helalderman

YEDİKLERİN KADAR DOĞALSIN…

ŞEKERSİZ İKRAMLIKLAR

Posted by helalderman 07 Ekim 2011



Rafine şeker, bağışıklık sistemimizi zayıflattığı gibi vücuttaki mantarların aşırı çoğalmasına sebep olur. Her ikisi de bir sürü sağlık problemi ve psikolojik bozuklukları teşvik eden faktörlerdir. Bunlardan bazılarını sayacak olursak; diyabet, davranış bozuklukları, obezite, hipoglisemi, zayıf bağışıklık sistemi, gıda alerjileri, cilt bozuklukları, astım, kabızlık, diş çürümesi, vb.

Rafine edilmiş şeker nedir?

Şeker olarak bilinen beyaz kristal madde, şeker kamışı veya şeker pancarının, tüm vitaminler, mineraller, proteinler, enzimler ve diğer yararlı besinlerin ayrılmasından sonra saf sakaroz olana kadar rafine edilmesi yöntemi ile endüstriyel olarak işlenmesi sonucu üretilmiş maddedir.

Rafine şekerden tamamen kaçınmanın çok kolay bir şey olmadığını kabul ediyoruz. Özellikle çocuğumuz büyüdükçe artan bağımsızlık ihtiyacı ve diğer çocuklar ve insanlarla sosyalleşme isteği işi daha da zorlaştırıyor. Rafine şekerin neredeyse her işlenmiş ve hazır gıdaya eklenmiş olması da cabası.

Her anne-babanın şekeri pek de zararlı bulmadığını anlıyoruz – ara sıra birazcık şeker gerçekten zarar vermeyebilir. Ancak gün geçtikçe daha çok anne babanın çocuklarının beslenmesinde şekerden kaçındıklarını farkettik.

Boş, şeker dolu kalorileri kısıtlamaya çalışmak ve çocuklarının daha besleyici yemekler yemesini sağlamakla ilgilenen herkes için kullanışlı bulduğumuz bazı uygulamalar.

– Çok erken başlayın, annenin hamilelik sırasındaki beslenmesi bebeğin metabolizmasını ve gıda tercihlerini şekillendirerek uzun vadede sağlığını etkiler.

İlk katı gıdalara başlarken tatlı meyvelerden kaçının ve sebzelere, özellikle besleyici değeri yüksek olan yeşillik ve tam tahıllara ağırlık verin. Avokado harika bir ilk gıdadır.

– Birçok sağlıklı besin çeşidi sunun

Örneğin bizim evde bir kuralımız var; bir şeye hayır demeden onu denemek zorundayız. Eğer oğlum denemek istemezse onu yemesi için zorlamam, ancak bu yiyeceği ona tekrar tekrar sunmaya devam ederim.

Çocuklara sağlıklı gıdaları tekrar tekrar sunarsak, yiyecek sonunda ona tanıdık gelmeye başlar ve çocuğunuzun bu yiyecekler için bir damak tadı geliştirmesi muhtemeldir. Aslında, araştırmalar gösteriyor ki, damağın alışması için aynı gıdayı 10 kez kadar tatmak gerekebiliyor. Bu yüzden sabırlı olun. Çocuğunuza yeni gıdalar teklif etmek için bir başka yol da onun aç olduğu ve farklı bir şeyler denemek için istekli olduğu zamanları kollamaktır.

Çocuğunuzu yeni bir şey denemek istemeyeceği yaşa gelmeden önce, ki bu 2.5 – 3 yaş civarıdır, bir sürü taze sebze ve meyveye alıştırmak yararlı olur.

– Gıdaları onlar hakkında konuşarak yiyin

Çocuklarınıza neden bazı yiyecekler vücutları için iyi iken bazılarının iyi olmadığını anlamaları için yardımcı olun.

– Cehalet saadettir

Ne kaçırdıklarını ne kadar geç öğrenirlerse o kadar iyidir. Şekerden kaçınma konusunda başarının esas sırrı hiç denemedikleri bir şeyi isteyemeyecekleridir. Bugün rafine şekerin yerine, meyve suyu, bal, pekmez, agave, akçaağaç şurubu, Stevia, vb gibi birçok sağlıklı tatlandırıcılar bulunabiliyor. Makalenin sonunda rafine şeker kullanmadan evde yapabileceğiniz tariflerimizden en sevdiklerimizi paylaştık.

– Birlikte yemek hazırlayın

Çocuklarla birlikte alışveriş yapmak ve yemek hazırlamak çok eğlenceli ve aynı zamanda büyük bir öğrenme deneyimi olabilir. Çocuğunuza etiketleri okumayı öğretmeye başlayabilirsiniz ve çoğu uzun, okuması güç kelimenin muhtemelen vücutlarında olmaması gereken maddeler olduğunu anlamaya başlamalarına yardımcı olabilirsiniz.

Çocuklar kendi yaptıklarından gurur duyarlar ve bunları yiyip zevk almaları daha muhtemeldir. Oğlum Kaya, hazırlama aşamasında yardımcı olduğu ya da sebzeleri bahçemizden toplanmış yeni gıdaları denemekteki hevesiyle beni sık sık şaşırtır.

– Başkaları ile iletişim kurun

Çocuğunuza bakan insanlarla, onun neler yemesini tercih ettiğiniz konusunu paylaştığınızdan emin olun. En başta, aileniz ve arkadaşlarınıza çocuğunuzun rafine şeker yemediğini bildirin. Oyun guruplarına katıldığınızda, diğer anneler ile bu konuda görüşün. Çoğu kişi beslenme ve şekerin olumsuz etkileri üzerine birşeyler okumuş veya duymuştur. Böylece kendileri çocuklarına şeker vermeyi tercih ediyor olsa bile, sizin vermemenize saygı duyarlar. Çocuk bakıcıları ve okullar bu konu ile ilgili olduklarına göre, ödüllendirmek, disiplin sağlamak veya çocuğunuzu sakinleştirmenin bir yolu olarak şeker kullanmadıklarını umarız.

– İleriyi Planlayın

Evden uzakta olduğunuz zamanlar ve özel günler için planlama yapmak ve yiyecek hazırlamak, mutfakta biraz daha fazla zaman harcamayı gerektirir.

Neyse ki elma, üzüm, muz gibi bazı meyveleri, fındık, ceviz gibi yemişleri, havuç, biber, kereviz gibi taze sebzeleri, ve bir avokadoyu çantanıza kolayca atabilirsiniz.

– Söylediğinizi siz de yapın

Çocukların çevresinde onların da yiyemeyecekleri hiçbir şey yememeye gayret gösteriyoruz. Bazı şeyleri yiyemeyeceğini söyleyip sonra bunları kendiniz yerseniz, çocuğunuza çok karışık bir mesaj göndermiş olursunuz. Cezbedici şeyleri uzaklaştırın – şekerli gıdaları evden uzak tutun ve sizin ve çocuğunuzun tatlı ihtiyacını gidermek için alternatifler bulun. Çocuklarınız sizin vücudunuzu sağlıklı gıdalar ile beslediğinizi izlerken, örnek olarak öğretiyor olursunuz.

Tatlılar, günlük tüketilmekten ziyade özel zamanlar için ikram olarak kalmalıdır. Umarız bu sözler çocuğunuzun tat duyusunu aşırı şekere ihtiyaç duymayacağı bir şekilde erkenden eğitmenize yardımcı olur ve sağlıklı bir çocuk ile ödüllendirilirsiniz.

Genel olarak deneyimlerimize göre 3 yaşın altındaki çocukların şeker veya çikolata yemeye ihtiyaçları yoktur ve bu yaşlarda abur cubur dolu, savurgan doğum günü partilerini kaçırmanın bir sakıncası yoktur.

Sevgimizi rafine şeker kullanmadan evde yaptığımız lezzetli ziyafetlerle de kutlayabiliriz. Meyve suyu, bal, pekmez, çiğ agave şurubu, Stevia, keçi boynuzu, akçaağaç şurubu, elma ve armut konsantresi veya bal, şeker yerine kullanılabilecek sağlıklı gıdalardan bazılarıdır. Gene de tüketimde aşırıya kaçmamakta fayda vardır.

Tarifler:

David Kurabiyeleri (Yulaf ezmesi-Pekmez Kurabiyesi) Kaya’nın favorisi

1 su bardağı yulaf

2/3 su bardağı yulaf kepeği

½ fincan kuru üzüm

2 çorba kaşığı keten tohumu (öğütülmüş)

2 yemek kaşığı susam

1/3 su bardağı üzüm pekmezi ya da bal

½ fincan badem sütü veya karışık yemiş sütü veya su (tarif için bknz Ultra Hayati Tehlike başlıklı makale, Sağlık dosyası)

1 çorba kaşığı vanilya

1. Fırını önceden 175 dereceye kadar ısıtın.

2. Yulafları altın rengi olana kadar kavurun. Gözünüz hep üzerlerinde olsun ki yanmasınlar.

3. Üzümleri bir blenderda parçalayın.

4. Yulaflar kavrulurken, geri kalan malzemeleri orta boy bir kasede bir araya getirin. Kavrulmuş yulafları da ekleyerek iyice karıştırın.

5. Hamuru yapışmaz pişirme kağıdı üzerine koyun ve bir çatal yardımı ile yayın. Pişirmeden önce bir bıçakla kareler halinde kesin.

6. Tatlı bir altın rengi alana kadar 25 dk pişirin. Yanmasını önlemek için sık sık kontrol edin.

7. Piştikten sonra kurabiyeleri dikkatlice pişirme kağıdından ayırın ve ters şekilde tepsisine geri koyun. Tepsiyi kapatmış olduğunuz fırının içinde bırakın böylece kurabiyeler güzelce soğur ve alt kısımları da iyice kurur. Bu onların lastik gibi olmasını engeller ve daha kıtır kıtır olmalarını sağlar.

Keçiboynuzu Kurabiyeleri

2 su bardağı kepekli un

½ su bardağı üzüm pekmezi

½ su bardağı keçiboynuzu tozu

1/3 su bardağı zeytinyağı

1. Fırını önceden 175 dereceye kadar ısıtın.

2. Bir tavada keçiboynuzu tozunu biraz daha koyu kahverengi oluncaya kadar kavurun.

3. Tüm malzemeyi orta boy bir kasede büyük bir hamur oluncaya kadar iyice karıştırın.

4. Hamuru 4 cm çapında küçük toplar halinde yuvarlayın.

5. 10 dakika kadar pişirin, fırından çıkıp soğuduklarında sertleşeceklerdir.

Tatlı Yulaf Ekmeği

270 gr yulaf ezmesi

150 gr tereyağı veya Hindistan cevizi yağı

5 yemek kaşığı bal veya pekmez

2 orta boy olgun muz (tarçın ile ezilmiş)

bir tutam tarçın

½ çay kaşığı kabartma tozu

75 gr yemiş (badem, ceviz, fındık)

75 gr çekirdek (ayçekirdeği, kabak çekirdeği, susam)

75 gr kuru meyve (üzüm, kayısı, incir)

Erimiş tereyağını bal ile karıştırın. Muzu bir tutam tarçın ve kabartma tozu ile ezin. Yulaf ile birlikte diğerlerine ekleyin. Tüm malzemeyi iyice karıştırın. 20-30 cm çapında bir kaba dökün ve 20 dk 175 derece ısıtılmış fırında pişirin. Sıcakken kesin.

Kaynaklar:

http://articles.mercola.com/sites/articles/archive/2010/04/20/sugar-dangers.aspx

RAFİNE ŞEKER Zehirlerin En Tatlısı, yazan William Dufty

http://www.whale.to/a/dufty.html

Sugar Blues, yazan William Dufty

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: