helalderman

YEDİKLERİN KADAR DOĞALSIN…

MONTESSORİ EĞİTİMİ VE ÇOCUKLUK SIRRININ KEŞFİ

Posted by helalderman 23 Ağustos 2011


ÜLKEMİZDE EĞİTİMİ SADECE DEVLET VEREBİLİYOR.YURTDIŞINDA İSE BÖYLE DEĞİL.ÇOCUK ZORLANMIYOR,SIKILMIYOR,MERAK EDİYOR VE ANNE BABA YORULMUYOR.

Tanınmış Montessori öğrencileri

Jeff Bezos, Amazon.com’un kurucusu
Sergey Brin ve Larry Page, Google.com’un kurucuları
Anna Frank, Hollanda’lı genç kız 2.Dünya Savaşı’nda saklanan bir yahudi aileyi anlatan günlüğüyle ünlüdür
Friedensreich Hundertwasser, Avusturya’lı ressam ve mimar
Jimmy Wales, Wikipedia’nın kurucusu
Will Wright, The Sims’in tasarımcısı
Katherine Graham, Washinton Post’un sahibi ve editörü
Julia Child, ilk TV şef aşçıcı
Helen Hunt, Akademi Ödülü sahibi oyuncu
George Clooney, Akademi Ödülü sahibi oyuncu
Gabriel Garcia Marquez, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi yazar
Joshua Bell, American keman sanatçısı, Stradivarius kemanlarının sahibi
Lea Salonga, Filipin asıllı Amerikalı şarkıcı ve Brodway sanatçısı
Montessori Yönteminin Farklılığı

Geleneksel Eğitim Anlayışı ve (m)Montessori Yöntemi arasındaki farklar

– Öğrenme ezber ağırlıklıdır,çocuk ezberleyerek öğrenmeyi
öğrenir.
(m)* Öğrenme kişinin etkin olduğu bir deneyimdir, çocuk öğreneceği bilgiyi yaşayarak öğrenir.

– Çocuğa öğretmen öğretir.
(m)*Öğretmek, yetişkinden çocuğa doğru bir bilgi akışı olarak düşünülür
Öğrenmek kişinin bilgiyi birebir kendisinin edindiği bir deneyimdir. Her insan gibi çocuk da kendisi öğrenir.

– Çocuk dış-disipline uyar.
(m)*Çocuk iç-disiplin geliştirir.

-Çocuk içinde bulunduğu topluluğun hızına uymak ve öğreneceği bilgilerin içeriğini olduğu gibi kabul etmek zorundadır, öğrenebileceklerini arttıramaz.
(m)* Öğrenme kişiye özel gerçekleşir, böylece çocuk kendi hızını ve öğrenme ihtiyaçlarını belirler.

– Çocuk öğretmeni hangi bilgiyi almasını istiyorsa onu öğrenmeye çalışır.
(m)* Çocuk ihtiyacı olan bilgiye ve ilgi alanlarına göre çalışmasını kendisi yönetir.

-Soyut kavramlar soyut biçimde verilmeye çalışılır.
(m)* Soyut kavramlar somutlaştırılarak çocuğa sunulur. İlk altı yaşın bilgi edinebilmesinin tek yolu budur.

-Çocuğun sunulan konuyu öğrenme süresini öğretmen belirler.
(m)* Çocuk öğrenme süresini kendi belirler.
Çocuğun doğru ya da hatalı olduğunu anlayabilmesi için sürekli olarak onaylanmaya ihtiyaç duyar.
Araçların hata denetimleri olduğundan çocuk hata yaptığında başka birine ihtiyaç duymadan hatasını görür ve çözer, böylece dışarıdan onay ihtiyacı duymaz.

-Çocuk öğretmenin zamanlamasına uymaya mecburdur, kendi öğrenme hızı farklı da olsa.
(m)Çocuk kendi öğrenme hızına göre çalışır.

– Öğretmenin iradesi çocuğun iradesinden üstündür ve çocuk öğretmenin iradesine uymak zorundadır.
(m) Çocuk kendi iradesine hakim olmayı öğrenir ve kararlarını kendi iradesi doğrultusunda verir.

– Çocuklar sürekli rekabet etmelidir, yarışmak başarının vazgeçilmez bir unsuru sayılır.
(m)Çocuklar rekabet etmez, gelişmek yarışın değil çalışmanın sonucudur. Başarının temel unsuru olarak gelişme ölçü alınır.

– Geleneksel yöntem ailelerin uygulanan yöntemi öğrenmesini talep etmez sadece olduğu gibi uyulmasını bekler.
(m)Eğitimin sürekliliği için ailelerin de Montessori Yöntemi hakkında bilgi sahibi olması arzu edilir. Montessori okulları konu hakkında düzenli toplantılar yapar.

(m):montesori yöntemine göre

Montessori Yöntemi
Montessori Yöntemi’nin en önemli özelliği yöntemin kendine has bir eğitim felsefesinin üstüne inşa edilmiş olmasıdır ve bu felsefe kendisinden önce birçok filozofun yaptığı gibi çocuklardan uzak bir yaşamdan bulmaz kaynağını. Maria Montessori 1900’lerin başında Roma’nın düşük gelirli ailelerinin bulunduğu San Lorenzo’da yöntemini çocuklarla çalışarak ve onları gözleyerek geliştirmeye başladı. Bu nedenledir ki Maria Montessori kendi oluşturduğu eğitim yöntemini anlatırken şöyle der “Çocuğu çalıştım. Çocuğun bana verdiklerini aldım ve onları ifade ettim. İşte Montessori Yöntemi budur.”


Bugün dünyada Montessori Eğitimi öncelikle okul öncesi ve ilköğretim döneminde uygulanır. Fakat bazı ülkelerde üniversiteye kadar devam edilebilen Montessori okulları da vardır.

Montessori Felsefesi

Montessori’nin eğitim felsefesi çocuğa bakışı nedeniyle geleneksel anlayıştan çok ayrıdır. Montessori’ye göre çocuklar yetişkinlerden tamamen farklı bir biçimde öğrenir, düşünür ve algılarlar. Bu nedenle çocuğu yetişkinin eksik bir örneği olarak görmeye çalışarak eğitim vermek, binlerce yıldır yapılmakta olan bir hatayı sürdürmekten başka bir anlama gelmez. Çocukların kendilerine has ihtiyaçları ve hakları vardır. Yetişkinin çocuğun gelişim sürecinde yapabileceği tek şey çocuğun önündeki engelleri kaldırmak ve onun ihtiyaçlarını karşılamaktır. Eğitim çocuğun kendi kendini inşa ettiği bu dönemde onun sahip olabileceği deneyimleri zenginleştirmek ve tecrübeleri ilerleme yönünde sunabilmektir.

Geleneksel yöntem çocuğun gelişimini notlar, testler ve karnelerle ölçerken, Montessori Yöntemi bu ölçümü temelinden reddeder. Açıktır ki gelişimi bu şekilde ölçmeye çalışmak çocuğu hedefi sadece bir test sonucuna indirgeyen olumsuz bir yarışmaya sokar, oysa asıl amaç öğrenmek ve ilerlemektir.

Montessori Yönteminde değerlendirme çocuğun araçlarla çalışması sırasında yapılan hassas gözlemlerin bir sonucu olarak belirlenir. Özellikle ilk altı yaşta çocuğa herhangi bir geleneksel değerlendirmenin yapılamayacağı, gelişimi ölçtüğü düşünülen testlerin çocuklar hakkında oldukça kısıtlı ve fazlasıyla genellemeye dayalı bilgiler verdiği bilinmektedir. Bu nedenle çocuğun çalışmaları sırasında toplanan gözlemler ki bu gözlemler sadece araçlarla yapılan çalışmalar hakkında değildir, beden eğitimi sırasında yaptığı hareketler de gözleme dahildir oyun oynarken arkadaşlarıyla kurduğu sohbetlerde. Çocuk hakkında toplanan bu gözlemler hem Montessori’nin ilke ve ölçülerine hem de gelişim psikolojisinin verilerine göre değerlendirilir. Montessori Yöntemi çocuğun gelişimini sayılarla değerlendiren bir karneden çok çocuğun yaptığı işler, öğretmen ve gözlemci yazıları ve uzmanlar tarafından düzenli bir takiple değerlendirir. Çocuğun başarıları, güçlü olduğu konular ve zayıflıkları da bu yazılarda belirtilir ve öneriler de bulunulur.

Montessori Yöntemi iki temel gelişim süreci belirlemiştir: bu süreçlerden birincisi doğumdan altı yaşa kadar olan, ikincisi ise altı yaştan on iki yaşa kadar olan süredir. İlk altı yaşa kadar çocukların bulunduğu bir Montessori sınıfına “çocukların yuvası” anlamına gelen “casa dei bambini” denir. Çocukların yuvasında çocuklar bireysel öğrenme biçimleri ve hızlarına göre öğrenir ve gelişirler. İkinci gelişim sürecindeki eğitime Montessori “kozmik eğitim” der. Bu eğitim sürecinde çocuk dünyayı ve yaşamı kendisiyle beraber bir bütün olarak anlar.

Gelişimin ilk evresi yoğunluklu olarak bireysel deneyimlere dayanır, çünkü çocuk beyninin ve kişiliğinin çok büyük bir kısmını bu dönemde inşa eder. Bu evrede çocuklara geleneksel eğitimde olduğu gibi eğitmen tarafından belirlenen bir içerik ve belirlenmiş bir hızla eğitim vermeye çalışırsak, bu çocuğun gelişimini fakirleştirmekten başka bir işe yaramaz. Fakat bu durum çocukların tamamen bireysel bir eğitim aldıkları anlamına gelmez, çocuklar farklı yaşlar ve farklı becerilerdeki arkadaşlarıyla özgürce ilişki kurabilecekleri bir çevre içinde ilk toplum deneyimlerini elde ederler.

Diğer eğitim yöntemlerinden tamamen farklı olarak Montessori Yöntemi çocuğun bağımsızlığını ve özgürlüğünü, sınırlar ve sorumluluklar içerisinde destekler. Çocuk kendine yetebilecek bir birey olma arzusuyla doğar, bu ona özgürlük ve bağımsızlık kazandıracaktır. Fakat, günümüzdeki çocuk büyütme anlayışları ve geleneksel eğitim çocuğa özgürlük ve bağımsızlık vermek yerine çocuğun yerine karar verme ve çocuğun hayatını yetişkinin denetimine bırakmasını destekler. Ne yazık ki bu yanlış uygulama çocuğun hayat için ihtiyaç duyacağı becerilerin gelişememesiyle sonuçlanır.

Montessori Yöntemi’nin temel öngörüleri şunlardır:

Çocuk yetersiz bir birey değildir. Tüm canlılar gibi çocuk da bağımsızlığını yani kimsenin yardımı olmadan kendi ayakları üstünde durabilmeyi ister.
Çocuğa saygı duymak gerekir aksi takdirde onun seçimleri doğru değerlendirilemez.
Çocuk kendi öğrenme deneyimini gelişim ihtiyaçlarına uygun olarak kendisi yönetebilme becerisine sahiptir.
Çocuklar yetişkinlerden farklı şekilde bilgi alır ve öğrenir.
Çocuğun gelişimi hakkındaki bilgi çocuğun Montessori Yöntemi’nce düzenlenen bir çevreyle kurduğu ilişkinin gözlemlenmesiyle elde edilir. Öğretmenin gözlemleri değerlendirilir ve çocuğun ilerlemesi bu verilere göre düzenlenir.
Gelişim süreci içinde çocuğun çevresindeki bazı uyaranlara karşı zaman zaman daha duyarlı olduğu dönemler vardır. Bu dönemlerde öğrenme diğer dönemlere göre çok hızlı, yoğun ve etkisi güçlüdür. Hayatın ilk altı yılında mümkün olan duyarlı dönemlerde çocuk dile, sosyal ilişkilere, duyularını geliştirme ve ayrıntılamaya, bilgilerini sınıflandırma ve derecelendirmeye eğilimli olur. Bu nedenle çevre duyarlı dönemleri en verimli biçimde kullanabilecek bir biçimde düzenlenmelidir.
Hayatın ilk altı yılı yaşamın daha sonraki yıllarıyla kıyaslanamayacak kadar değerlidir. Çocuk yetişkinliğinde kullanacağı hayat becerilerinin büyük bir kısmını bu ilk altı yılda inşa eder. En önemlisi çocuğun bilgiyi alma ve işleme becerisi bu dönemde çok yüksektir ve en verimli şekilde değerlendirilmesi gerekir.
Çocuklara sözel olarak bilgi iletilmesi yararsız bir çabadır. Çocuklar bu dönemde bilgiyi mutlak surette yaparak ve yaşayarak alırlar. Sorun bilgiyi alma ve değerlendirme sürecinin çocuğa nasıl yaşatılabileceğidir. Montessori araçları çocuğun bilgiyi yaşayarak keşfedebilmesini sağlar çünkü artık bilgi söz gibi soyut değil ama çocuğun eliyle işleyebileceği somut bir biçimdedir.
Bağımsız sorun çözme becerilerinin gelişmesi desteklenir ve çocukların kendi ayakları üstünde durabilmeleri cesaretlendirilir.

Hedefler

Montessori Yöntemi çocuğun bir birey olarak tüm özelliklerini mümkün olabilecek en ileri seviyede geliştirmeyi hedefler. Bu yolda çocuğu sorular üreten ve sorularına cevaplar bulabilen biri olarak yetiştirir. Önemli olan kişinin kendine yeterli bir birey olabilmesidir. Montessori Yöntemi özünde üreten ve mutlu olan insanlar yetiştiren bir hayat eğitimidir.

Montessori Yönteminde Hazırlanmış Mekan

Çocuğun gelişiminde ilk adımları bir dönüm noktasıdır. Durağan konumunu harekete edebilir hale gelir. Ve bu hareket hali çocuğu hareket etmeye duyarlı bir döneme sokar. Montessori çocuğun hareketlerinin bir amaca hizmet ettiğini düşünür. Amaç beden üzerinde hakimiyet kurabilmektir. Bu hakimiyet karşılıklı bir ilişkidir, beden zihne ve zihin de bedene hakim olmayı öğrenir. Bu nedenle çocuklar bir hedefe göre hareket ederler, bu hedef onların elde etmesi gereken bilgidir. Çocuğun hareketi Montessori Yönteminde İŞ olarak adlandırılır.

Hayatın ilk yıllarında sözel bilgi iletimi mümkün değildir çünkü henüz en temel bilgiler eksiktir. Uzay ve zaman kavramı doğuştan edinilen bilgiler değildir. Yaşarken kazanılır. Uzay kavramının kazanılması bedenin sürekli uzay içinde hareket ettirilmesiyle mümkün olur. Zaman kavramı ise değişimin algılanması ve sıralanmasıyla öğrenilir. Çocuklar bunların yanı sıra sınıflandırma, sıralama, nitelik ve nicelik ifade eden kavramlara da sahip değildirler.

Bu nedenle bilgi elde etmek çocuğun içinde bulunduğu mekanı deneyimlemesiyle mümkün olur. Yani yaşadığı mekanı tüm bedeniyle deneyimleyebilmelidir. Ancak bu şekilde beyin gelişebilir ve öğrenmenin ön koşulları sağlanır.

Hazırlanmış bir mekanda her şey çocuk boyutlarına uygundur. Böylece çocuk mekan içinde tam bir hareket özgürlüğüne sahiptir. Böylece mekanı kendi iradesine göre değiştirebilir ve kullanır. Ve mekanı bir yetişkinin yardımına ihtiyaç duymadan kullanması çocuğun kendine yeterli olmasını sağlar ve elbette ancak bu şekilde kendi yeteneklerini son haddinde geliştirebilir. Mekanın çocuk boyutlarında olması çocuğa mekanın onun için hazırlanmış olduğunu hissettirir. Mekandaki her şeyin sahibi çocuklardır.

Montessori Yönteminde mekan altı temel parçadan oluşur:

1.Özgürlük: Gelişimin ilk aşamalarında çocuk ihtiyacı olan bilgiyi seçebilme eğilimine sahiptir. Bu nedenle çocuğun belirlenmiş kurallar dâhilinde özgür bırakılması gerekir.

2.Yapı ve Düzen: Çocuğun her gün aynı düzene sahip bir mekan içinde bulunması onun uzay ve zaman kavramlarını geliştirmesi için anahtardır. Düzenin sağlanması için her Montessori aracı belli bir düzen içinde yerleştirilir ve sunulur. Sınıflarda her araçtan bir tane vardır. Bu çocuğa sınırlarını öğretir. Sıra beklemeyi öğrenir. Çalışmak istediği aracı ilk seçme aşamasında sorun çözmeyi ya da beklerken kendini denetlemeyi öğrenir. Bu sayede çocuklar içine doğdukları aşırı çeşitliliği düzenli olarak algılamaya başlarlar.

3. Gerçekçilik ve Doğa: Sınıflarda yer alan günlük kullanım araçları aslına uygundur (kırılabilir araçlar, lavabo gibi). Bu sayede çocuk gerçek dünyaya dair daha doğru bilgiler elde eder (seramik yere düşünce kırılır). Sınıflardaki ve bahçedeki hayvanların ve bitkilerin sorumluluğu çocuklara aittir. Bu sayede canlı ve cansız arasındaki ayrımı öğrenirler. Ve elbette doğanın işleyişine dair fikir sahibi olurlar.

4.Güzellik: Güzellik mekanın sadeliğinden gelir.

5.Ortam: Her zaman amaçlılığı ve üretkenliği hissettirmelidir.

6. Montessori Araçları: Montessori araçları çocuğun dikkatini çekecek ve dikkatini yoğunlaştırabilmesini sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Montessori Araçları dört başlık altında sınıflandırılır:

a.Günlük Hayat Uygulamaları,

b.Duyu Araçları,

c.Akademik Araçlar,

d.Kültürel ve Sanatsal Araçlar.

Araçların Özellikleri:

§ Her bir araç kümesi sadece bir kavram sunar, böylece kavram anlamına etki edebilecek diğer tüm uyaranlardan ayrılır ve dikkat sadece onun üstüne yoğunlaştırılır.

§ Her araç kümesi sunmayı amaçladığı kavramın en fazla ve en az değerlerini gösteren parçalara sahiptir. Çünkü göreceli kavramlar ancak bu şekilde sunulabilir.

§ Araçlar kavramları basitten karmaşığa ve ileriki aşamalarda soyuta doğru öğretecek şekilde tasarlanmıştır ve bu sırayla sunulur.

§ Her araç kendisinden sonra gelecek ileri kavramlar için alt yapı oluşturur.

§ Montessori Araçlarının en önemli özelliği hata denetim mekanizmasına sahip olmalarıdır. Bu mekanizma sayesinde çocuk kendi öğrenir yani yetişkinin yardımına ihtiyaç duymadan araçla çalışır ve sonucu kendi değerlendirebilir.

Mekanın Düzeni

Montessori Yönteminde vurgulanan düzen anlayışı yetişkinlerin düzen anlayışından farklıdır. Yetişkinler için düzenli olmak derli toplu olmak anlamına gelir oysa çocuklar için düzen nesnelerin birbirleriyle ilişkisiyle alakalıdır. Çünkü nesnelerin işlevlerini bir bütün içinde anlayabilir ve öğrenebilirler. Kendi başına duran birkaç çatal, çatalın işlevini anlamak konusunda çocuğa bilgi vermez oysa hazırlanmış bir masada tabağın yanında duran çatal çocuğa çatalın işlevi hakkında açık bilgi verir. Bir Montessori Okulunda tüm araçlar belli bir düzene göre yerleştirilir ve araçların her biri çevrelerindeki diğer araçlarla işlevsel olarak ilişki içindedir. Yazma ve okuma araçlarının bir arada belli bir şekilde yerleştirilmiş olması işlevsel düzen hakkında bir örnek olarak verilebilir. Ayrıca araçların yerleri değiştirilmez, böylece çocuklar çalışmak istedikleri araçları aynı yerden alır ve aynı yere yerleştirir. Mekanın değiştirilmemesi çocukların aynı işi aynı şekilde defalarca yaparak becerilerini en ileri seviyede geliştirebilmelerini sağlar, işlerinde ustalaşırlar.

Dünyaya dair ilk bilgileri aldıkları dönemde çocukların düzenli bir fiziksel mekan içinde bulunması onlara güvenlikte oldukları hissini verir.

Dersler

Montessori Araçları zamanı geldiğinde çocuklara öğretmenleri ya da diğer çocuklar tarafından bir kere tanıtılır, böylece çocuk aracın amacına uygun olan çalışma şeklini öğrenir. Her bir çalışma çocuğu daha ileri bir bilişsel seviyeye çıkarmak üzere tasarlanmıştır. Araçlar bir birlerini takip ederler ve seviye olarak bir önceki araç bir sonrakine göre daha az karmaşık ve kolaydır. Araçların çalışma sırasında birbirlerini takip ediyor olmaları çocuğun bilgisini hep bir temel üstüne oturtarak ilerlemesini sağlar. Bu bir duvarın örülmesi gibi birbirini tamamlayan bir işlemdir.

Öğrenme tekrarsız olmaz, fakat geleneksel eğitim öğrenilmesi gereken konuyu belirlediği zaman içinde sunar ve bu süre geçince bir diğer konuyu işlemeye başlar. Fakat her çocuğun öğrenme biçimi ve tekrar ihtiyacı farklıdır. Montessori Yönteminde çocuk çalışmasının hızını kendi ayarlar ve kendi öğrenme deneyiminin yöneticisi olur. Bu bir insan için kazanılması gereken pek önemli bir özelliktir.

Montessori Araçları’yla çalışan çocuklar somut nesnelerle ve duyularını kullanarak öğrenmekle başlayıp, soyut düşünme becerisini geliştirerek yazma, okuma, matematik ve bilimde ilerler, çalışmayı ve öğrenmeyi seven bireyler olurlar.

.alıntıdır. *MONTESSORİ OYUNCAKLARINI EVDE KENDİNİZDE YAPABİLİRSİNİZ

Reklamlar

Bir Yanıt to “MONTESSORİ EĞİTİMİ VE ÇOCUKLUK SIRRININ KEŞFİ”

  1. zuhal said

    cok faydali bir yazi, yanliz evdeki duzenlemeyi yeniden yapabilmek adina orneklerin cogaltilmasi isimizi cok kolaylastirir…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: