faydası oldu Allah razı olsun.
    Acaba bebeklere 1 yaşına kadar verilen D vitamini ve demir şurubu hakkında ne düşünüyorsunuz sizce bunları kullanmalı mıyız ?

    • HİÇ GEREK YOK HAKİKİ YAĞ DAMLATIN AĞIZ BURUN VE KULAĞINA ZATEN SİZDE BOL YEŞİLLİK TÜKETİRSENİZ LİMONLA GEREK BİLE KALMAZ.
      YEŞİLLİK HEM DEMİR HEMDE KAN YAPIMI İÇİN YETERLİDİR.ZATEN BUNLAR SÜTÜNÜZDEN GEÇECEK
      YA D-VİT KULLANDIĞINIZ İÇİN BEBEĞİN BINGILDAĞI ERKEN KAPANIRSA.
      KÜÇÜK KIZIM 2 YAŞINA GELDİ ANCAK KAPANDI MİLYON YILDIR D-VİT YADA DEMİR Mİ KULLANILIYORDU.ÇAY TÜKETİMİ TÜRK HALKININ BAŞINA BELA OLDU AÇIKCASI

  28. demir kara said

    merhabalar ben 17 yaşında 185 boyundayım ancak basketbol oynadığım için uzamak istiyorum oruç tutmanın kan şekerini azaltarak büyüme hormonunu tetiklediğini duydum haftanın iki gününde tutayımmı ne önerirsiniz ?

    • 1.85 gayet iyi bir boy aslında aile genetiğinizede bakın.
      ve ilerisinide düşünün.
      kan şekerini düşürmek değilde dengede tutmak için karbonhidratı azaltabilirsin.
      kemiklerin ve kaslarının uzaması kadar bunların sağlıklı olmasıda şart.istersen taş devri diyeti isimli bir kitap var ona bakarak sporcu beslenmesi oluşturabilirsin kendine.
      ismine bakarak diyet kitabı zannetme aslında beslenme sanatını anlatıyor

      http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=462965

  29. rabia elif şahin said

    Temmuz 2, 2010 7:30 pm
    s.a. benim 27 07 2004 doğumlu bir kızım var. bundan yaklaşık 2 sene önce boynunun ön kısmında gırtlağın izasında ceviz büyüküğünde bir şişlik oluştu ve 15 gün içerisinde bu şişlik yumruk kadar oldu. çok dr.a gittik ve sonunda triglosal duktus kist diye tanı koydular. şişliği yararak içinde iltahabı akıttılar. bütün dr. lar doğuştan kalan bir kalıntı var bunun ameliyatla temizlenmesi gerek dediler. ancak ultrason çekildiğinde hiç birşey görünmemişti. sadece marmara ünv. hocası bişey görünmüyor diye kendisi akmış olabilir çocuğa boşuna narkoz vermeyelim diyerek beklememizi istedi. ancak bu sırada birdha şişti. tekrar bekleyelim falan derken tekrar şişmeye devam etti. artık ameliyat dendi ve tarih verildi ama o tarihe gelmeden 1 ay önce 5. kez şişti. prof. artık bişey görünmese bile kesinlikle açıp bakalım ne kalmışsa temizleyelim diyor. kızım bu arada çok eziyet çekti. iltahabın şişmesi süresi çok sancılı geçiyor sonrasında pansumanlar ve tabiki bu arada birsürü antibiyotik iğne… şuandada yarası birtürlü kurumuyor. kurur kurumaz ameliyat edecekler. şimdi çok arada kaldım. Aidin hanıma göstermek istiyorum. ama ameliyatı erteletirsem ve bu arada tekrar şişerse kızım nasıl dayanır onuda bilmiyorum. ne yapmam gerekir. ve en acil şekilde nasıl randevu alabilirim? amelşyat olmadan önce göstermek istiyorum.

    ben daha önce bu mesajı aidin hanımın sayfasında size yollamıştım. ama ulaşamadığım için çocuğum ameliyat oldu. aradan 1.5 yıl geçtikten sonra rahatsızlığı tekrarladı. triglossal kist denen bu hastalığın tanısını koyuyorlar ama buna sebep olan kalıntıları bulamıyorlar. ameliyattada dr. aradığım şeyi bulamadım demişti. şimdi bekleyelim tekrarlarsa bidaha ameliyat ederiz diyor. ne yapacağımı şaşırdım. çok çaresizim.

  30. rabia elif şahin said

    çok fazla tahlil yapıldı. guatırla alakası yok. bağışıklık testleri yapıldı. onlardada bir sorun yok. triglossal kist denilen rahatsızlık bebekler doğarken tiroid bezleri dil köküne bitişik doğarmış 1 yaşına gelene kadar kıl kadar kanal açılır yerine iner ardından da kanal kururmuş. ama bazı çocuklarda o kanaldan kalıntılar kalabiliyormuş. genelde 4-5 yaşlarında da ortaya çıkıyormuş. beyzada olan belirtiler tamamen bunlar. ama ilginç olan defalarca ultrason çekilmesine rağmen o aradıkları kalıntıya dair bir şey görünmedi. en sonunda açıp bakmam lazım dedi. marmara ünv. has. çocuk cerrahi prof. u ameliyat etti. ama yine bişey bulamadım tekrarlarsa yine ameliyat dedi. aradan geçen 1.5 sene sonunda tekrarladı. şimdi ise aradan 1.5 sene geçti. bekleyelim tekrarlarsa ameliyat ederim gırtlağın arkasına bakar orada bişey varsa onu temizleriz diyor. ben bunun alternatif bir tedavisi var mı merak ediyorum. aidin hanım görse acaba bir faydası olur mu?

  31. osman said

    Bu siteyi yeni buldum ve yaşım itibariyle (50) artık bir gerçeğe haliyle inancım iyice arttı.
    Şimdi günümüz modern çağ teknoloji çağı ve en önemlisi bilimin ışığında herşey tartışılmalı gibi bir itilenme var.
    Sağlığım iyi değil. Ama her hastalıklarım artığında veyaçekilemez ağrıların sıklıkları beni mecburen doktorlara ,hastanelere yöneltti.Fakat neredeyse hiç bir hastalığıma çare bulamadılar dersem yalan olmaz. zira günümüz teknolojileri , bilim ve onca araştırmaların sonucunda hep şu çıkıyor karşımıza, ne kadar karlı , ne kadar kar ederiz. Evet teknoloji ve bilim insanlık ve dünyanın mevcut en iyi koşullarını koruması için değil ,kar amaçlı geliştiriliyor, uğraşılıyor.
    Eğer bugüne gelinceye kadar bilim ve teknoloji sırf insanlığın en iyi şekilde korunması ve genlerinin dahi değişmemesi için uğraşsaydı, dünyanın ilk zamanlardaki gibi tertemiz kalması için uğraşsaydı, şu an ne kanser , ne de yeni yeni türemiş hastalıklardan bahsetmeyecek, sera gazı, su kirliliği, yediklerimiz içtiklerimzdeki, gdo , genleri değiştirilmiş gıdalardan, yani aklınıza ne geliyorsa insan için kötü olan hiç ama hiç birinden bahsetmeyecektik. Zira bugün ne petrolü kullanıyor olacaktık ne kanserle uğraşıyor olacaktık, nede bebe ölümlerinden söz edecektik.
    Teknoloji ve bilim kapitalist düzenin emrinden hiç bir zaman çıkmamıştır ve çarklarını öyle bir yerleştirmiştirki, kişi dahi bu sistemin kendi yararına olduğunu düşünür ve azılı savunucusu olur.
    Gelelim doktorlarımıza. Bundan 7 yıl önce kalp bölgemde ani giren ağrılar vedekıramplar sonuzu, doktora gittim şikayetlerimi belirttim, aileden gelen korener kalp hastalığı olduğunu babamızı bu yüzden kaybetiğimizi, abiminde aynı hastalık teşhisinin yüksek ihtisas hastanesinde konulduğunu, sigara içtiğimi v.s Haliyle emeg efor istenildi, sonuçları görülünce anjioya karar verildi.koşu sırasında hiç bir rahatsızlık sıkıntı çekmedim.Anjio sonuçlarında durum iyi minik binik daralmalar sol alt lopta ve üst lopta mevcut denilip, kroner kalp rahatsızlığı diyerek doktor imzasıyla elime tutuşturuldu. sadece aspirin almam, yürüyüş yapmam işte normal perhiz ler söylendi, 2 yıl arada geçtiğinde, çok yorgun ve uykusuz olduğum geçelerde yatağa girip tam uykuya dalacağım anlarda kendimden geçerken, ani kalp atışlarımda artış göğsümü döven bir gümbürtü ile sıçrıyordum, sanki kalp atışlarım 200-250 . Neyse artık tüm hastaneler açıkya ssk lılarada elimdeki emg, efor ve çekilen kalp damar resimlerinide alarak ,özel hastaneye gittim. raporda dahil.koydum doktorun önüne, derdimi anlattım, doktor konulan tüm herşeyi inceledi. bu teşhis yanlış sizin kalbinizde emeg efor vede çekilen damar resimleride dahil olmak üzere kronerin k sı yok dedi.ritim artışınında sigara ile bağıntılı olduğunu, aşırı yorgunluk durumlarında uykusuzluk çekmemek için ara uyumalarını tavsiye etti. Evet aslında bana yaptığı tavsiyelerini ben söylemiştim doktora.
    Şimdi anjio olayına gelelim.Doktorlarımız her operasyondan ekipte dahil döner sermaye kanalı ile veya operasyon başına belli bir ücret alıyorlar. ben sağlıklı iken beni anjio ederek bu durumlarına katkı sağladılar , yani sistemi kullanarak devletin üzerinden gereksiz bir operasyonla para kazandılar.Keza yine özel hastaneye gittim,Geçmeyen bademcik şişmeleri sabah kalkınca , küçük dilin şişerek boğazımı tıkaması ile ilgili. Her gittiğimde en fazla kan tahlili yapıyorlardı boğazıma bakıyorlardı.Antibiyotik yazıp gönderiyorlardı. Antibiyotikse hiç çare olmadı.10u aşkın değişik doktor ve hastane gezdim
    her 2 ay ara ile en son yine özel hastanede burnumda etolduğunu ameliyat edeceğini doktor söyledi, olur dedim.hemencecik, ışınla burnumu oracıkta yaktı tama eti yaktık ameliyat oldunuz , 1 ay sonra tekrar gel tekrar bakalım, gerekirse tekrar yakalım dedi.Sonuç 2 ay geçti, yine gittim zira gram değişiklik yoktu.doktor kapısında beklerken birşey dikkatimi çekti,her iki hastadan 1 tanesinin burnunda tampon oluyordu çıkarlarken.10a yakın hasta girdi kesi 4-5 inde tampon, tabi bana sıra geldi,Girdim doktor un ağzı iyi laf yapıyor, güzel konuşuyor şikaytimde gram değişiklik olmadığını bildirdim muayene yaptı, dostum dedi ilaç yazalımgeçmez ise gel tekrar yakalım, ilaçları antibiyotik, ağrı kesici v.s. neyse receteyi aldım, ilaçları almadım.doğru başka hastaneye, şikayetlerimi belirttim başımdan geçenleri anlattım, kültür testini kendim istedim,boğaz kültürü, sonuç bademcik iltihabı yok yani mikrop intihap yok, ama sorun var.. Neyse küçük oğlumdada bademciker her 20 güne bir iniyor artık iğne yemekten çocuk helak oldu, aldırmak için randevu aldık neyse doktora aldırttık bademcikleri, bu arada benim sorunu anlattım doktora, yazanesi var devlette çalışıyor o sıralar, gel birhastanede görüntülü bakalım dedi, gittim görüntülü baktı, ses tellerinde tümör toplu iğne başı büyüklüğünde sayısı miktarda. teşhis , kanser olabilir yada çevirebilir, sigara içme sıcak soğuk içme çok konuşma, sonuç yine aynı. bir arkadaşın ardıç tohumunu önermesi sonuçu, baktım kuş yiyorsa bende yerim dedim, hergün 10-20 adet ardıç tohumunu havanda dövüp suyla yuttum, hada ilk 2-3 yutuşumda , şikayetlerim azaldı ve 5 güne kalmadan geçti 2-3 ay devam ettim buna yıllarca çare bulamadığım rahatsızığım geçmişti, halada haftada 1-2 kere yutarım .zira o gün bugün 4 yılı geçti bademcik ve boğaz rahatsızlığı benden out.
    Ardıçı kullana şahıs gırtlak kanseriymiş, kendisi bede komşusunu bununla tedavi etmiş. kendisininki çok ilerlemiş , doktorlar kemotrapi ve ilaç tedavisi yapmış hastalık ilerlemiş yapacak birşey yok amca yaşında 80 demişler, ama şimdi adam bülbül gibi ezan okuyor.
    Keza boyunda 3 omur arası fıtk var, bahçe hortumu gibi , sıkıştırmış omiriliği, kolda uyuşma ağrı,haliyle doktora gittim, derhal ameliyat olacaksın, mikroskop altındaplatin takılacak. zira çok teklikeli yerde ben hastane şartlarında yapamam dedi gelişmiş hastanelere gideceksin.dedi.Tama fıtık var, 3 doktor değiştirdim, üçüde aynı şeyi söyledi, birde fizikciye gittim, muayeneetti, evet emara , bakarsak doğru birde fizikten geç sonuç ne olacak dedi, Fizik rahatlattı şikayetlerimin %60-70 gitti.
    Böyle hayatıma platinsiz devam ediyorum bol bol yüzüyorum, denizde 1 ay hareketlerim var onları arada yapıyorum , şu an şikayetimden %10 eser kaldı.Zira neden ameliyat olmadım, 3 cü doktor ünivesite doktoru, kapısında beklerken, ben gibi hastaların ameliyat oldukların boyunalrına bellerine platin takıldığını gördüm kiminin platini yerinden fırtmış kimi keçke hiç olmasaydım diyor yani 10 hastadan 1 tane olumlu sözcük çıkmıyor.Bende kolum düşmedikce ameliyat olmayacağım dedim ve yaklaşık 7-8 yıldır böyle yaşıyorum.şimdi beldede aynı şikayetler başladı, onuda yüzerek hareketler yaparak, kassları güçlendirerek çözüyorum, direkt kortizon veriyorlar ağrı kesicide almıyorum ilaçta almıyorıum.
    keza sağ ayak bileğimde yürürken bir ağrı oluyor, dönem dönem bilhassa, yağış olacağı zamannet 2 gün öncesinden biliyorum, ağaçtan düşüp çıkarmıştık bileği hastanede yerine kuydular.ayak bileğimin ağrısı olmadan 5-6 yıl önce bu ağrı benim emekli olmama sebep oldu zira bilek kilitleniyor resmen topal oğlu topal oluyorum.3-5 doktora daha gittim. 1 tanesi , bağ kopmuş ameliyatlar çare değil bileklik verdi kullan dedi, 3 ay taktım çare yok, birisi, röntgenini çektirdi bir iki romatizma hapı ağrı kesici verdi yolladı, diride pisikolojik dedi. birine yalvardım aman doktor bak bunu şunu verdiler, iyice incele dedim , oda muayene eti , hikayesini anlattı taban çökmesi dedi, çelik tabanlık verdi onuda 1 sene kuulandım, çözüm yok.emekli olmak zorunda kaldım, zira işim hep ayakta ,ve makina modernizasyonu güç isteyen işti.
    emekii olduktan sonraayağımı incelerken el bileklerin üstünde olan yel diye tabir edilen bir şişlik gözüme çarptı, modül diyorlar, eczacı bir çocuk yakı almaya gittim böyle bir yel var vuracağım yakıyı ki geçsin ,abi dedi cerraha git o modülü aldıryakı kifayet etmez dedi, şimdi.Gidip gitmemekte terettüt ediyorum bunca olay başımdan geçtiğinden dolayı , hele doktorların verdiği haplar sonucu iki kere ilaç yan etkisinden dolayı ağır vakalara maruz kaldım, birinde voltern vermişlerdi, yuttum
    her gittiğ yeri bombardımanladı sanki en son hemoroidi, patlattı çıktı. 6 ay çektim ilaçlar kifayet etmedi, ne iy igeldi biliyormusunuz.75 yaşınsa bir akrabamız , dağdan benim için bir diken kökü getirdi zor bulunurmuş, bunları döv demlikte kaynat sonrada iç dedi, evet 2 günde sıfır hemoroid.Başka otlarda kullandım ama geçmemişti. Şimdibu hap işinden dolayı safrakesem patlıyordu, midem keza öyle, yine hemoroidi azdırdı çıktı hap, hemde başka bir hap.hala hemoroidi çekiyorum.diken malesef bulan kişi, sizlere ömür.
    Birde boyun fıtığı imişim ben
    bu bende 5 yıl öncesinden oluşmaya başlamış hatta patladığını iyi biliyorum fıtığın zira küreğimin üzerine bıcak sapladılar sankide nefes dahi alamamıştım tam 30 dk becelleştim , ütümütü koyarak biraz rahatlattılar, hareket dahi hatta nefes dahi alamıyorum.A rahatsızlığımda doktora gittiğimde kaplıcaları önerdi doktor, dikkat fıtık olaylarımda kaplıcalar geişleme yaptırdığından sakıncalıymış. bilhassa, beyin cerrahı sıkı sıkı tembihledi gitmiyeceksin diye, doğru çünkü her sıcak suya girdiğim gün kolum çok aşırı uyuşuyor ağruım artıyordu.
    Gelelim sadede hayatım boyunca ve yaşadığım çevreden gördüğüm kadarıyla hastalıklara oktorlar doğru teşhisi çok nadir koyuyorlar.Vede hal böyle iken onca ilaç milaçta boşa gidiyor hattavucudumuz un içindeki eczane fırsatını bulup kendi ilacını üretiyor şifaya kavuşuyor çoğu hasta. Hiç bir tekhkik yapılmadan , tahlil röntgen v.s konulan teşhislerin küliyeni yalan yanlış, onca ızdıraplar boşuna.dalında uzmanlaştmışlarımız sanki dallarında değillermiş gibiler ki teşhisleri hep yanlış.Yani bu konuda anlatılacak binlerce hikayeler var üstelik hepside gerçek.

  32. lamia mizac said

    merhaba paylaşımlarınızı beğeniyle okuyorum size bir sorum olacak tekrar, iki tane peşpeşe sezeryan doğumu yaptım ilki çok zordu aradan 4,5 yıl geçti, ben bursa, çanakkale yada istanbul veya ankara olabilir ama özellikle bursa da sezeryan sonrası normal doğum yaptıracak bayan doktor var mı bildiğiniz, gerekirse kendimde soracağım tanıdıklara, mail atarsanız ayrıca sevinirim, doğal hayatı çok seviyorum elimden geldiğince uyguluyorum ya da çözümler üretmeye çalışıyorum, ben de doğal ürünler kullanıp çok ufak çapta da satmaya çalışıyorum, başarılar diliyorum

    • lamia hanımistanbulda dilek hanım var sezeryan sonrası normal doğum yaptıran.
      hatta ssvd destekleyen doktorlar olarak isimlerini yaptığımız listeler var nette oradanda bulabilirsiniz ben araştırıp sitede paylaşayım bu konuyu inşallah

      • lamia mizac said

        teşekkür ederim memnun olurum, cahide hanıma özel mail atmıştım , o da bilmiyorum öğrenmek lazım demişti, başka soran da vardı, inşallah bursa da da vardır, isim ve çalıştığı yer olarak liste yayınlarsanız çok memnun olurum, Allah cc hizmetinizi daim eylesin. amin

  33. altuntash said

    Zeynep hanım birkaç sorum var cevaplayabilirseniz çok memnun olacağım:
    1. Bayat yiyecekler kategorisine neler giriyor neler girmiyor, mesela ekmek de pişer pişmez hemen tüketilmeli mi, tahin pekmez bu gibi gıdaların durumu nedir? Yoğurt mayalandıktan sonra ne kadar süre içinde tüketilebilir?
    2. Tahin pekmez karışımı, Aidin hanımın beslenme tavsiyelerine uygun mu? Tahin protein grubu pekmez ise meyveden elde ediliyor. Limon salataya sıkılıyor fakat kendisi meyve. Meyve sebze sularını birbiriyle karıştırabilir miyiz, sebze suyuyla yulaf ezmesi mesela karıştırıp yenilebilir mi? Tahin neyle yenilebilir?
    3. Sabah aç karnına meyve suyu ve hakiki yağ oneriyorsunuz, ikisini de kullanmak isteyen hangi sırayla ve kaç saat arayla kullanmalı?
    4. Emzirenler magnezyum sülfat kullanabilir mi? İnternette nefes sayısında azalmaya sebep olduğu için ve sute geçtigi icin emzirenlere tavsiye edilmiyor. Aynı şekilde keten tohumu ve sinameki de emzirenlere tavsiye edilmiyor bazı sakıncalarından dolayı, ne dersiniz????
    5. Emzirenler sarımsak yutarsa sutleri sarımsak kokar mı bilginiz var mı? Hemen yatmadan once yutulursa sindirim enzimleri durmuş oluyor zaten nasıl sındırılecek??

    Cevaplarınızı merakla bekliyorum, çok teşekkurler.

    • 1.pişmiş gıdalarda yemek soğuduktan sonra beklemiş gıda oluyor çünkü hızla atıık hale geliyor..
      ekmek yoğurt gibi mayalı gıdalar böyle değil ama sütte aynı şekilde
      tahinde beklemiş gıda kategorisine girmez çünkü çıkan yağıyla başka bir ürün formatına girer.
      2.öncelikle pekmezde pişme aşaması var, yani meyve olma durumu sona eriyor,tahin ve pekmez kış hastalıklarından korunma yollarının en iyilerindendir. ayrıca tahin ve susam bayanlar için inanılmaz yararları olan bir üründür.,limonda meyve grubunda ama yemeklerle tüketiliyor fakat karpuz dışında; meyveler yemekle beraber midede karışınca alkole dönüşüp mide ve karaciğeri çok yoruyor.içki içmediği halde insanların siroz olması ne kadar dikkat çekici öyle değilmi..
      3.şahsen tek başına hakiki yağ öneriyorum yada ertesi gün meyve suyu olabilir ikisi aynı gün olmasa iyi olur.
      birde meyve suyu detokslarda kullanılır onun için herdaim meyve tarftarı olduğumu belirteyim.meyve yemekten en az 1 saat önce yenmeli fakat hareketli bir insansanız süre değişiyor elbette ,hazıma bağlı.
      4.mag .sülfatı eğer bağırsak için kullanacaksanız yatarken yada sabah kalkınca gün kurusu kayısı yemeyi daha fazla gündeme alın derim.
      fakat emzirenlerin sinameki yada keten tohumu kullanılmaması neden! onu anlayamadım.
      her sabah keten tohumunu ağızda öğütmek omega 3 için harika bir takviye.sinamekiyi bağırsak için kullanacaksanız toz halde nane gibi yemeklere serpin sürekli değil ara ara kullnınki bağırsak tembelliği yapmasın.
      ayrıca aklınızda olsun nar çiçeği çayı bağırsaklara çok iyi geliyor ikindilerde demleyerek içilebilir.
      5.gece yatarken sarmısağı hafif ezerek yutun, süte geçermi evet hatta tadını bile değiştirebilir. önerim gündüz ağzınızda karanfil çiğneyin kötü tadını alır .akşam yutulduğundan koku yapmaz ve sindirim akşamları durmaz sadece yavaşlar.

      • altuntash said

        cevaplarınız icin cok tesekkurler uzun suredir cevap arıyordum.
        reçel de o zaman meyve kategorisine girmiyor, peki hangi gıdalarla birlikte tüketilebilir? tahinle ekmek veya tahıl zıt mıdır? yoğurtla sebze dışındaki gıdalar tüketilemiyor öyle mi? keten tohumu meyve dışındaki herşeyle birlikte yenilebilir mi? neyin birlikte yenip yenmeyeceğini tam çözemedim, bunun pratik bir formülü var mı? karbonhidrat ve protein ayrımı diye düşünüyordum ama öyle değil mi acaba?
        ben yapı olarak zayıf biriyim bir de bu beslenme programını uygulayınca 3 kilo daha verdim, şimdi iştahım çok açıldı sürekli birşey yemek istiyorum fakat günde bir iki öğünden fazlası zararlı. onun yerine öğün aralarında sık sık kuru ve taze meyve tüketiyorum. meyve tüketimi de mi gün icinde tek öğün olmalı yoksa sindirim süresine dikkat ettigimiz sürece arada bir atıştırılabilir mi? emzirdiğim için sürekli tatlı birşeyler canım çekiyor zaten baya zayıfım.
        fındık fıstık gibi kuruyemişleri ne zaman tüketiyorsunuz?
        derin dondurucuya ne koyuyorsunuz, mahsuru yoksa soruyorum. derin dondurucu kullanımı hakkında ne düşünüyorsunuz? mesela ekmekleri dondurucuya atıp ihtiyaç oldukça çıkarmak olur mu?
        hacamat için bir doktor 20 yaşından önce çocuklar için sakıncalı demiş, kızım sezaryanla doğdu ona yaptırmak istiyorum fakat şimdi ailem akrabalarım tedirgin oldular bunu duyunca. ne düşünüyorsunuz?

  34. altuntash said

    Zeynep hanım dün hacamat yaptırdım, hacamatımı yapan hanım kanımın çok ağır aktığını ve bu zayıflığıma göre çok kan çıkması gerekirken uzun sürede az kan aktığını söyledi. Ne tavsiye edersiniz?

    • kimyasalı fazla tüketiyor olabilirmisiniz,deterjan ürünleri deterjanlı giysiler ,,parfüm krem bunların hepsi kimyasal çünkü.özellikle kimyagerlerde oluşan bir durum kanın fazla pıhtı gibi olması,iplik iplik akması yada kokusulu olması.

  35. altuntash said

    Kimyasallara eskiden beri dikkat ederim bir suredir tamamen dogal malzemeler kullaniyorum, dis macunu disinda pek kozmetik de kullanmam. Halsizlik icin yaptirdigim bir tahlilde doktor kan dolasimimin iyi olmadigini bunun sebebinin ise kandaki fonksiyonlari yerine getiren maddelerin dogustan az oldugunu soyledi. Tansiyonum genelde dusuk seyreder ve yaz kis ayaklarim usur. Cildimde egzama ve dermatit var. Dolasim bozuklugu da karaciger kaynakli mi acaba. Ne yapabilirim bir oneriniz var midir?

  36. münevver said

    selamun aleykum

    bende kendimce sade hayatı uygulayanlardanım son 3 aydır… 36 saatlik açlıklar yaptım 3 defa onun dışında normal oruçta tuttum, salata, meyve çiğ yemekleri çoğaltım.. bir ara toksin atcam diye et’te yemedim … bir de ney neyle uyumlu olur karasız kaldığımdan evdeki yemekleri rahat yiyemedim onunda etkisi var.. 0 kan grubu yum… pc başından aidin hanım ın notlarını vs. okuyarak beslendim birde ekmeğimi sade pazar dan alıp bazı ürünleride ordan almaya başladım… ancak bu sırada kilo verme gibi bir derdim olmamasına rağmen kendiliğimden yaklaşık 4 kilo verdim.. şu an 54 kiloyum boyum 1.67… bir iki beden inceldim ama yüzümde et kalmadı, kötü oldu.. sağlıklı beslenmek, yaşamak istiyorum ancak zayıflamaya bir çare olmadı.. annem, teyzemler ve arkadaşlarımda bunu farkediyor kolayca ve özellikle aileden gelen bir baskıyla artık bunlara takılma deniyor… benim sorum sağlıklı bir şekilde nasıl kilo alabilrim.. yada kilo vermem dursa en azından çok iyi olur… şunu da belirtiyim evimizdeki herşey organik olmadığından hamur ilerinden vs. yemiyorum.. annem yavaş yavaş benim için yemeği zeytinyağıyla pişiyor falan onlardan yiyorum… genelde mutfakta kendi yemeğimi kendim hazırlıyorum… önerileriniz ve yardımlarınız için şimdiden teşekkürler… birbiriyle uyumlu(karbonhidrat-protein) yemek kombinasyonları verirseniz çok aydınlatıcı olur.. en çok merak ettiğimse siz nasıl besleniyorsunuz… :)

  37. munevver said

    BİR DE EK OLARAK PEYNİR-YUMURTA VE EKMEK BİR ARADA YEMEYE UYGUN MUDUR?

  38. inci yalçınkaya said

    Merhaba Zeynep hanım,
    13 aylık bir oğlum var. 2 aydır balgamlı öksürük ve burun akıntısı var. Sbah akşam zencefil+çörekotu+bal karışımı silme kaşık veriyorum ve bazen de limon+zeytinyağı. ama geçmedi. ne yapabilirim. Ayrıca tavsiyeniz üzerine akşamları yatmadan sarımsak yutuyorum sütten geçsin diye. değişen bişey olmadı. şimdiden teşekkürler.

  39. s.a said

    nöbet şekerinin ses kısıklığına iyi geldiği duydum,doğru mudur?
    bu ses kısıklığı geçici olanlar için mi geçerli yoksa sürekli kısık sesli olanlar için de faydalı mıdır?
    ses güzelliği için neler yapılabilir?kısık,boğuk seslerin açılması için önerileriniz nelerdir?
    selamünaleyküm.

  40. Merhaba Zeynep hanım. Şuan 60 günlük olan bebeğime, 32. gününde aşı yapılmasının ardından ciddi huzursuzlukla geçen 2 gün; beni aşılar hakkında araştırmaya sevketti. (Anormal ağlama krizleri, uykuda inleme vb.) Ve bu vesile ile bu siteyi keşfettim. Aşıdan sonra bebeğimizin yaşadığı huzursuzluk bana “bir daha aşı yaptırmayacağım” kararını aldırmışsa da, bu kararımı neye dayandıracağımı, nasıl ve ne şekilde isbat edeceğimi bilemediğimden kendime bir dayanak merkezi arıyorum. Aile ve çevredekiler bana vicdansız, düşüncesiz, gaddar, kafayı yemiş bir anne olarak bakmaya başladı. Ve üzerimde ciddi bir baskı var. Bebeğimi zorla elimden alıp aşıya götürecekler diye aklım çıkıyor.
    Biz doğumdan hemen sonra ve ve 1. ay aşılarını (Hepatit’ler) yaptırmış olduk. Bundan sonrakileri yaptırmamak adına ne gibi yollar takip edebiliriz? Geçenlerde görsel ve yazılı medyada yayımlanan bir haber, hepinizin kulağına geçmiştir. Eskişehir’de çocuklarına aşı yaptırmak istemeyen bir aile mahkemelik oluyor ve mahkeme çocuklarına polis zoruyla aşı yapılacağı kararını alınıyor.
    Çocuklarımızın sağlığı ve geleceği için her meşakkate katlanmaya hazırız elbette ama; bu işi mahkemelere vardırmadan çözümlemenin bir çaresi yok mudur? Türkiye’de yaşayıp da çocuklarına aşı yaptırmayan aileler, kendilerini Aile Sağlığı Merkezi’nden nasıl koruyorlar? Biz nasıl bir yöntem izlemeliyiz? Onların “aşınız var” diye aramalarına “yaptırmıyorum” cevabını vermek, peşimizi bırakmaları konusunda yeterli olacak mı?
    Siz nasıl başardınız çocuklarınıza aşı yaptırmamayı?

    Bir de aşı yaptırmadığımız takdirde bebeğn beslenmesi konusunda dikkat etmemiz gerekenler nelerdir?
    Ve hiçbir aşıyı mı yaptırmamalıyız? Çocuk felci, menenjit filan mesela? Onları da mı?
    Teşekkürler…

  41. elest said

    merhaba,
    rahim polipleri sebebiyle demire bağlı kansızlık sorunum var. Adet kanamalarım çok yoğun. 2 aylık demir ilacı tedavisi uygulandı, şikayetlerimde pek azalma olmadı. İlaç kullanmak istemiyorum, uzun vadede çözüm olduğunu da düşünmüyorum. uzun süren bir hastalık süreci neticesinde, 1 yıl önce babamı kaybettim. ağır bir travmanın ardından zaman zaman azalıp zaman zaman artan, 24 saat kesintisiz devam eden baş ağrıları ve bedensel ağrılar (özellikle eklemlerde) başladı. babam dolayısıyla sıkça doktorlarla, hastanelerle vs. haşır neşir olduk, üzücü tecrübeler yaşadık. dolayısıyla ben malesef artık doktorlara güvenemez oldum. Aynı zamanda dolaşım bozukluğu şikayetim var. varisler sebebiyle bacaklarımda şiddetli ağrılar oluyor. hacamat ve sülük yaptırmayı düşünüyorum. fakat öncesinde aidin hanıma ulaşmak istiyorum. umarım bana yardımcı olabilirsiniz. şimdiden teşekkür ederim.
    çalışmalarınızda başarılar..

  42. Ebru said

    Ben oğlumun aşılarını yaptırmadım, gelişimi ile ilgili hiç bir sıkıntımız olmadı hamdolsun.
    Aile hekimine, ben aşı yaptırmak istemiyorum dedim bana sebebini sordular; Anne sütünün aşıdan daha etkili olduğunu düşünüyorum ve kendim de bir sağlık çalışanıyım aşıların çok ciddi yan etkilerinin olduğunu söylediğimde yaptırmadığım her aşı için tutanak imzalattırdılar.
    Siz dimdik ayakta durarak ben çocuğuma aşı yaptırmak istemiyorum dediğinizde kimse size engel olamaz.
    Rusya da bebeklere sadece 1 tane aşı yapıldığını biliyor muydunuz. Bu aşıların biz ve gelecek nesillerimiz için bir komple teorisi olduğunu düşünüyorum, kimyasal silah da denilebilir.
    Bir çocuğun anne baba derken aşıdan sonra otizm sebebiyle konuşamaması bir anne baba için ne kadar acı bir şey olduğunu biliyor musunuz
    Aşıların içeriğinde yoğun civa içerdiği gibi böcek ilacı bile var.

  43. Metin said

    Benim sorum iki haftadır basımın sol tarafında kulaklara yakın ve sol anlıma doğru ağrılar var doktora gittim soğuk yada damarlardan dendi ilaç verdi ama geçmedi ağrılar devamlı degil ara ara oluyor teşekküller

  44. irem su said

    alkol içtikten sonra apirin atarsa ne olur ?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: