helalderman

YEDİKLERİN KADAR DOĞALSIN…

Durun, ekmeği kesmeyin!

Posted by helalderman 15 Haziran 2010



Ne zaman diyete başlasak öncelikle ekmeği keseriz! Oysa ekmek gerçekte ”masum” bir besindir. Ekmeğin şişmanlatıcı olduğuna dair kanılar tümüyle geçersizdir. Yağ oranının düşük olması ve insanı tok tutması nedeniyle ekmek diyetlerde rahatlıkla tüketilebilir; yeter ki ölçü aşılmasın…

Ekmek, çocukluktan yetişkinliğe her dönemde bireylerin günlük beslenmesinde yer alan önemli bir besin maddesidir. Bu nedenledir ki günümüzde sadece ülkemizde değil, dünyanın her yerinde en çok üretilen ve tüketilen yiyecek haline gelmiştir.

Hayatımızda büyük bir yeri olan ekmekle ilgili olarak merak edilen pek çok konu ve bunlara paralel olarak bize gelen birçok da fax var.

En çok sorulan soru: ”Ekmek şişmanlatır mı?” Bunu şu sorular takip ediyor: ”İnsan vücudunun gerçekten ekmeğe ihtiyacı var mı?”, ”Hangi ekmek çeşidi daha faydalı?”

Tüm bu soruların cevabını vermek üzere, önce ekmeği tanıyalım. İlk kez günümüzden yaklaşık 12 asır önce yapılmış olduğu sanılan ekmek; başta buğday, mısır (darı), arpa, çavdar ve soya gibi çeşitli tahıllardan elde edilen unun hamur haline getirilip mayalanması ve pişirilmesiyle elde edilir. Karbonhidratlar zengin bir besindir ve vücuda enerji sağlar. Ayrıca bir miktar (% 68) protein ve vücut açısından son derece önemli vitaminlerin kaynağıdır. İnsan vücudunun günlük alması gereken enerjinin yaklaşık % 55’inin karbonhidratlardan sağlanması gerekir. Ekmek, bu ihtiyacı karşılamada çok önemli bir rol oynar.

Şimdi ekmekle ilgili olarak en çok sorulan sorunun cevabını verelim. Sorumuz, ”ekmek şişmanlatır mı?”, cevabımız ”Hayır şişmanlatmaz.” Demek ki bunca zamandır zayıflamaya çalışan çoğu kişinin diyete başlayınca günlük beslenmesinden ilk etapta çıkardığı ”ekmek”, sanıldığı gibi suçlu bir besin değildir. Ekmeğin şişmanlatıcı olduğuyla ilgili yaygın kanının bir geçerliliği yok.

İkinci sorumuz ‘insan vücudunun gerçekten ekmeğe ihtiyacı var mı?’ Elbette ekmek diyetteki tek karbonhidrat kaynağımız değil; sebze ve meyveler de bize karbonhidrat ve vitamin, mineral sağlayan önemli iki besin gurubu. Ancak Türk halkı günlük karbonhidrat ihtiyacının ancak 1/4’ünü bu besinlerden alıyor. Kalan kısmını ise ekmek ve ekmek grubundaki gıdalardan karşılıyor. Bu sebeple ikinci sorunun cevabı: ”Evet ekmeğe gerçekten ihtiyacımız var.”

Tahıllar ve meyvelerin içerdiği vitaminler farklıdır. Bazı B vitaminlerini sadece ekmekten ve tahıllardan alabiliriz. Unutmayın, karbonhidratsız beslenme şekli insanı güçsüz ve mutsuz yapar. Sonuç depresyona kadar gidebilir.

Ekmeğin karbonhidrat ihtiyacımızı karşılamamız açısından ne kadar önemli olduğunu artık biliyoruz. Ancak karbonhidrat ihtiyacınızı karşılamanın dışında bir çok sebeple de günlük beslenmemizde ekmeğe yer vermeliyiz:

– Ekmek; doyurucudur

– Komplex karbonhidrat içerir

– Yağ oranı düşüktür

– Vitamin kaynağıdır.

Doyurucu etkisini hepimiz biliyoruz, hatta bir çoğumuz ekmek yemeden doymadığımız ifade ederiz.

Komplex karbonhidrat olmasının anlamı ise şu: Kan şekerini yavaş yavaş yükseltir (meyvelerle kıyaslandığında). Böylece kan şekeri dengesinin korunmasına da yardımcı olur.

Yağ oranı düşüktür: Günümüzde obeziteye (şişmanlığa) en fazla yol açan besinin yağ ve yağlı gıdalar olduğu bilinmektedir. Bu sebeple diyetimizde öncelikli olarak ekmeği değil, yağlı gıdaları daha az tüketmeliyiz.

Vitamin kaynağı; B1, B6, Niasin gibi vücudumuz açısından son derece önemli vitaminleri sağlar.

Üçüncü ve son sorumuzun cevabını vermeden önce ”kimlerin ne kadar ekmek tüketmesi gerektiği”, yaş, cinsiyet, yaşam biçimi, meslek ve günlük aktivite düzeyine göre farklılık gösterse de aşağıdaki gibi ortalama miktarlar verilebildiğini hatırlatalım.

Üçüncü sorumuz ”hangi ekmek çeşidi daha faydalı” şeklindeydi.

Bu soruya cevap verebilmek için tek tek ekmek çeşitlerine bakalım ve hangi ekmeğin kimler için daha faydalı olduğunu görelim.

Tam Buğday ekmeği:
* Kepeği ayrılmamış ekmektir. Tam buğday unundan yapılan ekmeğin; * İçerdiği biyoaktif bileşenler nedeni ile besleyici değeri daha yüksektir.
* Bazı B grubu vitaminler, mineraller ve posa için iyi bir kaynaktır.
* Barsak fonksiyonlarının düzenlenmesinde, kan lipitlerinin kontrolünde, diyabette kan şekerinin kontrolünde önemli katkılar sağlamaktadır.

· Beyaz ekmek daha az enerji verirken daha fazla tokluk sağlarlar, böylece günlük alınan enerji miktarını ve obezite oluşma riskini azaltırlar.

· Bazı kanser türleri, kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların riskini azaltmaya yardımcıdır.

· Lif içeriklerinden dolayı kan şekeri dalgalanmalarını ve insülin düzeylerindeki yükselmeyi önleyerek, açlık duygusunun azalmasında etkili olabilmektedir.

· Ayrıca tam tahıl ürünleriyle alınan magnezyum glikoz kullanımını olumlu yönde etkilemekte bunlarda bulunan E vitamini ve diğer antioksidanlar metabolik sendromun önlenmesine katkıda bulunmaktadırlar. .

Mısır (darı) ekmeği: ”Çölyak” adı verilen gluten enteropatisi hastalığında tüketebilecek tek ekmektir.Karadeniz İklimini çok seven ve bu bölgede bolca yetişen Mısırda, Glikoz ve Maltoz gibi Doğal Şekerler, Sabit Yağlar, Reçine ve çok miktarda Potasyum Tuzları bulunuyor.

– Bunlardan başka; A, B1, B2, B3, B5, B6, C ve K Vitaminleri, Protein, Kalsiyum, Demir ve Fosfor gibi bedene güç veren birçok değer de var Mısırda.
-İdrar söktürücü ve İdrar Yollarını temizleyici özelliği de bulunan Mısırın aynı zamanda bedene hararet verici özelliği de var.
-Bol miktarda Nişasta da bulunan ve Çok faydalı bir besin olan Mısırın 100 Gramında 478 Kalori bulunuyor. Bundan dolayı da hazmı biraz zor ve Salgı Bezlerine baskı yapabilir.
-Mısırın Nişastalı ve Lifli olması beden sağlığı için çok faydalı. Lif eksikliği bedende bazı rahatsızlıklar oluşturabilir.
– Kabızlık, Hemoroit, Varis, Diyabet ve Kanser gibi rahatsızlıklar bunlardan bazılarıdır.
– Besinlerde bulunan Lifler bedenin Sindirim Hızını düzenler ve Glikoz Emilimini yavaşlatır. Lifler dışkının miktarını artırarak dışkıyı yumuşatır ve Kabızlığı önler.
-Ayrıca Lifler atık maddelerin Kalın Bağırsakta kalmasını önlediği için Kanser riskini de azaltır.

arpa ekmeği:
*kepeği ayrılmamış ve diğer unlarla karıştırılarak yapılmış ekmektir.çorbasıda yapılabilir ,şeker hastaları tüketebilir.
* Bol miktarda Protein, B1, B3, B6 vitaminleri içerdiğinden çok besleyicidir.
*Demir, magnezyum, selenyum, potasyum, fosfor ve manganez içerir. Kansızlığa karşı çok etkilidir.
* Kronik kabızlık çekenlere faydalıdır.
* Bağırsakları yumuşatır ve sindirim sisteminin düzgün çalışmasını sağlar.
*İdrar söktürücü özelliği ile idrar yollarını ve idrar yollarındaki iltihapları temizler.
* Arpa ekmegi ve arpa çorbası şeker hastaları için çok faydalıdır.
* Dil iltihaplarına karşı da yararlıdır.
* Kalbi kevvetlendirir.
* Düşük tansiyonu olanlara çok faydalodor, tansiyonu yükseltir.
* Kemikleri güçlendirir.
* Böbrek taşlarını ve kumlarını dökmeye yardımcı olur.
* Tuzlu Arpa lapası, kireçlemelere ve eklem ağrılarına çok iyi gelir.
* Romatizmaya faydalıdır.
* Arpa, sirke ile kaynatıldığında, uyuz, egzama gibi kaşıntılı deri hastalıklarına sürülürse faydalı olur.
* Prostat büyümesini önler.
* Baş ve boğaz ağrılarını dindirir.
* Siyatik ağrılarını dindirir.
-ENDER SARAÇTAN KABZILIK İÇİN ARPA ÇORBASI : 1 adet orta boy kabak, 1 avuç avuç haşlanmış arpa, oğan,pul biber, limon, tuz, domates suyu, 2-3 çrba kaşığı zeytinyağ. Bütün malzemelerle sebze çorbası yapıp için. Arkasından 30 dak sonra, 1 fincan rezene çeyı için.
Çavdar Ekmeği:
-Damar sertliğinde, damar hastalıklarında, tansiyon yüksek­liğinde, kanı sulandırmak için kullanılır.
-Kanı sulandırır, kuvvet verir yapıcı ve damar sertliğine karşı koyma hassası vardır.
-Karbonhidratlar, azotlu maddeler, minerallerden demir ve kalsyum bulunur.
-Düşük tansiyonu olanlarda ve kalsiyum ihtiyacı fazla olan kişilerde kullanılmalıdır. İyi bir niasin kaynağı olması sebebiyle de diabet (şeker hastalığı), hipertroidizm ve sporcularda tercih edilmelidir.
-Çavdar unundan yapılan ekmek yenildiğinde yumuşak bir müshil olarak faydalıdır. Çavdar kaynatılıp suyu içildiğinde saraya, boğaz ağrı ve şişliğine faydalıdır, gözün görme gücünü artırır.
-Çavdar kanı durultur, kan dolaşımı bozukluğunda faydalıdır, kan kesicidir, kalp rahatsızlığı, damar sertliği ve tansiyonu olanlara çok faydalıdır, damarları yumuşatır, tansiyonu düşürür, kollestrolde faydalıdır, kireçlenmelerde kullanılır. Pekliği gidermek için ve umumi olarak
*Kullanılışı: 1 kilo suya, 1 kaşık ezilmiş çavdar konur, 10 dk kaynatılır. Soğuyunca süzülür, su yerine içilir. 1 günde tüketilir.
*Haricen Kullanılışı: Kaynatılan suyu ile göze kompres yapıldığında gözün görme gücünü artırır. Şişlikler, çıban ve iltihaplarda, arpacıkta, yıkama veya kompres şeklinde kullanılır. Tırnak mantarında çavdar unu hamur haline getirilir, tırnağın üzerine sarılır.
YULAF EKMEĞİNİN FAYDALARI
1. Yulaf ekmeği,Kolon kanserini önlemede en etkili doğal besin maddesi olup diyet listelerinin başında yer alır.
2. Her gün düzenli olarak Yulaf ekmeği yenildiğinde,Kolesterol seviyesinin düştüğü gözlenmiştir.
3. İçerdiği diyet lif ve protein ile vücuda enerji depolarken,verdiği tokluk hissi sayesinde fazla yemek yemeği engeller ve kilo artışının önünü keser.
4. Kan basıncı düzensizliklerini ve kalp rahatsızlıkları tedavilerinde destek olarak kullanılan Yulaf,odaklanma bozukluğu,isteksizlik ve uykusuzluk halleri tedavisine de yardımcı olur.
5. Kandaki ürik asit miktarını azaltarak,Romatizma ve Gut hastalıkları tedavilerine yardımcı olur.
6. Vücudu ağır metallerden(zehirli kurşun,kadmiyum,krom vb.) temizler.
7. Yulaf ayrıca her besin maddesinde bulunmayan,bir antioksidan türü olan ve E vitamininin bileşkesine benzeyen Tokotrienolleri içerir.NASIL KULLANILIR?
Ekmek yapılır bir litre suya 30 gram çavdar kaynatılır, bu su yumuşaklık vermek için kabız olanlara içirilir.
Çavdar ekmeği yiyen halk arasında kalb ve damar hasta­lıkları az veya hiç görülmemiştir.

Görüldüğü gibi özellikle esmer ekmek tüketimi genelde daha faydalı görünmektedir. Esmer ekmek yüksek lif ve buğday özündeki değerli vitaminleri içerdiği için pek çok hastalık durumunda tercih edilmelidir. Kişi, yukarıdaki bilgiler ışığında kendisine en uygun ekmeği seçebilir.

Son olarak ekmeğin günlük beslenmemizde yer alması gerektiğini unutmadan süt yoğurt sebze meyve ve et grubundaki diğer gıdalarla birlikte ve bir denge içinde tüketilmesi gerektiğini hatırlatmak istiyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: