helalderman

YEDİKLERİN KADAR DOĞALSIN…

Kağıt peçetelerde kanser riski

Posted by helalderman 16 Ekim 2011


Washington Post gazetesinde yayınlanan habere göre Amerikan Çevre Koruma Dairesi tarafından yayınlanan raporda, klorla ağartılarak üretilen kağıt ve benzeri ürünlerde gıda ürünlerine geçebilen dioksin adlı maddenin kanserojen sınıfına alındığı açıklandı.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından da kanser yapıcı kimyasal maddeler grubuna dahil edilen dioksinler , kağıt sanayinde, klorla ağartma işlemi sırasında oluşuyor ve araştırmacılar zehirli kimyasallar sıralamasında başı çeken dioksinlerin, östrojen gibi “doğal steroid” hormonlarını taklit ederek birçok biyokimyasal reaksiyonu başlattığına dikkat çekiyor.

En ufak dozda bile vücuda alımının eklem ağrıları, uykusuzluk, doğum bozuklukları ve bağışıklık sistemi zayıflığına yol açabileceğini belirten uzmanlar, dioksinlerin yağda çözünür olduğundan bedenimizdeki yağ hücrelerinde birikme eğilimini vurguluyorlar.

Bebekler yetişkinlere göre 200 kat fazla dioksine maruz kalma riskini taşırken, tuvalet kağıtları, kağıt mendiller, süt veya meyva suyu kartonları, tek kullanımlık çocuk bezleri, bilhassa peçeteler eğer klorla ağartma işleminden geçiyorlarsa düşük dozda dioksin içeriyorlar.

Bu ürünlerin herhangi birinden yiyeceklere ve vücuda da kolayca bulaşan bu zararlı kimyasallar Amerikan Çevre Koruma dairesinin raporunda , en ufak miktarının bile laboratuvar hayvanlarında kansere sebep olduğu açıklandı.
Kaynak CNNTurk

İnsanlar uzun yıllar, her türlü temizlik işlerinde pamuklu ve keten bezlerden, havlulardan faydalanmışlardır. Özellikle bizim kültürümüzde bu bezler, değişik ebatlarda hazırlanarak çeyizlerde bile yer almıştır. Büyük bir zevkle, kenarları zarif oyalarla süslenmiş servis peçeteleri, el bezleri ve kurulama bezleri, hatta âile fertlerine özel olarak hazırlanmış bembeyaz taharet bezleri, bebekler için dikilmiş kaynatılmaya uygun onlarca alt bezleri bunlardan bazıları… Şimdiki zamanla kıyaslanırsa, oldukça zahmetli ve vakit alıcı işler gibi gözüküyor. Ama nîmetlerin zahmetsiz olmayacağı da bir hakikat..

Günümüz, teknolojinin altın yıllarını yaşarken, kâğıt sanâyii de bundan payını aldı. Bir anda kolay ve pratik kullanımlarıyla ortaya çıkan kâğıt peçeteleri, havluları, mendilleri, tuvalet kâğıtlarını öyle kabullendik ki, temel ihtiyaç listemizin vazgeçilmezleri oldular. Sorgulamak bir yana, artık onlar kutu kutu, paket paket her köşemizde… Bembeyaz, temiz görünümlü, yıkama derdi olmadan, bir defa kullanıp atılabilen hazır malzeme… Tüketim teknolojisinin “Kullan, at!” formunda bize sunduğu kolaylıklar, acaba karşılığında hangi zorlukları getiriyor? “Ne zorluğu?” dediğinizi duyar gibiyim. Sağlığımızı koruma zorluğu… “Al, at!” derken aslında sağlımızı tehlikeye atıyoruz. Şöyle ki;

Kâğıt ürünlerinden hangisi olursa olsun, kâğıt sanâyiinde klorla ağartma işlemi sırasında bir kimyasal madde oluşturuyor. “Dioksin” olarak bilinen bu kimyasallar, zehirli kimyasallar sıralamasında başı çekenlerden biri…

Satın aldığımız tuvalet kâğıtları, kâğıt mendiller, süt veya meyve suyu kartonları, tek kullanımlık çocuk bezleri, peçeteler vs. eğer klorlu ağartma işleminden geçiyorlarsa, düşük dozlarda dioksin içeriyor. Dioksinler, bu ürünlerin herhangi birinden yiyeceklere ve vücudumuzun duyarlı kısımlarına geçebiliyorlar. Dioksinlerin en küçük dozları bile, akne ve eklem ağrılarından uykusuzluğa, kansere, doğum bozuklukları ve bağışıklık sistemi zayıflığına kadar çeşitli rahatsızlıklara sebep olabiliyor.

ABD çevre koruma bürosunun, dioksinleri “muhtemel insan kanserojeni” sınıfına dâhil ettiği biliniyor. Ayrıca dioksinler yağda çözünür olduğundan, bedenimizdeki yağ hücrelerinde birikerek vücudumuza yerleşiyor. Eğer dioksine mâruz kalan kişi, bir anne ise, bebeğine anne sütüyle kolayca geçiyor. Böylece dünyaya gözlerini açan bebek, ilk gıdasıyla birlikte zehirli bir kimyasalla tanışmış oluyor.

Aslında işin daha kötüsü, bizler kâğıt havlulardan, peçetelerden vazgeçsek de dioksin yine bizi buluyor. Başkalarının kullanıp atmasıyla birlikte çöplüklerde yakılan bu ürünlerden çıkan dioksin, hava ve su kaynakları yoluyla kolaylıkla bulaşabiliyor. Hattâ kâğıt hamuru ve kâğıt fabrikalarının atık sularının içinde onlarca zehirli kimyasal bulunuyor. Maalesef sanâyinin kirlettiği su kaynaklarıyla sulanan tarım ürünleri, bu kimyasalların bize ulaştığı en kestirme yol oluyor.

Dioksinlerden korunabilmek için neler yapılabilir?

Avrupa’da birçok kâğıt fabrikasında, ağartma işlemlerinde klor yerine “oksijen”, “peroksit” ve “sodyumhidroksit” kullanılıyor. Ülkemizde bu metodun daha mâliyetli olduğunu bilen firmalar, buna kolay kolay yanaşmıyor. Ancak bizler, bu ürünleri sorgulayarak yeterli bir tüketici baskısı yapmalı ya da bu ürünleri almayı azaltarak firmaları sağlığa uygun alternatifler üretmeye zorlamalıyız. Ayrıca geri dönüşümlü kâğıtları kullanmak bir derece daha iyi bir tercih olacaktır. Çünkü geri dönüşümlü kâğıtlarda, diğerlerine göre daha düşük sıcaklıklarda çalışılıyor ve daha az ağartma yapılıyor. Böylece bu ürünlerde dioksin çok düşük oranlarda görülüyor.

Kolonyalı mendil

Kolonyalı mendil, içeriğindeki alkolün varlığı, çözücü ve bakteri kırıcı etkisi dolayısıyla hızlı, pratik ve estetik (kozmetik) bir el ve yüzey temizleyici malzemedir. Burada dikkat edilmesi gereken kolonyalı mendillerin içerdiği alkolün karakteridir. Tüketiciye sunulması gereken, “etil alkol” veya “isopropil alkol” içeren kolonyalı mendillerdir.

Ancak ruhsatsız ve kontrolsüz üretim yerlerinde, kolonyalı mendil muhteviyatında olması gereken alkol yerine farklı bir alkol kullanılması muhtemeldir. Kullanılması yasak olan “metanol” yani “metil alkol”dür. Hatırlanacağı üzere, birkaç yıl önce ülkemizde, metanolün, alkollü içkilere katılarak piyasaya sunulması şeklinde sahtecilik olayları yaşanmış, bu da birçok can kaybına sebep olmuştu. Üretim alanlarının denetimden uzak oluşu, Tarım, Sanayi, ve Sağlık Bakanlığı’nın denetim kadrolarının çok kısıtlı olması yüzünden bu tür sahtecilik teşebbüslerine her an rastlamak mümkündür. Eğer kolonyalı mendillerde metil alkol kullanımı ihtimali var ise, -ki, kontrolsüz bir sektörde bu şaşırtıcı değildir- bu durumda tüketicinin mağdur olması, göz, cilt ve burun içi mukoza ve akciğer dokusunda tahribatla sonuçlanan sağlık riskleri çok muhtemeldir.

Islak Mendiller

Sağlık uzmanları, özellikle bebek ve çocukların el, yüz ve beden temizliğinde çok sık kullanılan ıslak mendillerin, zararlı kimyasal maddeler içerdiğini söylüyor. Üretici firmalar ise, ürünlerinin gerekli testlerden geçirildiğini, sağlığa zararlı herhangi bir madde yer almadığını belirtiyorlar. Kimya mühendislerinden Kudret Livaoğlu ve Ayşe Betül Şahin’in verdiği bilgilere göre, ıslak mendillerde kullanılan 62 maddenin sadece 16’sı vücuda herhangi bir zarar riski taşımıyor. Bunlar, saf su, doğal yağlar, doğal koku, nemlendirici ve vitaminler gibi maddelerdir. Geriye kalanlarda ise, en hafifi alerji ve cilt tahrişi olmak üzere, zehirlenmeden kanserojen tesire kadar birçok zarar tespit edilmiştir. Çocukların ciltleri, yetişkinlere göre daha geçirgen olduğu için bu maddeleri daha hızlı bir şekilde vücutlarına alırlar.

Yüksek kimya mühendisi Kudret Livaoğlu, ıslak mendillerde kullanılan kâğıdın yüzde yüz selülozdan yapılmış olmasına dikkat edilmesi ikazında bulunuyor. Bebekler için, yalnızca su ile ıslatılmış pamuktan üretilen ıslak mendillerin kullanılabileceğini belirten Livaoğlu’nun tavsiyeleri şöyle:

“Az miktarda da olsa, sürekli zararlı kimyasallarla temastan sakının. Alkol, koku, paraben kullanılmayan doğal selüloz ya da pamuktan elde edilen ıslak mendilleri kullanın. Kimyasal içeren ıslak mendili kullanmak zorunda kaldığınızda ciltte kurumasını beklemeden temiz suyla durulayın.” (bkz: http://www.gofrm.com/forums/cocukca/7755-bebeklerde-islak-mendilin-zararlari.html)

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Erkan Topuz da “içeriğinde toksikolojik (zehirleyici) madde olan ürünlerin sağlığa zarar verdiğini” belirtiyor ve şöyle diyor:

“-Bebekler için çok beyazlatılmış kâğıtlar ve bezler bile zararlıdır. Kimyasalların uzun sürede yapacağı tesirler bilinmeyebilir. Bu ürünlerdeki kimyasal maddeler, az miktarda bile olsa tesirleri uzun sürede ortaya çıkar. Paraben ve lanolin en zararlı olanlarıdır. Eczahânelerde satılan ürünler tercih edilebilir.”

Prof. Topuz’a göre, beyazlatılmış kâğıtlardaki zararlı maddeler şunlardır:

Paraben: Methyl, ethyl, propyl, butyl, isobutyl, benzil paraben olmak üzere altı çeşidi var. Birçok ıslak mendilde en az bir tanesi mevcut. Bunlar petrolden elde edilen koruyucu katkı maddeleridir. Bazı Avrupa ülkeleri, bunların kullanımını yasakladı. AB, parabenlerin kullanımını sınırlandırdı. Bir araştırmada incelenen 20 göğüs tümörünün 18’inde paraben bulundu.

Propylene glycol: Petrol türevi bir madde. Cilt tahrişine, alerjiye, merkezi sinir sisteminde tahribata ve bazı organlarda hasara sebep olabiliyor.

Phenoxyethanol: Deri tahrişine, böbrek ve karaciğer hasarına sebep olabilen koruyucu madde.

Peg-40 hydrogenated castor oil: Hidrojene edilmiş hintyağı. Hidrojene yağlar, kanser ve kalp damar hastalıklarına sebep olan trans yağ asitleri içerir.

2-bromo-2 nitropropame-1,3 diol: Zehirlidir, alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.

Methylisothiazolinone: Cilt ile teması mahzurlu bulunan ve yanıklara sebep olabilecek bir maddedir.

Sodyum hidroksit: Cilt yanmalarına sebep olur ve kişiyi diğer kimyasallara karşı hassaslaştırır. Yutulursa öldürücüdür.

Fınn: Kanal ve boruların, tıkanmış lavaboların temizliğinde kullanılır.

Formaldehit: Kanserojendir. Bebek ürünlerinde kullanımı kesinlikle yanlıştır. Fakat çok ucuz bir koruyucu olduğundan merdivenaltı üretimlerde kullanılıyor. Teneffüs edilmesi, yutulması ve deri ile teması hâlinde zehirlidir.

Triclosan: Laboratuar hayvanlarında karaciğer hasarına sebep olmuştur.

Carbomer: Solunması hâlinde zehirlidir. Temasta sabun ile yıkanması gerekir.

Sodium benzoate: Uzun vâdede üreme sistemi, karaciğer ve merkezi sinir sistemine zarar verir.

Paraffinum liquidum: Cildin gözeneklerini tıkayıp akneye sebep olur.

Benzi alcohol: Cildi tahriş eden, karaciğer ve sinir sistemine hasar verebilen katkı maddesidir.

Benzyl benzoate: Yutulduğu takdirde toksik (zehirli) tesir yapar. Göz ve cildi tahriş edicidir.

Fragrance/parfüm: Bir koku. 200 veya daha fazla kimyasal madde içerir. Merkezi sinir sistemi hasarı, alerji ve egzamaya sebep olabilmektedir.

3-lodo-2 propynyl butyl carbonate: Ciltte tahrişe sebep olur.

Cetrimonium chloride: Cilt tahrişine ve sinir sisteminde tahribata sebep olur.

Polyquatemium 7: Solumaktan kaçınılmalı. Temas ettiği yer bol sabunlu suyla yıkanmalıdır.

Coumarin: Ölüme bile sebep olabilir.

(Daha geniş bilgi için bkz: http://www.gofrm.com/forums/cocukca/7755-bebeklerde-islak-mendilin-zararlari.html)

bayanlar lütfen google translateden çeviri yaptırın,malezya dili.
Darah haid yang mengalir keluar akan memasuki tuala wanita melalui permukaan jaringan atau kain bukan kapas.
Gas toksid yang dibebaskan daripada tuala wanita akan terus berhubung dengan kulit dan akhirnya menyebabkan jangkitan.
Sekiranya tuala wanita tersebut menggunakan kain kapas semulajadi, ia akan menyerap segala gas bertoksik sebelum ia sampai ke permukaan kulit wanita.
Ia akan mengelakkan masalah jangkitan, ruam, gatal atau alahan.
Darah haid akan mengalir keluar dari uterus dan diserap oleh tuala wanita.
Sejenis gas bertoksik yang dinamakan dioksin akan terbebas melalui proses pemeluapan.
Dioksin akan diserap kedalam rahim melalui saluran uterus dan akhirnya sampai di ovari melalui tiup fallopio.

“Faraj menyerap apa sahaja dan bila-bila masa sahaja. Apabila anda memasukkan bahan kimia di dalam faraj, bahan tersebut akan berada di dalam saluran darah setengah jam kemudian”
– Dr. Philip M. Tierno.
http://1beauty-healthy.blogspot.com/2010/03/bagaimana-dioksin-meresap-ke-dalam_20.html

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: