helalderman

YEDİKLERİN KADAR DOĞALSIN…

Archive for the ‘DOĞAL DOĞUM HİKAYELERİ’ Category

EVDE DOĞUM HİKAYESİ BURSA’DAN

Posted by helalderman 19 Nisan 2012



İlk doğumum için doğumevini tercih ettim.Gerek hastanenin doğum için tam teşekküllü olması, gerek doktor ve ebe kadrosunun deneyimli olması karar vermemde etkili oldu.Diğer özel hastanelerde doğum kısıtlı bir bölümde gerçekleşiyor,deneyim çok fazla yok ve doktorlar doğum sırasında daha keyfi karar verebiliyorlar,bir sorunla karşılaştıklarında ise mecburen doğumevine sevkediyorlar.Hamilelik döneminde rutin kontrollerime gittim,en başından beri normal doğum istiyordum,doğuma yakın bebeğin ve benim sağlığımın gayet iyi olduğunu öğrenince normal doğum için kendimi iyice hazırladım.Büyüklerimin tecrübelerine ve deneyimlerine danışarak sancılarımı çekebildiğim kadar evde çekmeye gayret ettim,çocuğun hareketlerini hissettiğim sürece problem olmayacağından hastaneye gitmedim.Hastaneye gittiğimde doğum artık başlamış 7- 8 cm açıklık oluşmuştu.Hemşire ve ebeler sanki benim gibi biriyle hiç karşılaşmamışlardı hepsi şaşkın şaşkın beni seyrediyor,doğumun sancılarıyla nasıl başettiğimi inceliyorlardı.Doğum hakında çok kitap okumuştum,nefes teknikleri,annenin durması gereken pozisyonlar,ıkınma teknikleri vs…kendime güveniyordum.Herşey kısa zamanda olup bitecek zannederken maalesef beni yatırıp NST ye bağladılar ve serum taktılar,bekleyiş başlamıştı.Bir yandan bebeğimin kalp atışlarını takip ediyor bir yandanda diğer yataklardaki anne adaylarını inceliyordum.Yan tarafta kontrol odası vardı, sesler içeriden gayet rahat duyuluyordu,annelerin çığlıklarını ve ebelerin seslerini duyuyordum.En son bir annenin çığlığıyla irkildim fakat bebek sesi duymadım.Ebeye annenin durumunu sordum,farkettiğimi anlamıştı.Neden sordun bebeğin sesinimi duyamadın,o ölü bebek doğurmaya çalışıyor dedi.Bunu duyunca ister istemez kendimi daha çok kastım ve sancılarımı yavaş yavaş hissetmemeye başladım.Arada kontrole gelen ebeler,doğuma çok az kaldığını bebeğin başının iyice göründüğünü,sancım geldiğinde vargücümle ıkınmam gerektiğini söylediler.Ancak yatar vaziyette doğumun hiç ilerlemediğini farkettim,birşeyler ters gidiyordu.Arada doktor gelip vargücüme sancı geldiğinde ıkınmam ve nefesimi tutmam gerektiğini söyledi.Bu bekleyiş tam 4 saat sürdü ve beni doğumhaneye almak istediler,aslında biraz gezinmeme müsade etseler,doğumu kolaylaştıracak pozisyonları gösterip yardımcı olsalar şimdiye doğum çoktan gerçekleşmişti.Doğum masasında bekleyiş başladı daha doğrusu beklemek istemeden doğumu kolaylaştırıcı epizyo uyguladılar ve yardımcı olması için bir ebeyi çağırdılar.Yanıbaşıma geldi,ben beni rahatlatacak diye beklerken vargücüyle karnıma yüklendi ve acı bir çığlıkla doğum gerçekleşti.Ben ne olduğumu anlayamadım,bebeğimi göremedim bütün vücudum bitkin bir vaziyette yatıyordum.Bir müddet sonra beni soru sorarak konuşturmaya çalıştılar.Müdaheleden dolayı baya dikiş gerekiyordu ve şimdi dikiş için beklemek zorundaydım,bebeğin kontrollerini yapıp giydirip sedyenin baş kısmına koydular,ama benim elimi kaldırıp yavruma dokunacak mecalim kalmamıştı.Uzun bir vakitten sonra nihayet ben ve yavrum odamıza geçtik,ertesi gün kontrollerimizden sonra hastaneden ayrıldık.Normal doğumu çok şükür sağsalim atlattık ama yapılan hatalardan dolayı yok yere birçok sıkıntı çektik. İlk doğum tecrübemden sonra ikinci doğumumda daha çok araştırma yaptım,herşeyi tekrardan gözden geçirdim bilgi topladım.Hamilelik dönemi,beslenme,doğum teknikleri,normal doğum,sezeryan,suda doğum,doğum hikayeleri,tecrübeleri vs…Dr.Hakan Çoker beyin sitesini ilgiyle takip ettim.Rutin kontrollerime özel bir hastaneye gittim,doğuma yakın doktorla doğum hakkında detaylı bir görüşme yapmayı planlıyordum.Özeli tercih etme nedenlerimi,normal doğum istediğimi,suni sancısız,müdahelesiz mümkünse epizyo uygulamadan doğum istediğimi söyleyecektim.En son hafta gittiğimde bana gün verdi ve o tarihe kadar bebek olmazsa suni sancı verip doğumu başlatacağını söyledi.Ben herşey normalse bebekte ve bende bir problem yoksa risk taşımıyorsak neden suni sancının gerekli olduğunu sordum.Beklemek istersen beklersin canım dedi ve sorularıma çok detaylı ve tatminkar cevaplar vermedi maalesef.Bana evde okuyup imzalayıp doğumda getirmem gereken bir kağıt verdi.Yazılanları okudum,doğum risklerini anlatıyordu ve altında da okudum herşeyi kabul ediyorum yazısının altında imza kısmı vardı.Ölüm fermanıydı sanki çok soğuk geldi bana yazılanlar ve bir insanın böyle bir şartname imzalanmaya zorlanmasını aklım kabul etmedi. Doğum hakkında daha çok korku ve endişe duymaya başlamıştım.İlk doğumumdaki nahoş olayları tekrar yaşamak istemiyordum hele hele suni sancı yada son anda keyfi bir şekilde sezeryana alınmayı hiç istemiyordum.Son hafta ani karar değişikliği yaparak evde suda doğum yapmaya karar verdim,ebemi ayarladım ve beklemeye başladım.Verilen tarihi geçerse risk oluşur diye korkuyordum Allahtan bebeğim doktorun verdiği tarihten 5 gün önce doğum sinyallerini vermeye başladı,ebemi çağırdım.Hemen yemek yemeği kestim bol sıvı ve bana kuvvet verecek olan vitamin yönünden zengin meyve sebze suları sıkıp içtim,hurma yedim.1 saat arayla sancım vardı,evde büyük adımlarla odalar arasında rahat bir şekilde dolaşıyor arada da oturup dinleniyor güç topluyordum.Doğumu kolaylaştırması için bol bol salavat getirdim ve inşikak suresini okudum.Kendimi gayet rahat ve huzurlu hissediyordum,ebe ve ben evde kalabalık istememiştik,yanımda sadece en büyük destekçim olan eşim ve beni dikkatle takip eden ebe vardı.Akşama doğru sancılarım sıklaşmaya başladı,hiçbir korku ve zorluk hissetmiyordum.Rabbime doğumu kolaylaştırması ve sağlıklı bir şekilde bizi yavrumuza kavuşturması için dualar ediyordum.Sancıların seyrine bakarak sabaha doğru doğumun gerçekleşeceğini düşünüyordum ama geceye doğru sancım birden sıklaştı,doğum tahmin ettiğimden daha hızlı ilerliyordu,bağırsaklarımı boşalttım ve hazırlanmış olan ılık suya girdim.Suyun bende acayip rahatlatıcı bir etkisi oldu ,sancılarımı sanki hissetmiyordum.Herşey normal seyrinde ilerledi,bebeğim artık kendisine verilen vaktin dolduğunu haber veriyordu.Rahme onu yerleştiren ,can veren ve onu kapkaranlık yerde eksiksiz kusursuz büyüten ,en güzel bir biçimde onu şekle sokan Rabbimin zamanı geldiğindede emaneti en güzel şekilde teslim edeceğine inanıyordum.Bebeğimin gelmesi dakikaları bulmadı diyebilirim,suyun rahatlatıcı etkisiyle vücudum kaslarım rahatladı ve gevşedi,zaten anne karnında suda olan bebeğimde bulunduğu ortamla benzer olan suya geçişte hiç zorlanmadı kendisini dışarı doğru attı.Sudan aldık ve kordonunu kesmeden göğsüme yatırdık,ikimiz bir müddet o vaziyette kaldık,anlatılması güç müthiş birşeydi,o duyguyu her annenin tatmasını o kadar çok isterdimki.Sağlıklı bir şekilde yavrumuza kavuştuk,kordonunu kesip duşunu aldırdık.Sonsuz hamd ve şükürler olsun Rabbime,herşey tam istediğim gibi normal seyrinde o kadar kolay,o kadar güzel, o kadar rahat ve sorunsuz ilerledi ki.Ne kadar şükretsem şükründen acizim.
Sonuç olarak normal doğum anne için çok güzel bir tecrübe.Hele insanın rahat edebileceği en güzel mekan olan kendi evinde doğumun gerçekleşmesi müthiş bir şey.Doğumda annenin bedenen ve psikolojik olarak rahat olması çok önemli,mahremiyete dikkat edilmeli,stres altında olmamalı istediği gibi rahat hareket etme imkanı olmalı,yanında destek ve moral bulacağı bir yakını olmalı.
Suda doğum çok güzel bir doğum tecrübesi oldu benim için,ilk doğumumla kıyaslarsam artı yönleri çok çok fazla.Sancılar başladığında özgürce hareket edebiliyorsunuz,hem kendinizi rahat hissediyor kasmıyorsunuz hemde bebeğinizin dünyaya gelişine yardımcı oluyorsunuz.Hastanede yatmak zorundasınız.Arada size güç ve enerji verecek gıdaları tüketebiliyorsunuz ama hastanede aç kalmak zorundasınız son anda sizi sezeryana alma riskini gözönünde tutarak size birşey yiyip içirmiyorlar böylece çok bitkin ve halsiz kalıyorsunuz,doğuma enerjiniz kalmıyor.Hastanede doğum başladığında sık sık o can sıkıcı kontrollere maruz kalıyorsunuz,mahremiyetinize dikkat etmiyorlar daha çok strese giriyorsunuz.Hasta olarak hakkınızı savunamıyorsunuz,herkes size saygı göstermiyor.Doktor yada ebe bilinçsiz ise devamlı ve nefesinizi tutarak ıkınmanız gerektiğini söyleyip yanlış bir şekilde sizi yönlendirebiliyolar. Doktor beklemek istemezse suni sancı verebiliyor,riske atmak istemiyor,yada müdahele ederek suyunuzu patlatıp doğumu hızlandırmak isteyebiliyor.Doğum anında size sorulmadan rahat bir şekilde epizyo uygulanabiliyor,yada bir ebenin can yakıcı yardımına maruz kalabiliyorsunuz.Bebeğinizi doğum anında seyretmenin keyfini tadamıyorsunuz,sizden hemen alınıyor ,birsürü işleme tabi tutuluyor ve size uzun bir müddet sonra veriliyor.
İlk doğumumda bebeğim neredeyse iki gün emmeden baygın bir vaziyette yatıp uyumuştu,daha sonraki günlerde de emmesi çok zor gerçekleşti,ama bu doğumda bebeğim hemen gözlerini açıp etrafına bakındı ve hemen emmek istedi,gayet rahat bir şekilde emmeyi başarabildi.
İlaç,suni sancı,epizyo vs…hiçbir müdahele olmadığı için doğum sonrası dönemide çok rahat atlattık.Hemen bebeğimin bakımını yapabildim,gayet rahat işlerimi halledebildim.Moralim yüksek olduğu için sütümde daha iyi ve kaliteli oldu.
Bebeğim şuan gayet sağlıklı,büyümesi,refleksleri,tepkileri çok güzel.Kontrol için götürdüğümüzde sizinde tahmin edebileceğiniz üzere doktorlar şaşkınlık ve tepkiyle karşılık verdiler.Bu zamanda normal ve evde doğum hiç karşılaşmadıkları birşey sanırım.Zaman zaman sohbet ederek onlarada bazı şeylerin artık değişmesi gerektiğini vurguladık.Bebeğin ve benim sağlığımı görünce çok birşeyde demek istemediler,en ufak bir sorun görselerdi eminim demedikleri kalmazdı.
.
Bu konuda Dr.Hakan Çoker beyin paylaşımlarını ve düşüncelerini takdir ediyorum.Bu siteyi incelemeyi herkese tavsiye ediyorum.Aynen onun belirttiği gibi doğum doğal bir süreç,ne kadar müdahelesiz olursa anne ve bebek olayı o kadar rahat ve çabuk atlatır.Bütün anne adayları doğum konusunda bilinçlenmeli,haklarını yeri geldiğinde aramalılar.Doktor ve ebe seçimini doğru yapmalı,eğer anne ve çocukta çok ciddi bir sorun yoksa normal doğum taraftarı olmalı ve normal doğum taraftarı olan doktoru seçmeli.Çevremde hiçbir sorunu olmadan sadece acı ve sancıdan kaçmak yada doğumdan korktukları için sezeryan yada epiduralle doğum yapmak isteyen kişileri gördüm.Eğer bu kişiler kendilerini düşünerek karar verdikleri bu müdahelelerin daha sonradan kendilerine ve bebeklerine vereceği zararı bilseler idrak edebilseler asla böyle bir talepte bulunmazlar.
Tüm bayanların anneliği her dakikasıyla doya doya hissederek doğum yapmalarını ve doğacak olan bebeklerinle sağlıklı,mutlu,huzurlu bir yaşam geçirmelerini diliyorum.

ARKADAŞIM İSMİNİ VERMEK İSTEMEDİ ;BU HİKAYE BURSADA 2-3 ÖNCE YAŞANDI.
RUMUZ OLARAK İSMİ MERYEM MERYEM

Reklamlar

Posted in DOĞAL DOĞUM HİKAYELERİ | 16 Comments »

SEZERYAN SONRASI NORMAL DOĞUM HİKAYESİ -II

Posted by helalderman 06 Mart 2012


BİR AYDA 3 SSVD HİKAYEMİZ OLDU BUNLARDAN BİRTANESİ 42 HAFTA 2 GÜN BEKLEYİŞİN ARDINDAN;

Zeyneb Irem
nihayet ssvd hikayem

dogum oncesinde surekli sizlere doktorumla olan gorusmelerimi ve gelismeleri bildirmistim. yardimlariniz ve dualariniz hepinize cok tesekkur ederim. bir yerlerde birilerinin sizi dusundugunu sizin icin dua edip sizi desteklediklerini bilmek cok guzel gercekten cok sagolun…

uzun dokuz aylik yolculugun sonunda nihayet 42+2 de 22 subat sali gecesi kizim dunyaya gelmeye karar verdi. gun icerisinde iki saat yol yurumustum ve hafif hafif kasilmalarim oluyordu. moralim cok bozuk yorgunum ve artik ne yapacagimi hic bilemiyorum.saat 12 gibi kasilmalar basladi ama cok hafif. gece saat 01:00 daha bir sıklastı sankı. ben bir yandan da dua ediyorum dogum sancim baslamis olsun diye. gece boyu kasilmalarim devam etti. 5 dakikada bir gelen 30- 40 saniye suren kasilmalar. ara ara 3 dakikada bire dustugu de oluyordu bazen de 10 dakikada bir geliyordu. bu duzensizlik beni kaygilandiriyordu hicte nette okudugum gibi gittikce suresi uzayan ve arasi sıklasan sancilar degildi bunlar. dayanilmayacak gibi de degildi. hatta sanci aralarinda uyuyor tam sanci gelecegi zaman uyaniyordum vucudum sinyal veriyordu resmen hemen ayaga kalkiyor sanciyi ayakta karsiliyor bir yandan da derin nefesler alarak bebegime oksijen gondermeye calisiyordum. bebegim de gece boyunca benim gibi uyanikti ve surekli hareket ediyordu. onun hareket etmesi beni rahatlatiyordu.iyi oldugunu hissediyordum. ben vucudum ve bebegim grup calismasi yapiyorduk tek kelime ile mukemmeldi. tipki hayallerimdeki gibi yalnizdim sancilarrimi tek besima karsiliyor ara ara dusa giriyor rahatliyordum. bir ara esimden sanci geldiginde belime masaj uygulamasini rica ettim bu da cok ise yariyordu. enteresandir surekli midem bulaniyordu iki defa kustum bunun bana cok yardimci olduguna da inaniyorum.

boyle boyle sabahi ettik son derece soguk kanli bir sekilde panik yapmadan kahvaltimizi yaptik ben bulantim oldugu icin sicak bir corba icmeyi tercih ettim. yavas yavas hastane hazirliklarimi tamamladim. bu arada benim sancilar 20 dakikada bir gelmeye basladi. hastaneye erken gidiyor olmaktan da korkuyordum. bu sanci ile degil dogum acilma bile olmazdi belki.derken ogle oldu ve saat 13:30 gibi doktorumun muayenehanesine dogru yola koyulduk.

muyanehaneye varinca sancili oldugumu soyledik ve fazla beklemeden iceri girdik. once doktor aciklik kontrolu yapti ve hicbirsey soylemedi. ultrasondan bakti ve sadece “geliyor” dedi. sonra bebegin kalbini dinledik kan sayimim yapildi. doktorun yanina tekrar dondugumuzde “bebegim sıkıntıda degil degil mi” diye sordum. “olmaz olur mu yapmissin zaten yapacagini” dedi. “sancin var mi” diye sordu “eh var biraz” dedim. ama kendim bile inanmiyordum. doktor ” dogumun baslamis seni hastaneye alacagiz” dedi. “peki” dedik.

yol boyunca sadece bir defa kasilmam oldu. ben kara kara dusunuyorum “bu daha baslangic gercek dogum sancilari baslarsa ben nasil dayanacagim” diye. bir yandan da kendimi teselli ediyordum. sezeryen bile olsam ben elimden geleni yapmistim ve bebegime en azindan sancilarin baslamasi icin sans vermistim.

hastaneye vardigimizda doktorum “yaz” dedi. “sezeryen olmayi kabul etmiyorum. tum sorumluluk bana aittir. gerekli bilgi bana verilmistir.” aynen yazdim ve imzaladim. esim de sagolsun bir an bile tereddut etmeden imzaladi.

sonra icerisinde catal denilen o dogum koltugunun bulundugu bir odaya alindim. o tuhaf kiyafeti giydim. serum takildi “suni sanci istemiyorum ” dedim. ama dinleyen kim? bir yandan ne yaptiklarini da anlayamiyorum. “ne yapiyorsunuz simdi” diye sordum “doguruyorsun işte daha ne istiyorsun” diye cevap verdi ebe.

Aman Allahim kulaklarima inanamadim. ciddi ciddi doguruyordum galiba hem de agrisiz sancisiz. “kizim 8 santim acilmissin hic mi anlamadin?” diye sordu ebe. ve dogum basladi. yapilan fundal baskilar bir suru soylenmeler sonucunda yarim saat sonra bebegim dunyaya gelmisti.

“ne var normal doguracak. internette arastirmayi biliyorsunuz da bir ikinmayi beceremiyorsunuz vs…” ama kimin umrunda. ben istedigimi elde etmisim. 42 haftalik ssvd maratonunda nihayet bitis cizgisindeyim. onlar soylenip kiziyorlar ama ben onlara minnettarim ve surekli tesekkur ediyorum.

esim ve gorumcemle gitmistim hastaneye ben dogumhaneye alindiktan sonra onlari da odaya aliyorlar. benim sanci odasina alindigimi dusunurken yarim saat sonra hemsire giriveriyor iceri ve ” gozunuz aydin bebeginiz dunyaya geldi ” diyor. esim sokta ” bir yanlislik olmasin?” diyor. “yok zaten sizden baska dogumu olan yok ” diyor hemsire.

Allah a hamd olsun hic bir sorun yoktu. sadece bebegim kakasini yapmisti ve enfeksiyon testi gerekti.

nihayet dogumdan 24 saat sonra ben ve bebegim sicak yuvamiza donmustuk. kapidan iceri girerken zafer kazanmis bir komutan edasinda idim ki sormayin. Allaha sukur zorlu ve yorucu bekleyis sonunda hersey mutlu sonla noktalanmisti.

ssvd zorlu bir yol ve yol boyunca yalnizsiniz. ve bu yolda ilerlerken ne istediginizi cok iyi bilmeniz gerekiyor. ailenizin ve esinizin destegini mutlaka kazanmalisiniz. ozellikle de son haftalarda bu destege cok ihtiyac hissediyorsunuz.

sancilarada kesinlikle kendinizi sartlandirmayin agrisiz sancisiz da dogruluyor.

hastanede imza attiktan sonra artik kontrol sizde degil. imzayi aliyorlar ve bildiklerini okuyorlar. suni sanci ve fundal baski yapmaktan da hic cekinmiyorlar. bu noktada mumkunse doktorunuzla bunlari onceden konusmaniz iyi olur.

en onemlisi Rabbinize dayanin kendinize ve bebeginize de guvenmekten hic bir zaman vazgecmeyin. inanin bana bebekler sanci ile degil inancla doguyorlar.

ssvd yi basardiktan sonra size deli gozu ile bakan gozler bir anda hayranlik ve gibta ile bakmaya basliyor. doktorunuzdan tutun da hastane calisanlarindan cevrenizdeki insanlara kadar. Eh haliyle oz guveninizde artiyor. hakli olarak kendiniz ve bebeginiz ile gurur duyuyorsunuz.

son olarak gozlemledigim kadari ile doktorlar ve saglik calisanlari kadina ve doguma olan inanclarini yitirmisler. buna da yersiz kaygilarimiz ve anlamsiz paniklerimizle biz neden olmusuz. simdi o guveni tekrar kazanmanin ve onlara catir catir nasil dogrulacagini gostermenin tam zamani diyorum.

Allah’in isteyen herkese bu duygulari yasatmasi ve herseyin gonlunuzce olmasi dilegi ile…..

*EKLEMEK İSTERİMKİ GEREKSİZ YERE UYGULANAN BİR SUNİ SANCI UYGULAMASI(HATTA SSVD OLACAK KİŞİYE)
BİRDE KARNINA BASTIRARAK DOĞUMU İYİCE ÇIKMAZA SOKABİLECEK UYGULAMA MEVCUT…
BU DOĞAL DOĞUMLARDA VE HELEKİ SEZERYAN SONRASINDA OLMAMASI GEREKİRKEN GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ BEBEĞİ SAPASAĞLAM DOĞUVERDİ.

Posted in DOĞAL DOĞUM HİKAYELERİ | 15 Comments »

SEZERYANDAN SONRA NORMAL DOĞUM MÜMKÜN !

Posted by helalderman 19 Nisan 2011


Eski dikiş yerinde meydana gelebilecek yırtıklardan ve anne-bebekte oluşabilecek komplikasyonlardan dolayı, sezaryenden sonra normal doğum yapılması önerilmiyor. Ancak son yıllarda sezaryenin bazı yan etkileri tartışılmaya başlandı. Dr. Hakan Çoker, sezaryenden sonra normal doğumun mümkün olduğunu, en azından bunun anne ve doktorlar tarafından düşünülmesi gerektiğini söylüyor.

(Konu ile ilgili ayrntılı bilgiye geçmeden evvel ablamın bir yakınının iki çocuğunu sezaryen ile diğer iki çocuğunu da normal olarak yaptığını söylemiş olayım.)

Kadınlar doğumu normal, doğal haliyle yapmak istese de bazen korkuları bazen de sağlık sorunları yüzünden mecburen sezaryen ameliyatıyla bebek alınıyor. Ve bir bebeği dünyaya getirmenin şahitliğini yaşama isteği, içinde ukde olarak kalıyor. Sezaryen sonrasında yaşanan sancılı iyileşme süreci de sonraki gebelikleri normal doğumla sonlandırma isteğini tetikliyor. Ancak bu durumda karşısına ‘bir kez sezaryen olan bir daha normal doğum yapamaz’ kuralı çıkarılıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hakan Çoker ise bu konuda anne adaylarını yüreklendirerek normal doğumun en azından denenmesi gerektiğini söylüyor.

Son yıllarda kadınlardan gelen talepler üzerine bu konunun tartışıldığını belirten Dr. Çoker, “Önümüzde Avrupa ve Amerika örneği var. Orada, sezaryenden sonra ikinci doğumların yüzde 30’u normal doğumla sonuçlanıyor. Bizde ise sezaryenden sonra ikinci doğumlar planlı bir sezaryenle sonuçlanıyor. Ancak isteyen anneler için bu doğum şansının artık olduğu bir gerçek.” diyor.

Dr. Hakan Çoker’e göre, bu konuda ailelerin ve doktorların birlikte sorumluluk alması önemli. Çalışmak, öğrenmek, olumlu olumsuz sonuçlarını hesaplamak gerekiyor. Eskiden sezaryen ameliyatı dikine kesilerek yapılırken doğumda yırtık riski daha yüksek olabiliyordu ama günümüzde enine bir kesik şeklinde yapıldığı için bunların normal doğum yapma şansı daha fazla. İlkini normal, ikinciyi sezaryen yapmış bir kadının üçüncü bebeğini normal doğurması daha kolay. Eski sezaryen dikişinin olduğu yerin yırtılma ihtimalinde risk oranının yüzde 3-5’i geçmediğini ifade eden Dr. Çoker, iyi takip edilirse zaten acil durumda yine sezaryene alınabileceğini belirtiyor. Kadınların ‘sezaryen üstüne tekrar sezaryen olursam riskleri nedir?’ diye de sormaları gerektiğine işaret eden Dr. Çoker, “Kimse bundan bahsetmiyor. İkinci sezaryenin de kendine ait, ameliyatın getirdiği riskleri var. Bunu Türkiye’de ne aileler ne de doktorlar tartışıyor. İkisini ayrı değerlendirmek lazım.

Bana gelenlere ‘sezaryenden sonra normal doğumda yardımcı olurum, ama siz de iyi düşünün, doğru bilgilenin ve şu kâğıtları imzalayın’ diyorum. Çünkü işler iyi giderken iyi de kötü gidince ilk suçlanan doktorlar oluyor.” diye konuşuyor. Sezaryenin planlı değil de, normal doğum süreci başladıktan sonra acil durumda yapılmış olması da sonraki doğumun normal olma şansını artırıyor. Dr. Hakan Çoker’in verdiği bilgilere göre, ilk doğumu planlı sezaryense veya ilkindeki sezaryen sebebi hâlâ geçerliyse ikinciyi normal doğuma bırakmak biraz daha riskli olabiliyor. Ayrıca sezaryen dikişinin çift kat veya tek kat olması da burada önem taşıyor. Çünkü daha çabuk iyileştiği için uzmanlar tek kat dikişi tercih ediyor ama sezaryenden sonra normal doğum yapılacağı zaman çift kat dikiş, risk oranını azaltıyor. Bu yüzden, doktorların annenin sonraki doğum planlarını da sorması ve operasyondan önce çift kat dikişi gündeme getirmesi gerekiyor. Anne adaylarının da sorumluluklarını alacak kadar doğum eylemini öğrenmesi ve kendini hazırlaması lazım.

Doğumun sezaryen olmasına karar verilince, doğum eylemi başlamadan bebeğin yeterince büyüdüğüne kanaat getirilerek 37-38. haftadan itibaren planlı olarak ameliyatın yapılmasına da karşı çıkıyor Dr. Hakan Çoker. En azından doğum süreci başlayıp, anne ile bebek arasındaki uyumu sağlayan hormonlar harekete geçtikten sonra ve gerekirse acilen sezaryene başvurulmasını öneriyor. Dr. Çoker şöyle konuşuyor: “Sezaryene karar verirken anne ve doktorun ne istediğini değil ‘bebek ne istiyor’ diye sormak ve bebeğe saygılı doğumlara geçmek lazım. Gerekli bir sebep yoksa planlı sezaryen anne ve bebeğe zarar vermektir. Doğum aktif olarak başladıktan sonra acil durumda sezaryene alınırsa en azından normal doğum taklit edilmiş olur. Anne ve bebek, hormonların etkisi altındayken sezaryene alınırsa anne ve bebek, sezaryenin olumsuz etkilerini çok daha az yaşar.”
HAKAN COKER
————————————————————————————————————

Doktorlar tarafından öne sürülen “Çatın dar, kordon kısa, suyun az” gibi sebepler normal doğum yapmak isteyen birçok gebenin sezaryene yönlenmesine sebep oluyor.

İzmir’den bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olan Op. Dr. İbrahim Yanık aşağıdaki yazısında bu gibi yönlendirmelerin gerçekliğini değerlendiriyor.

***

Doğumla ilgili gerçekler:

Gebelik hastalık değildir. Fizyolojik bir süreçtir.
Her doğumda epizyotomi gerekmez (ilk doğumda gebelerin sadece yüzde yirmisine epizyo açılmalıdır. Doktorunuza bu soruyu sorun. Eğer “ilk doğumda yırtılmaması için her gebeye yapılır” diyorsa durumu tekrar değerlendirin. İngiltere’de şu an her gebeye epizyo açan doktor yönetime hesap vermektedir)
Epidural anestezi kesinlikle fizyolojik değildir: Getirdikleri kadar götürdükleri de vardır.
Önceden kemik pelvisi değerlendirip doğumun olup olamayacağına karar vermek diye bir yöntem yoktur. (Halk arasında çatı muayenesi, kemik muayenesi olarak bilinir.) Bunun amacı genellikle sezaryen için bahane üretmektir. Doğum dinamik bir süreçtir. Doğumun olup olmayacağına doğum eyleminde karar verilir.
Hastaneye doğum yapmak için yatan gebelerin doğurma oranı %90’dır.
Kordon dolanması çok nadiren sorun çıkarmaktadır. Yine su azalması çok nadiren görülen bir problemdir. Ultrasonda amnion sıvısı ölçülüp 2 santim kalana kadar doğum beklenebilir.
Dünyada sezaryen sonu ölüm oranı doğum sonu ölüm oranının dört katıdır.
İdrar kaçırma, cinsel ilişkide rahatsızlık gibi şikayetler normal doğum olmadan sezaryen doğumlarda da görülmektedir. Ve bu oranlar her iki grupta da düşüktür.
Oksitosin cinsel ilişki sırasında, emzirmede, aşık olunduğunda ve doğumda, özellikle de doğal doğumda yükselmektedir.
Doğum ile ilgili anlatılan hikâyelerin çoğu doğru olmayıp abartma içerir.
Doğum sırasında hidroterapi (Jakuzi içinde) epidurale yakın rahatlama vermektedir.
Sezaryen bir doğum yöntemi olmayıp anne ve bebeği acil bir durumdan kurtaran operasyondur.

Posted in DOĞAL DOĞUM HİKAYELERİ | 22 Comments »

Yine doktorların olmaz dediğinin olduğu,gerçek bir hikaye!

Posted by helalderman 31 Mayıs 2010


Yazının devamını oku »

Posted in DOĞAL DOĞUM HİKAYELERİ | Etiketler: | 2 Comments »

RABBİM OL DEDİMİ OLDURANDIR!

Posted by helalderman 30 Mayıs 2010



—ilk modern tıpla yaşadığımız doğumumuz—ilk bebeğimize 41 haftalıkken kdz.ereğli anadoğu hastanesinde dr.hülya karadeniz ömer çatı darlığı tespiti koyarak sezeryan kararı verdi,0 kadar ağladımki anlatamam…Bana sarılıp”bişey olmaz ben bile sezeryan yaptım nolacak”dedi..suni sancıyı bile tercih etmiştim artık ama bana”alırız  seni masaya, kanaman olur ordan ameliyata derken çok kan kaybı yaşarsın,yada bebek kakasını yutar, boynuna kordon dolanır mazallah vs vs..”birsürü riski sıralamıştı- o kadar araştırmama rağmen bir çıkar yol bulamadım .Normalde ilaç bile kullanmayan ben sezeryan oldum; uyanıktım ama inanın hiç bir şey anlamadım,bebek ağladı bir anda o kadar! Hastanede yaşadıklarımız hepsinden beterdi; özel hastahane olmasına rağmen oda o kadar çok sıcaktı ki. ilk gün bişey olmadı ama bebeği sürekli aldılar yanımızdan ayağına jilet atıp kan alıyorlardı tahliller tahliller vs.Ondan sonra 4 kilo doğan bebeğimiz normalde %10 kilo kaybına uğrandığı halde daha 350 gr vermişken çocuk doktoru tarafınfan beslenemiyor denilerek beslenme serumuna bağlandı,ayaklarını birbirine vurup itikliyordu serum iğnesini gözümün önünde yavrucak.Akşama nöbetçi dr anneden besleniyorsa seruma gerek yok dedi  ve çıkarıldı allah ondan razı olsun.Ayrıca mamada önerildi kullanın diye ama kıyamadım kızıma ve kullanmadım.Bebek altını 5 kez ıslatıyorsa doyuyor olduğunu öğrendim ve mamayı eczaneye geri iade ettim.15 günlükken kolik başladı kızımda akşam 6 da susmak bilmiyordu o kadar çaresizdim ki yine aynı çocuk doktoru anadolu hast.çocuk dr.aylin dizdar fitil kullanın dedi ama bitmiyordu bu ağlama nöbetleri, hergün aynı mesele tekrarlıyordu ve annem arayıp çocuğun sağlığını bozacaksınız dedi.Ben fitili bıraktım,saat 6 olunca bebeği omzuma doğru yatırıp ayaklarını içe büktüm ve ninniler söyledim,nazladım falan bu arada kalça kasları gevşesin diyede elimle sıkıp gevşetiyordum bebeğim o günden sonra rahatladı,kasılmıştı aslında stresten  tek mesele buydu, birde zeytin yağı içirmek(1 ç.k) işimi iyice kolaylaştırdı bağırsaklarını rahatlatıyordu,bunun için zinko denen bir ilaçta satılıyor eczanede onuda denedim ama en güzeli nerden alındığı belli olan işlenmemiş hakiki zeytin yağı….

—ikinci bebeğimizin doğum hikayesi—

Doğum tarihini 21 aralık olarak hesaplasakta,doktorumuz hülya karadeniz ömer ultrasyondan hesap yapıp 6 aralık demişti doğum tarihimize. son ana kadar bekledik  ve 8 aralıkta önce devlet hastanesine kontrole gittim ebeler belki farklı bir yaklaşımda ve açıklamada bulunur diye!Ama seher isimli ebe bana sert davranarak yırtık olur,olmaz ne demek normal doğum diye çıkıştı,hele doğum dr cavidan hanım  arkasını dönüp giderken mahalle kadınları gibi ” yırtılırsın,ortadan ikiye  ayrılırsın ameliyat yerinden de görürsün!! diye laflar savuruyordu.bırakın benim haklı veya haksız olmamı hamile bir kadınla böyle konuşmak hele devlet hastanesinde böyle davranıp muayenehanesindeki kibarlığını görürseniz benim ne derece haklı olduğumu ve sinirlendiğimi anlarsınız..Neyse kdz.ereğlideki anadolu hastanesine dr’umuzun yanına gittik bana geç kaldığımı bebeğin 38  haftalıkken alınması gerekli olduğunu söyledi ama ısrarlarımızı sonucunda 1 hafta daha ileri attık tarihi.Bana ”reptür(eski kesi  yerinde yırtık)olur yazık olur sana,acıyorum falan”dedi;ama sezeryan eğer kurtarma ameliyatı olarak önümüzdeyse öylede olmalıydı ve 2. bebeğimde en azından annelik duygularını yaşamak istiyordum bunu kendisinede belirttim.

Ve nihayet 1 hafta geçmişti ama bende tık yoktu,eşimi doktora yolayarak sancıları beklemek istediğimizi en azından annelik hormonlarınıın yayılmasına kadar süre tanınmasını istediğmizden bahsettik(bu arad ben gitmedim çünkü azarlamasından ve korkular hastalığına bulaşmaktan uzak kalmak istedim).Yine bizim için üzüldüğünü söyledi ama sancılarla gelirsem sabaha kadar bekleteceğinide ilave etti,sonradan aklıma şu geldi madem sancılar için suni sancı uyguluyorlardı o zaman oksitosin içeren allahın yarattığı bir besinde olmalı diye düşündüm!Ve googleden arattım inanamayacaksınız karşıma hurma çıktı ertesi gün hormonsuz olan ecve hurmalarından aldık sabah akşam açken 7  tane yedim bu arada zon hurması denen bir hurma vardı çarşıda gezerken onuda aldık ve 20 tane kadarda ondan yedim evettt o akşam doğumun ilk belirtileri ortaya çıktı bu arada hurma yemeye devam etim 2 gün sonra su kesesi patladı ve sancılar gelmeye başladı (aydın salih’in sancılardan başladıktan sonra  sancıyı arttıran ilaçlarını yapıp ara ara içtim)ama çok az az geliyordu 2 gün daha gündüz sancılar çektim ama gece uyuyunca geçiyordu yada az olduğundan ben hissetmiyordum 3. gün akşama doğru olan oldu sancılar sıklaşmaya başladı, ist anlaştığımız ebe gelemedi eşine telefonla ulaşamadığı için burada oturan tanıdık bir köy ebesini çağırdık oda yok yapamam ben korkuyorum vs demeye başladı ve korkuttu bizi.Neyse doktorumuz hülya ömeri aradık bana söyleidkleri şunlardı”benimle dalgamı geçiyorsun sen,kendin doktorsun git evde doğur,devlete git naparsan yap ,ben sana bakmam,gelmiyorum vs’‘ona sizden başkasına gitmeyeceğim dedim,beni bırakmamasını,anlaştığımız gibi son sancılara kadar çekmek istediğimi konuştuğumuzu söyledim inanın telefonda ağlattı beni! sezeryana ikna ederek çağırdık onu yoksa gelmezdi eminim. Ben ona güvenmiştim ilk doğumda ama o bana hiç güvenmemiş sağolsun!Neyse haklılığımı ilerleyen satırlarda anlayacaksınız! Sezeryana geldiğimi söyleyince ebeyle konuştu ve hazırlıklar başladı bana su serumu taktılar bu arada sancılarda sıklaşmış,zaman ilerlemek bilmiyordu sanki;birsüre sonra beni ameliyaneye aldılar ama anestezi uzmanı gelmiş ebeler ve doktor ortalıkta yoktu rabbim kimseye muhtaç etme diye sancılarda dua ediyordum ve rabbim ol dedimi olduransın bırakma ellerimi diyordum!Meğer rabbim onları geçe bırakarak benim doğumumu ilerletiyormuş…Neyse doktor geldi yüzüme bakmıyordu,bana kızgındı akşam akşam onu rahatsız ettiğim için…Velhasıl belden anestezi yapıldı  ve dr son bi muayene edelim dedi  ve muayenede şu sözleri söyledi”normale dönüyoruz”!!! mucizeydi benim için bu sözler resmen!…Ebenin karnıma bastırması ve sedyede olmak benim için dezavantajdı, tabi belden aşagısıda uyuşuktu,epizyo istemediğimi söyleyince dr seni dinlemiyorum artık dedi,halbuki epizyo yapılması hastanın isteğine bağlı uygulanabilir bir müdahaleydi..Bebek 5 dk geçmeden doğmuştu,dr ”çok yırtık var sezeryan olsa böyle uğraşırmıydım” dedi bunlar basit ama çok korkunç bir mantığın sözleri aslında!bebek doğunca ağladım ve bebeği kucağıma aldım mükemmeldi inanın tarif edemem o aşk gibi bişeydi….ebe bastırmamış olsa seyrine bıraksaydı kasılmalar olunca kendi başıma müdahalesiz doğum yapabilirdim de yırtıkların çokluk sebebi budur bence!
Bebeğin aşılarını yaptırmayacağımı söyledim ısrar ettiler ama imza atarak hep.b yapılmadı(amerikada otizm sebebiyle vurulmuyor) ve anestezi etkisi bitince hemen kalkıp yürüdüm,kendi başıma bile 3 tur attım koridorda,tüm odalarda sezeryan hastaları vardı ve bebekleri huzursuzca ağlıyordu,bir ben normal doğumdum  ilk bebeğimde çektiklerimi hatırlıyorumda o insanları çok iyi anlıyordum! Benim bebeğimse bütün gece mışıl mışıl uyumuştu heyecandan sabah 5 e kadar uyuyamadım.ilk bebeğim 30.gün ilk kez tebessüm etmişti ama bu kez 2.günde yavrum gülümsedi gayet sağlıklı, yüzüstüyken kendin yan çevirebiliyor hazır bez yerinede pamuklu bezlerden kullanıyorum.
_bebeğin boynuna 2 kez kordon dolanmıştı ama bebek doğunca hemen sıyrıldı çünkü kordon bağı esnek ve asla sezeryan sebebiyet veren bir durum  değildir

_doktor ”neden ilkinde böyle ısrar etmedin madem” dedi ,ona asla doğuramazsın sen ,kemiklerin dar demiştinizde ondan dedim.
_sanırım aşk denilen şeyi  şimdi daha iyi anladım,bebek doğunca rabbim onu anneye yerleştiriyor ve mükemmel bir merhamete ve fedakarlığa gark oluyorsunuz.
_akşam 2o.oo sularında gittiğm hastanede 22.oooye kadar bekledim 22.o2 gibide bebeğim dünyaya geldi.
kemik darlığı modern tıpta  dahi; ilerlemiş ülkelerde sezeryan sebebi değildir,ancak doğum masasında sorun olmaya başlarsa sezeryana gidilebilir.

Özellikle

*Ağrıkesici olarak doğumdan sonra söğüt yaprağı(eskiden söğütten yapılırdı ağrı kesici) demleyip içtim epizyo ve yırtık ağrılarını kesti bu sabah akşam aç karnına..
*doğum sonrası yaralar içinse antibiyotik yazmıştı dr, onun yerine soğanlı ve ballı bir ilaç kullandım

*Doğumda ebe bebeğin kordonunun çok kolay kesildiğini söyledi,doğal yaşam bebeği rahat ettirmişti yani
*Bebeğin su kesesi patlayınca ebeye gittim ama bişey olmayacağını söyledi 3 gün böyle bekledik normalde su kesesi patlayınca hemen yatırıp suni sancı veriyorlar ama eski tıp kitaplarındada suyunsadece kesede değil keseiçinde ayrıca su  balonla bulunmakta bebekle beraber çıkarken patlayıp çocuğun rahatça hareket etmesini sağlıyan kesecikler bunlar.
*Dr bana neden ilk doğumda ısrar etmediğimi sordu ve ona  o kadar ağladım önünüzde daha neyapsaydım,bana asla doğuramazsın diyen sendin dedim..
*Diğer doğumu evde suda yapacağım ebe eşliğinde, izmirde ve eskişehirde evde doğum çok yaygın.yabancılar yapıyor sanıyoruz sadece ama aslında sadece bilmiyoruz..
*Ebeler ve bir kaç özel  Dr hariç doktorlar normal doğumdan değil kesip biçmeden anlıyor bu iş eski sahiplerine yani ebelere bırakılmalı.
*rad suresi 92 de derki_rahimde olanın ne kadar ileri bırakılıp nekadar erken bırakılacağını ancak allah bilir._
*Bu yöntemler için (doğal doğum-hakan coker) isimli bir doktorda uzman,araştırabilirsiniz
*Sanırım oturarak yemek yemek ve hiç masa kullanamakta avantaj -unutmayalım çömelmek sağlıktır.
Elbette rabbime tüm merhamet ve kitabi desteğinden ötürü hamd olsun ve bana  bu sürede   emek veren ve hiç yılmamamda büyük rolü olan eşime desteğinden ötürü milyonlarca kez teşekkür etsem azdır.

Zeynep yıldızhan

Posted in DOĞAL DOĞUM HİKAYELERİ | Etiketler: | 24 Comments »