helalderman

YEDİKLERİN KADAR DOĞALSIN…

AŞI? HAYIR TEŞEKKÜRLER!

Posted by helalderman 04 Ekim 2010


Hayata çok şey alınmakta, sorulmadan neden, niçin, bunun arkasında ne olduğunu düşünmeden. Medya, ilim çevreleri, politikacılar, okullar ve üniversitelerden gelen çok çeşitli bilim adamları ve sayısız uzmanlar insanları yanılgıya sürüklüyorlar. Burada yapılanların, maksatlı yapıldığını iddia etmek yanlış olur. Bugün en geçerli olan ve herkesin örnek aldığı ve inandığı bir durumdur, evet gerçekten ilmi gerçeklere dayanmadığı halde.

Aşılar etkisizdir
Genel bir fikir yaygın olarak insanların kafasına yerleşmiştir ki; Aşı insanı hastalıklara karşı koruyan ve sağlıklı yaşamamızı sağlayan bir nimettir diye inanılmaktadır. İlaç firmaları, doktorların çoğu ve başka bilim dallarına ilgi duyan çevreler büyük bir başarı olarak bunu iddia etmektedirler. Fakat yakından bakınca gerçekler görülmektedir ki AŞI hiçbir şekilde hastalıklara karşı korumamaktadır, aksine bizleri hasta yapmaktadır. Tarihi olarak bakacak olursak AŞI ortodoks tıbbın bulduğu en büyük YANILGI’dır. Dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan sayısız araştırmalar ve belgeler bize bu gerçeği göstermektedir. Ortodoks Tıp tarafından 200 yıldır aşı yapılmaktadır, fakat Aşının etkisini belgeleyen herhangi bir araştırma şimdiye kadar görülmemiştir. Bir çok Ebeveyn (Batı Avrupa’da) bildirmektedir ki Çocukarını hastalığa karşı aşı yaptırmalarına rağmen, AŞI’yla çocuklarının hastalığı daha ağır geçirdiklerini söylemektedirler.

Sorumluluğu Siz taşıyorsunuz, doktorunuz değil
Doktorların çoğu özelikle de çocuk doktorları düzenli olarak ve belli bir plan dahilinde AŞI yapmaktadırlar. Eğer Ebeveyn olarak AŞI’ya karşı olduğunuzu söylerseniz, çocuğunuz hastalanırsa bunun sorumluluğu size aittir diyerek sizi uyarırlar ve Aşı’nın etkisinden bahsederek bunu bir gerçek olduğunu söylerler. Fakat Aşı ile çocuğunuzun sağlığı ağır tahribata ugrayabilir. Tehlike: Çocuğunuzu aşı yaptırarak hastalıktan korunmaktan çok, aşı olarak daha ağır hastalığa yakalanama riski daha büyüktür. Hem de aşı ile daha kat be kat ağır hastalığa yakalanma ve de aşının yan etkilerinden dolayı daha ağır hastalıklara yakalanması mümkündür. Çocuğunuzun sorumluluğu size aittir, doktotunuza değil. Ilaç Endüstrisi de diğer endüstri dalları gibi başarıdan başarıya koşmak ister. Aşı ile bazı firmalar çok ama çok para kazanmaktadırlar.Bu firmalar akla hayale gelmedik masallarla ispat edilmemiş hayali iddialarla, aşı olunmadığında çocuklarınızın çok tehlikeli hastalıklar yaşayacağı öne sürülerek insanlar baskı altına alınır. Her insan hergün sayısız mikropla temas halinde olur ve bunların çoğuna karşı aşı yapılmış değildir. Buna rağmen çocuklar sürekli söylendiği gibi hastalanmamaktadır. Biz kendi bağışıklık sistemimize güvenmeliyiz. Bu nedenle çocuğunuzun bağışıklık sistemini güçlendirmeniz gerekir, bu da sağlıklı beslenme ve doğal ilaçlarla mümkündür.

İspatlanmamış Aşı teorileri:
Düşünün, biri aşının etkilerini ispatlamış mı? Evet var mı ispatı? Aşı üzerine verilen sayılar ve iddialar tamamen hayal ürünüdür. Her AŞI bağışıklık sistemine yapılan bir SALDIRIDIR. Aşı özellikle de bebeklerin bağışıklık sisteminde büyük bir şok etkisi yapar. Bu nedenle aşı bulaşıcı hastalıklara (enfeksiyon) aşırı yakalanma, allerji, gelişim zafiyeti, otoimmün hastalığı (bağışıklı hastalığı ), beyin tahribatı ve sayısız diğer hastalıklara sebep olur. Hastalıklar immün sistemine etki yapar ve ne kadar aşı yapılmışsa tahribat da o kadar büyük olur. İmmünoloji: Mikroplar ve savunma sistemi üzerine araştırma yapan ilimdalı olup, henüz birçok sorunun cevapı açıktadır, yani bilinmeyen çok şey var. Antijen ve Antikor teorileri ne kadar doğru acaba? Açıkca bir çok teori söylendiği ve iddia edildiği gibi doğru değildir. Dr. Kalmar bu konuda şöyle yazıyor: ’’Antikor göründüğü kadar gezinen antijenleri (mikropları ) temizlemektedir. İmmün sisteminde dinamik olarak iki görev görür.’’ Dr. med. J. Loibner diyorki: ’’Şu gerçektir ki, Antikor sadece bu enfeksiyonun bir defa olduğunu bildirir. Koruyucu güç olarak başka güçler devreye girer.’’ Roitt, Brostoff ve Male yazdıkları İmmünoljinin kullanımı ve Temelleri „Grundlagen und Anwendung der Immunologie“ isimli kitapta ’’Aşının gelişimi ve kullanımı vücudun savunma sisteminin ve etki şeklinin bilinmemesi nedeniyle, aşı’dan medet umulmuştur. ’’ Biz Ebeveynler’de alarım çanları çalmalıdır, şayet işin ciddiyetini anladıysa, çocuklarımız hiç bir faydası olmayan bu aşı ile tedavi metodlarından kurtulmalıyız.

Aşı genteknolojik olarak gelecek nesilleri tehlikeye atmaktadır.
Çok yakınlardan beri AŞI’nın genetik olarak yapısı bozulmuş organizmalardan yapıldığı ve çok faydalı oluğu propogandası yapılmaktadır. Kendimizi şeytanın ellerine bırakmayalım!!! Dr. rer.nat. Stefan Lanka bu konuda diyorki: Genetik olarak üretildiği iddia edilen aşı ve organizmanın tabiatta bulunmadığı bu nedenlede tabiatta bulunan miktopların bu aşı karşısında yok olacağı iddia edilmektedir. Aktif hale getirilen irsi madde aşı ile deri üzerinden veya genetik olarak bozulmuş besin yolu ile hücrelere çekirdeğine ulaşması ve burda depolanması düşünülmektedir. Bu sanıldığı gibi olmamakta ve AŞI kromozomu bozmaktadır. Evet sanıldığı gibi genteknik olarak hazırlanan aşı hücreçekirdeğine gitmemekte aksine sperma veya yumurta hücrelerine giderek orada depolanmaktadır ve burada depolanan aşı çocukların özürlü doğmasına sebep olmaktadır. Genteknik olarak hazırlanan aşı yumurta ve spermaya bulaşır ve bu bu şahısların çocukları özürlü doğabilir. Ilaç Firmalarının istediği olursa ileride sadece planlı olarak genetik AŞI üretilecek ve çocuklara karşı kulanılacaktır.

Toksik Aşı katkımaddeleri:
Normalde her ilaçın birleşimdeki maddenin ne olduğuna dair bir kulanım belgesi bulunur, ama aşı yapılırken bu aşını birleşiminde ne olduğunu doktor hariç kimse bilmemekte ve böyle bir belge veya kagıt parçası bulunmamaktadır ve Anne ve babanın bu konuda bilgisi olmamaktadır. Günümüzde bu aşının bir çok hastalığa: Derikabarcıkları, Beyin zarı iltihapalanması, kanın yapısının bozulması, sinir iltihaplanması vb rahatsızlıklara sebep olur. Birleşiminde: aliminyumlu birleşikler, aliminyumhidroksid, antibiyotikler, öldürülmüş veya zayıflatılmış uyarıcılar (mikroplar), yapısı bozulmuş proteinlar, ve formikaldehid gibi zehirli maddeler içerir. Mobilya yapımcıların formaldehid kulanmaları yasaktır, çünkü Kanserojen etkilere sahip olduğu bilinmektedir. Evet bu çok tehlikeli, kanserojen madde Formaldhid aşının içinde bulunmakta ve direkt çocuklara vurulmaktadır. Bunun yanında hemen hemen bütün aşı maddelerinin içinde Thiomersal bulunur. Thiomersal bir civa birleşiğidir ve vücuttan atılması çok çok zordur ve 10 larca yıl vücutta kalabilir. Thiomersal çocuklarda konsentrasyon problemi, öğrenme zorluğu, konuşma problemi, mantık oluşturmada yetersizlik, büyük huzursuzluk, ve daha bir çok probleme sebep olur. Aliminyumhidroksid birçok aşının içinde katkı maddesi olarak bulunur. Berlin’den Prof. Dr. H. Spiess, Aşının birleşimindeki katkı maddeleri o kadar komplex ve karmaşıktır ve de bunların çoğunun özellikleri de araştırılmamıştır ve bilinmemektedir. Buna rağmen çocuklarımızı deney tavşanı olarak kullandıralım mı? Bütün bu katkı maddeleri kanserojen, allerjik, nabız düşürücü, mide ve bağırsakları bozucu, ve daha birçok yanetkileri vardır. Dr. J. f. Graetz kendi homeopatik Muayenehanesine aşının yantesirleri nedeniyle hastalanan insanları tedavi etmiş ve hemen hepsinde az veya çok Beyin tahribatı olduğunu tespit etmiştir.

Aşı maddeleri kesinlikle enfeksiyonun özelliklerine benzer değildir. Her aşı maddesinin içinde çok çeşitli maddeler içerir ve doğal olarak hiçbir şekilde görülmesi mümkün değildir. Bütün Ülkelerin sağlık bakanlarının ellerindeki sayılardan bilinmektedir. Günümüzde yapılan aşıların çoğu gereksizdir, çünkü bu bulaşıcı hastalıkların çoğu görülmemektedir.

Biyolojik Felaket:
Dr. J. F. Graetz’in yazdığı “Aşı gerekli mi?” (Sind Impfungen sinnvol?) adlı kitabında şöyle diyor:’’ Yıllarca yaptığımız tecrübe ve deneyimler sonucunda görülmektedir ki insanlar sürekli ve sürekli nesilden nesile daha çok hastalanmaktadırlar. Düşünün bugün çocukların çoğunda nörodermatit, spastik (krampl&#305 bronşit, astım, baharnezlesi, hayvan allerjisi, sürekli orta kulak iltihaplanması, legasthenik (öğrenme, okuma ve yazma zorluğu), hiperaktifitet (aşırı taşkınlık hareketlilik), agresivitet (aşırı saldırgan olanma), tehditkar veya bedenen veyahutta ruhen özürlü olmaktadırlar. Sonraları yani erğinlik çağında ise adet anormalikleri, adet öncesi ağrı ve sancılar, yumurtalık iltihapalanması, cinsel organda mantar, yumurtalık kordonunda dölenme, düşük yapma veya erken doğum gibi haller oldukca sık görülmektedir. Bütün bunlar daha önceki nesillerde çok nadir görülürken şimdi normal olmuştur. Bu aşılamaya devam ettiği sürece daha çok rahatsızlıklar ortaya çıkacaktır ve hatta kısırlılık batı ülkelerinde çok hızlı şekilde yayılmakta ve de yüzlerce sperma bankası bu ülkelerde bulunmaktadır. Şuna şahit olunki artık bir insanın problemi değildir bunlar. Bu bütün insanlığı hatta dünyayı ilgilendirmektedir ve yakında bütün insanlık bu felaketin zarrını görecek ve görmektedir de, şayet çok değerli sağlığımızın değerini bilemezsek.

Tam Olarak Düşünün
Kararinizi verin, çocuğunuzu aşılatmak istiyormusunuz, istemiyormusunuz, her aşı için geniş bilgi toplayın ve öğrenin içinde ne var ne yok. Çocuğunuzun sağlığı için zaman ayırın. Gerektiğinde aşı sonra da yapılabilir hemen karar vermeyin sonra neler olabileceğini düşünün. Sadece siz Ebeveyn olarak çocuğunuzun aşı olup olmaması konusunda karar verebilirsiniz. Sizin kararınızı kimse değiştiremez. Dr. med. G. Buchwald 40 yılı aşkın araştırması sonunda aşının bir faydası olmadığını ama çok zararının olduğunu tesbitetmiştir. O şöyle demiştir: Aşı korumaz, Aşı yardım etmez, Aşı tahrip eder.Burada Aşının zararlarını saymaya kalksa bitiremeyiz.

Aşı Tahribatı: Eğer tedavi hasta yapıyorsa:
Aşı nedeniyle nerede ne kadar insanın öldüğü ve ve ağır hastalandığı en geniş şekilde bu sitede bulunabilir, fakat site almancadır. Amarikada sadece 1918 yılında 100.000.000 insanın 6 katmanlı aşı yüzünden öldüğü düşünülürse gerçek daha iyi anlaşılır. http://www.impf-report.de/index.php
http://www.impf-report.de/index-alle.php

Birçok bulaşicı hastalık (enfeksiyon) artık Almanya’da görülmemektedir. Türkiye için de aynı durum geçerlidir. Buna rağmen Ebeveynler soruyor, o halde neden çocukları aşı yaptırıyoruz. Korkunç iddia: Hastalığın ortaya çıkma ihtimali olmamasına rağmen, neden birçok tahribata neden olan aşı yapılmaktadır. Ve gerçekten de Aşının her zaman zararı vardır. Genelikle rahatsızlıklar geçicidir. Fakat bazı çocuklarda ağır rahatsızlıklara neden olurken ve hatta bazılarında kalıcı tahribata neden olmaktadır. Örneğin ben 40 yıl önce aşı olmama rağmen Gökçek İksirini kulanmaya başladıktan sonra Aşı yapılan yerde ve çervresinde yaralar oluştu, hatta sol koltuk altında çıbana benzer kızarıklıklar görüldü ve hatta ta sırtımda bu dobur dobur kızarıklıklar görüldü. Ailem doktora git görün bu nedir dedi. Doktorum bile şaşırdı kan testi allerji testi vs testler yapalım dedi. Ama aşı yapılan yerde yara oluşması ve çevresinde çıban gibi dobur dobur kızarıklıklar görülmesi Aşıdan kalan bir kalıntıdır.

Zararsız Aşı reaksiyonları:
Aşı maddesinin bağışıklık sistemini uyardığı iddia edilmektedir. Aşı yapılan noktada kızarıklık, şişme ve hatta düğüm gibi kist oluşabilir. Ayrıca genel hastalık belirtilerinden ateş, eklem ağrısı görülebilir. Hassas çocuklarda ateş ve ateşli nöbetler dahi görülebilir. Her 30 çocuktan birinde bu tür rahatsızlıklar görülebilir.

Aşıda yaşayan mikrop varsa:
Aşı maddesinde canlı ve aktif uyarıcı (virüs) varsa, bu aşı yapılanın immün sistemini (bağışıklık sistemi) zayıflatır ve hatta Aşı hastalığına sebep olabilir. Yani bu şu demektir ki, korunmak istenilen hastalık ortaya çıkabilir. Aşı hastalıkları genelikle hafif olarak görülürler. Bu nedenle Verem (tbc) aşısı yapılan çocuklardan 20 si vereme yakalanmış ve bu nedenle verem aşısı Almanya’da 1998’den beri uygulamadan Aşı Komisyonu tarafından kaldırılmıştır, çünkü faydadan çok zararının olduğu görülmüştür. Aynı şekilde polio-aşısı da (çocuk felçi-aşısı ) tarihe karşmıştır, çünkü zararı görülmüştür. Bu nedenle de yeni aşıda canlı, aktif uyarıcı (virüs) bulunmamaktadır.

Aşı Tahribatı-Büyük Kaza Alğılaması
Aşının nadiren çok ağır yantesirleri görülebilir ve bu yantesir çocukta ömür boyu iyileşmiyecek kalıçı tahribata sebep olur. Bu nedenle ebeveynlerin çoğu Almanyada aşının bu yantesirlerinden dolayı çocuklarını aşı yaptırmamaktdırlar. Aşı tahribatlarının başında: Sara nöbetleri, Felç, Kanın yapısını bozma, ağır allerjik reaksiyonlar ve kişilik değişimleri görülebilir. Almanyada 2001 yılında yapılan 20 milyon aşıdan 321 ağır komplike durumlar bildirilmiştir, bunlardan 3’de birinin aşı ile bağlantılı olduğu tesbitedilmiştir.

Karanlıkta kalan sayılar:
Aşının yantesirleri çok az görünmektedir. Çünkü aşının yapacağı tahribat hemen aşıdan sonra ortaya çıkmaz. Çünkü uyarıcı (virüs) çok zayıfır. Bu nedenle aşının sebep olacağı hastalık yıllar sonra hatta 20-30 ve hatta 40-50 yıl sonra ortaya çıkabilir. Bu nedenle de doktorların rahatsızlıkların sebebi hakkında fikir yürütmeleri mümkün değildir. Doktorların aşını sebep olduğu tahribatı bildirmeleri çok karmaşık ve zaman alıcı formuller gerektirdiğinden ve de sebebinin aşı olduğu konusundaki şüphelerinden dolayı çok nadir bildirim yapılmaktadır. Almanyada 2001’den beri doktorların aşının yantesirlerini bildirme zorunlulukları vardır.

Sadece yan tesir üzerine oldukca çok bildirim yetkililere ulaşırsa o zaman, bu aşının şu tür zararları vardır diye uyarıda bulunurlar. Bundan dolayı aşının sebep olduğu rahatsızlıklar geç ve çok geç ortaya çıkar ve bundan dolayıda tam olarak bilgi sahibi olmak mümkün değildir. Örneğin kenenin sebep olduğu beyinzarı iltihaplanmasına (FMSE) karşı aşı yapılması uzun süre tavsiye edildi, çünkü aşının yantesirinin olmadığı uzun araştırmalar sonucu belgelendi dendi. Bunun üzerine bu aşının yıllar sonra aşırı ateşlenmeye sebep olduğu anlaşıldı ve aşı yasaklandı. Aşının zararlarını çekenler çektikleri ile kaldı ve kalıyorlar yaşadıkları sürece de kalacaklar. Almanyada bunun üzerine yeni aşı türü üretildi, fakat bu aşının yantesiri henüz keşfedilmedi.

Panik yapıcılar:
Aşı karşıtları ve taraftarları arasında tartışmalar sürüp gitmektedir. Aşının yapılmasını isteyenler kaşı olanlara panik yaptıklarını iddia etmektedirler. Bu konuda yüzlerce pro ve kontra görüşler, düşünceler, yazılmış kitaplar ve internet sayfaları mevcuttur. Bu nedenle yıllar süren araştırmaların yapılması gerekir, bu ise çok büyük mali kaynak demektir.

Örnek: Akut allerji katkı maddeleri nedeniyle:
Aşı yapılan çocukların bazılarında tavukproteinı ve civaya karşı allerjik oldukarı bilinmektedir, fakat çok az görülür.

Aşının ileride allerjiye sebep olabileceği tartışılmaktdır,
Bana göre doğrudur, neden denecek olursa. Almanyada 25-30 milyon insan baharnezlesi ve besin allerjisinden muzdaripken bu Türkiyede oldukca azdır. Almanya başta olmak üzere batı Avrupa ülkelerinde oldukca sık allerji görülürken, düne kadar DDR olarak bildiğimiz doğu Almanyada allerji olanların oranı oldukca düşüktür.

A-) Aşının bilinen tahribatları:
Aşının içerdiği tavukproteini ve civaya karşı aşırı duyarlılık gösterme(allerji), Bağışıklık sistemi ateşli kramplarla kendini belieder.
Diphterie-Tetanus: Guillain-Barré-Sendromu (GBS: Çevre (perifer) sinir sisteminde tahribat)
Tetanus: GBS
Kızamık-Kabakulak-Kızılcık: kandaki alyuvarların sayısını düşürür.
Kızamık: Ağır beyin iltihapalanması, immün zafiyeti
Kızılcık: Akut Artrit
Kabakulak: Beyinzarı iltihapalanması (menejit)
Pertusis: Akut Menejit, bazen kalıcı tahribata sebep olabilir
Sarı Huma: Beyin iltihapalanması
Polio (Çocuk felci)- Aşısı: bu aşının eski eskiden ağıdan alınanı immün zafiyetine neden olabiliyordu, yenisi hakkında bilgi sahibi değiliz.
Verem: Verem aşısı nadiren verem sebep olamaktadır
Grip aşısı: (GBS: Çevre (perifer) sinir sisteminde tahribat)
FSME: (GBS: Çevre (perifer) sinir sisteminde tahribat)

B-) Hastaliklarla bağlantıları kesinleşmemiş olabilecek ihtimaller:
Tetanus: Kramplı rahatsızlıklar, Eklem iltihaplanması, Deri iltihapalanması
Haemophilus influenza: Gripe benzer rahatsızlıklar, beyin ve gırtlak iltihaplanması, GBS, Omurilik iltihapalanması, Trobosit sayısında azalma bu nedenle kanın pıhtılaşmasında problem
Kızamık: Beyin iltihaplanması, MS, GBS, Sinir ilat,ihapalanması
Boğmaca: GBS, Perifer sisnir sisteminde tahribat
Kızılcık: Sinirlerde tahribat, kronik Artrit, Kramplı rahatsızlıklar

C-) İspat edilmemiş idealar:
Çeşitli Aşıların ani çocuk ölümlerine sebep olduğu
Tetanus: Beyin iltihapalanması
Hepatit B: Multiple Skleroz (MS)
Kızamık: Kalin bağırsak iltihapalanması, Beyin iltihapalanması
Kabakulak: Şeker hastalığı, Kramplı hastalıklar, Sinirsel hastalıklar
………………………………………………………………………………………..
Aşı Tahribatı milyonlarca insanın ölümüne sebep olabilir:
Aşının tehlikeleri üzerine 15 yıl önce arkadaşım bana bir kitap verdiğinde, bu kadarı da fazla diye itibar edip okumamıştım. Gökçek İksirini kulanmaya başladıktan sonra sol dirseğimin üstünde altında çevresinde ve koltukaltındaki bezelerde vede sırtımda çıban gibi kırmızmısı kızarıklıklar oluştu. Doktoruma gittiğimde Virüsler dışarı vurmuştur dedi.

Neden 40 yıl önce yapılan aşı yerinin çevresinde bu tür problemler oluyor diye şaşırdım. Ve araştırmalar yaptım, ADB başta olmak üzere Amarika kıtasında çıkan İspanya Gribine karşı 1918 yılında 6 katmanlı aşı yapıldığını ve takriben 100 milyon insanın Gripten değil de 6 çeşit aşının bir birine karıştırlması ile yapılan aşıdan öldükleri tesbitedilmiştir.

ABD’nin bu yeni bir oyunu değildir, 18 ve 19 yüzyılda yıllarca kızılderilileri yok etmek için bu insanlara karşı biyolojik savaş uyguladıkları bilinmektedir ve bugün ABD’de müzelik denebilecek sayıda kızılderili kalmıştır. Ordaki insanlar size iyilik yapıyoruz diye önceden mikrop bulaştırdıkları battaniyeleri ve tekstil ürünlerini bu insanlara vererek, bu insanları yavaş yavaş yok etmişlerdir.

O zaman ortaya çıkan İspanya Gribine benzer, salgın hastalık yani kuş gribi Çinde görülmüş ve milyonlarca kanatlı hayvan ölmüştür. Bu SARS virüsünün ABD’nin CIA laboraturlarında geliştirldiği sonradan Çin Hükümeti tarafından tesbitedilmiştir.

Yine Türkiyenin aynı anda bir çok yöresinde aynı anda görülen Kuş gribininde genetik yapısı değiştirilen virüslerin sebep olduğu tahminedilmektedir. Bununda ABD’nin İran’a saldırı planına karşı çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerini susturmak için yapıldığı tahminedilmektedir. Dünyanın hemen hemen hiçbir ülkesinde olmayan Biyolojik-Savaş aracı olarak kulanılan virüsler ABD ve Rusyada bulunmaktadır.
…………………………………………………………………………………………
AŞI OLMAK YA DA OLMAMAK …………..Amarika’dan bu metni hazırlıyarak ban gönderen Lale Kaplan Hanımefendiye teşekkürler.

Aşı zararlı mı?
Aşılar vücuda zarar verebilen kimyasal maddeler ve diğer elementlerden yapılmıştır. Bu elementlerden bazıları formaldehyde (kansere sebep olabilen), thimerosal (civadan elde edilen zehirli bir madde), aluminyum fosfat (deodorantlarda kullanılan bir başka zehirli madde), phenol (karbolik asid), alum(koruyucu), ve acetondur.

Aşılar, zehirli kimyasal maddelerle beraber tavuk embriyosu, calf serum, tavşan beyin hücresi, maymun böbrek hücresi gibi yabancı protein içerirler. Bu yabancı proteinler çok farklı alerjik ve inflammatuary tepkilere sebep olabilirler. Bu maddeler kana ulaştığı zaman vücut hemen müdahele edip ateş, kızarıklık, kaşıntı şişlik gibi yollarla bunları dışarı atmak isteyecektir. İlaçlarla bağışıklık sistemi bastırılmaz, vücudun doğal bir şekilde bu zehirleri atmasına izin verilirse belki uzun dönem etkilerden kurtulmak mümkün olabilir. İlaçlarla doğal tepkiler bastırılarak bu zehirlerin dışarı atılmasına izin verilmez, yada bağışıklık sistemi güçlü olmayan vücutlarda bu zehirler atılamazsa dokulara yerleşerek ilerde şeker, otizm, astım, sinir hastalıkları, kan kanseri hatta direkt ölüme varan durumları tetikleyebilir .

Birçok çocukta aşılardaki zehirlerin vücuda yerleşmesi hiçbir şeye sebep olmuyormuş gibi görünse bile çocuğun kendi doğal potansiyelinin altında yaşamasına yol açacaktır. Daha zayıf bağışıklık sistemi, daha zayıf zeka, yaratıcı güç, daha az enerji. Ve ilerki hayatında ilaçlar, floridli su, yiyeceklerdeki katkı maddeleri, tarımsal ilaçlar gibi bütün sebeplerle birleşerek ciddi kronik hastalıkların oluşmasına yardımcı olacaktır. Hatırlarsak son elli yılda şeker, kan kanseri, otism, astım gibi çocuk hastalıkları gittikçe artmaktadır.

Aşı niye etkili değil?
Çünkü aşılar çocuk hastalıklarındaki ana sebebi ortadan kaldırmaya yönelik hiçbir şey yapmamaktadırlar. Su çiçeği, kronik öksürük, kızamık gibi çocuk hastalıklarının asıl sebebi mikroplar değil, vücudun içinde bulunduğu toksik şartlardır (toxeamia). Ünlü Amerikalı çocuk doktoru Henry Bieler e göre “Hastalıkların asıl sebebi mikroplar değildir. Toxeamia nin sebep olduğu hücre düzeyindeki bozulma mikropların çoğalması ve aktif olabilmesine uygun ortamı oluşturur” Toxemia nin sebepleri arasında gelişmemiş ülkelerde yetersiz beslenme, aşırı nüfus, kirli su gelişmiş ülkelerde ise aşırı derecede et, süt, özellikle pastörize edilmiş aşılar, ilaç tüketimi, yiyeceklerdeki katkı maddeleri, tarım ilaclarını sayabiliriz.

Aşıların yetersizliğine dair tarihsel gerçekler:
1-) 1871-2 de İngiltere de 2 ve 50 yaş arasındaki nüfusun %98i su çiçeğine karşı aşılanmasına rağmen, İngiltere 45.000 ölümle tarihinin en kötü suçiçeği salgınlarından birisini yaşadı. Aynı zamanda Almanyada nüfusun %96 sı aşılanmasına rağmen su çiçeğinden ölümlerin sayısı 125.000 den fazlaydı. (The Hadwen Documents)

2-) Almanyada 1940 da difteriye (kuşpalazına karşı zorunlu aşılardan sonra 1945 de difteri vaka sayısı 40.000 den 250.000 e çıkmıştı. (Don’t Get Stuck, Hannah Allen)

3-) 1960 da Amerikada iki virologist (virüsleri inceleyen) çocuk felci aşısının labaratuar hayvanlarında kansere sebep olan SV40 virüsü taşıdığını tespit ettiklerinde milyonlarca çocuk aşılanmıştı. (Med Jnl of Australıa 17.3.1973 p555)

4-) 1967de Ghana nüfusunun %96 sı kızamığa karşı aşılanarak Dünya Sağlık Örgütü tarafından kızamık-free ilan edilmişti. 1972 de Ghana çok yüksek ölüm sayısı ile beraber tarihinin en kötü kızamık salgınını yaşadı. (Dr H Albonıco, MMR Vaccıne Campaıgne ın Swıtzerland, March 1990)

5-) 1970 ile 1990 arasında İngiltere de 200.000 den fazla whooping cough(sürekli derin öksürük) tamamen aşılanmış çocuklarda görüldü. (Communıty Dısease Surveıllance Centre, UK)

6-) 1970 de Hindistanda 260.000 kişiyi içeren tüberküloz aşısı denemesinin sonuçlar aşılı olan kişilerde hastalığa yakalanma oranının arttığını ortaya çıkardı. (The Lancet 12.1.80 p73)

7-) 1977 de ilk çocuk felci aşısını geliştiren DR. Jonas Salk diğer bilim adamları ile birlikte 1961 den beri Amerikada görülen birçok çocuk felci vakasının asıl sebebinin aşının kendisi olduğuna dair ifade verdi. (Science 4.4.77 Abstracts)

😎 1978 de Amerikanın 30 eyaletinde yapılan bir araştırma, kızamığa yakalanan çocukların yarısından fazlasının daha önceden aşılanmış olduğunu ortaya çıkardı. (The Peoples Doctor, Dr R Mendelsohn)

9-) JAMA nın Şubat 1981 sayısına göre doğum uzmanlarının %90 ı, çocuk doktorlarının %68 i kızamıkçık aşısı olmayı reddetti.

10-) Amerikada bir DPT aşısının fiyati 1982 de 11 centten, 1987 de 11.68 onbir dolar altmışsekiz cente yükselmişti. Sebebi ise aşıyı üreten firmaların aşılardan zarar gören yada ölen çocukların ailelerine ödemek zorunda kaldıkları tazminatlardı. (The Vıne, Issue 7, January 1994, Nambour, Qld)

11) 1988 ve 1989 da Oman (Umman) da tamamen aşılanmış çocuklarda çocuk felci salgını görüldü. Hastalığın en yaygın olduğu bölgeler tamamen aşılanmış bölgeler, hastalığın az görüldüğü bölgeler ise aşılanmamış bölgelerdi. (The Lancet, 21.9.91)

12) 1990 da JAMA dan bir makale de” Amerikada okul çağındaki çocukların tamamen aşılanmış olmasına rağmen kızamığın çok yüksek oranda aşılanmış cocuklar arasında ortaya cıktığı” na dair bilgiler vardı. (JAMA, 21.11.90)

13) Amerikada, 1990 dan 1993 e kadar FDA e aşıların sebep olduğu durumlardan dolayı yapılan şikayetlerin sayısı 54,072 idi. FDA bu rakamın gerçek rakamın %10 u olduğunu kabul ediyor. Çünkü birçok doktor aşıların sebep olduğu reaksiyonları bildirmeyi kabul etmiyor. (National Vaccine Information Center. March 2.1994)

14) 2 Kasım 2000 de Amerikalı Doktorlar ve Cerrahlar Birliği (AAPS) St Louis deki 57. toplantılarında oy birliği ile çocuk aşılarının zorunlu olmasının kaldırılması için karar aldı. Bu karara bir tane bile hayır diyen çıkmadı. (Report by Mıchael Devıtt)

Yukarıdaki bilgiler Ian Sınclaır in Vaccinationdebate.com adlı sayfasından alınmıstır. Bu konuda daha fazla bilgi için (ingilizce)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: