helalderman

YEDİKLERİN KADAR DOĞALSIN…

Archive for the ‘DOĞRU TEMİZLİK TEMİZLİK’ Category

ENTERESAN BİR ŞEY BU KARBONAT….

Posted by helalderman 09 Ekim 2011



‎* Evinizdeki halıları süpürseniz de silseniz de zamanla kokmaya başlar. Halı yıkamacılara verdiğiniz halı bilin ki, en kötü kimyasal deterjanla, yerlerde araba yıkanır gibi yıkanmaktadır. Oysa kokuyu çıkarmak için şunu yapabilirsiniz. Bir iki avuç karbonatı halının her tarafına serpin ve 1-2 saat bekledikten sonra elektrik süpürgesi ile iyice süpürün. Halınızdaki o kötü kokudan eser kalmayacaktır.

* Buzdolabınızdaki kokuyla baş edemiyorsunuz. Bütün yiyecekleri dışarı çıkar, sil, süpür, kurula vs. uğraşmak istemiyorsanız bir Kase karbonatı buzdolabının bir köşesine koyun. 4-5 günde bir karıştırın. Kötü kokuların gittiğini göreceksiniz. Ayrıca dolapta sakladığınız meyve sebzeler üzerinde koruyucu bir etkisi olacaktır karbonatın.

* Halı, koltuk, elbise üzerine yağ mı damladı? Panik yapıp, deterjana saldırmayın! Çünkü deterjan leke olan bölgenin rengini açıp renk dokusunu bozacaktır. Bunun yerine yağ lekesinin üzerine karbonat dökün ve üzerini hafifçe ıslayın. 1-2 saat bekledikten sonra silin. Yağ lekesinden eser kalmayacaktır. Zira suyla birleşen karbonat yağları söküp atan doğal bir sabun haline gelir.

*Bir kase ılık suyun içine bir çay kaşığı karbonat koyun ve ellerinizi bu suda 15 dakika bekletin. Tırnak diplerindeki etler yumuşacık olacak. Özellikle manikürden uzak duran baylar ve bayanlar için çok faydalı.

* Mutfak tezgahınızın mermerlerini ve fayanslarını limonlu karbonat ile ovun ve durulayın. En güzel temizleyicidir. Kimyasal deterjan kalıntısı kalmadığı için üzerine meyve- sebzelerinizi, ekmeğinizi rahatlıkla koyabilirsiniz.

* Kirli lavabolarınız için krem deterjanlar yerine limon ve karbonat kullanın. Lavaboya karbonat döküp limonla ovun. Hem kirlerin kaybolduğunu hem de parladığını göreceksiniz.

* Ayrıca tıkanan lavabolarınızı açmak için bir su bardağı karbonatı lavaboya dökün. Üzerine 1 bardak sirke ilave edip 2 litre kaynar suyu lavaboya boşaltın. Tıkanan lavabo açılacaktır.

* Dibi tutan tava ve tencerelerinize akşamdan karbonat döküp, sıcak su ilave edin. Sabah temizlerken zorlanmayacaksınız.

* Paslanabilecek eşyalarınızı karbonatla ovarsanız paslanmasını engellemiş olursunuz.

* Porselen gibi kararan eşyalarınız varsa limonlu karbonat ile ovun. Rengi açılacaktır.

* Aynı şekilde gümüş eşyalarınızı suyla macun haline getirdiğiniz karbonat ile ovarsanız, rengi açılıp parlayacaktır.

* Elbise dolabınızda rutubet ve küf kokusu varsa ve naftalin kokusunu da sevmiyorsanız dolabınızı bir köşesinde ağzı açık şekilde kavanozda karbonat bulundurun.

* Banyo duşa kabin camlarını karbonat ile silip durulayın. Duş alırken daha rahat nefes alacaksınız.

* Banyo terlikleriniz ister tahta ister plastik olsun üzerine karbonat dökün ve öyle duş alın. Hem terlikleriniz hem de ayaklarınız rahat edecek. Bu yolla tahta takunyalarınızın ömrü uzayacağı gibi kimyasal temizleyiciler, cildinizden uzak tutmuş olacaksınız.

* Çamaşır makinesinde kullandığınız deterjan miktarını yarı yarıya azaltıp gerisini karbonat ile tamamlayın. Çamaşırlarınız daha temiz ve kimyasal artıklardan uzak kalmış olacaktır.

* Ağız sağlığı ve diş bakımı için de karbonat çok önemlidir. Akşamları yatmadan önce 1’e 1 oranında doğal tuz ile karıştıracağınız karbonat ile dişlerinizi fırçalayın. Diş çürüklerinde yerleşip yaşayan ve vücudu kansere hazırlayan bağışıklık yokedici virüslerin iki düşmanından birisi karbonattır. Sabaha kadar ağzınızda ve dişlerinizdeki bakteri ve virüsler karbonat ve tuzun etkin temizleyiciliği ile tamamen temizlenmiş şekilde uyuyacaksınız. Ayrıca ağız ve diş kokuları da önlenmiş olacaktır.
Sonuç olarak; sirke, limon ve karbonat evinizde sadece mideniz için değil her türlü temizlikte ve pratikte kullanabileceğiniz doğal ürünlerdir. Mümkün olduğunca bu ürünleri kullanmaya özen göstermeniz; hem çocuklarınızın ve sizin sağlığınız için hem de yaşanabilir, nefes alan bir ev açısından önemlidir.

-Muslukları temizlemek için sabunlu su ve sirkeyle ıslatılmış kağıt havlu kullanın. -Toksik olmayan banyo temizleyicisi oluşturun
– Banyo yüzeylerinde etkili olan iyi bir derinlemesine temizleme solüsyonu yapabilirsiniz. Bu karışım sabun köpüğü ve küf lekelerini çıkarmada en az pahalı banyo temizlik ürünleri kadar etkilidir. Solüsyonu hazırlamak için: Yaklaşık 1,5 fincan karbonat, yarım fincan sıvı sabun, yarım fincan su, 2 yemek kaşığı beyaz sirke, temiz bir sprey şişesi.
Nasıl kullanacaksınız? Karbonat ile sıvı sabunu bir kasede karıştırın. Su ile seyreltin ve sirkeyi ekleyin. Top top olmaması için çatalla iyice karıştırın. Bu sıvıyı şişeye doldurun. Kullanmadan önce iyice çalkalayın. Temizlenecek yerlere püskürtün. Naylon telli süngerle ovalayın. Suyla durulayın. Kullanımlar arasında kapağını kapalı tutun.
– Halıdaki lekeleri çıkarın: Halınızdaki lekeleri sirkeyle çıkarabilirsiniz. Yarım fincan beyaz sirkenin içinde 2 yemek kaşığı tuzu çözün ve bu karışımla halıdaki lekeleri hafifçe ovalayın. Solüsyonun kurumasını bekleyin ve sonra elektrik süpürgesiyle kurutun. Daha geniş ya da koyu lekeler için, bu karışıma 2 yemek kaşığı boraks ekleyin ve aynı şekilde kullanın.
– Çamaşırlarınızda kullanabilirsiniz: Eğer çamaşırlarınızı yıkarken deterjanla birlikte yarım ölçek karbonat eklerseniz beyazlarınız daha beyaz, renklileriniz ise daha parlak olacaktır. Ayrıca karbonat suyu da yumuşatacaktır, böylece daha az deterjan kullanabilirsiniz.
– Buzdolabınızdaki kokulardan kurtulun: Sirkenin buzdolabınızı güvenle ve etkili şekilde temizlemede karbonattan daha etkili olduğunu biliyor muydunuz? Eşit miktarlarda beyaz sirke ve su ile buzdolabınızı kapı contası ve sebzeliğiniz de dahil buzdolabınızın içini ve dışını iyice durulayın. Ayrıca dolabınızın üzerinde birikmiş tozları ve kirleri silmek için sulandırılmamış sirke kullanın. Temizlik kokusunun uzun süre kalması için dolabınızın içine bir kutu karbonat yerleştirin.

-bebeklerin oyuncaklarini temizlemekte ve toz temizlik malzemelerinin kullanildigi her yerde karbonat kullanabilirsiniz (banyo, evyeler,dus, musluklar, derzlerin temizliginde), firin temizligi icinozellikle yanik ve yag birikintilerinin uzerine hamur haline getirdiginiz karbonati uygulayin tum gece beklesin sabaha bir sungerle ovalayin.

EK NOT:
Bu arada “implant” uygulamaları zayıf bünyelerde diş köklerinde bulunan yukarıda belirtilen virüslerin kana karışması sonucu bağışıklık sisteminin iflası ile kişinin 6 ay – 1 yıl gibi sürelerde kanserden hayatını kaybetmesine neden olmaktadır. Gelişmiş ülkelerde ve özellikle Amerikada bu uygulamalar çok zor ve kısıtlanmış durumdadır. Bu nedenle çene kemiği ile operasyonlardan uzak durmalıyız.
Bunu da mümkün olduğunca duyurmak insani bir görev. Yurdumuzda harıl harıl “implant” yapılıyor.

Reklamlar

Posted in DOĞAL DETERJAN YAPIMI, DOĞRU TEMİZLİK TEMİZLİK | 4 Comments »

Nanoteknoloji’nin Diğer Yüzü: “Zararları”

Posted by helalderman 06 Ekim 2011


Her yeni gün, yeni bir nanoteknoloji ürünü kamuoyuna sevindirici bir gelişme olarak lanse ediliyor… Rujlar, boyalar, hasta hücreleri robot gibi tedavi eden haplar bunlardan birkaçı…

Yaşamımızda çığır açtığı ve kolaylık sağladığı iddia edilen bu teknolojinin yeni ürünü ise: “Mucize su” oldu. Basında geniş yankı bulan suyun, tehlikeli organizmaları hücre duvarında delikler açarak öldürdüğü belirtiliyor.

Doğru, nano ürünler, hücre duvarını delebiliyor… Hücrenin boyutlarıyla kıyaslandığında, bir nano parçacık, araba içinde kaybolmuş bir karınca gibidir! Dolayısıyla bu parçacıklar, hücre içinde rahatlıkla dolaşabilmekte, “gerekli düzenlemeleri” yapabilmektedirler.

Hedeflenen nokta, hastalıklı bölgeye yönlendirilen atomların, süratle nüfuz ederek hasta hücrelerin yerine geçmeleridir… Böylece acısız ve ağrısız tıbbın kapıları açılmış olacaktır. Vücuda iletilen nano-cerrahlar; virüslere, bakterilere ve sinir sisteminde tahribatlara yol açan asitlere meydan vermeden, bağışıklık sisteminden daha etkili olacaklardır.

Fakat! Bu atomlardan üretilen basit bir kremin bile, deri üstünden insanın vücuduna hızla nüfuz edip, ciğerlerde nasıl büyük tahribatlara yol açtığı sorusu, pek az bilim adamı tarafından dikkate alındı.

Nano-zerreler neden tehlikeli?

1) Dizel makinelerde, güç fabrikalarında ve ateşli makinelerde kullanılan, ultra küçük zerreler, insanların akciğerlerinde, büyük hasara neden olabilirler. İçlerinde metal ve hidrokarbon barındırmaktadırlar.

2) Nano-zerreler, mikroskobik boyutlarda oldukları için, deriden vücuda, oradan ciğerlere ve sindirim sistemine kolayca ulaşabilirler. Bu da, hücreye zarar veren özgür radikallerin üremesine neden olabilir.

3) İnsan vücudu, temas ettiği doğal her maddeye toleranslıdır. Fakat zehir içeren hiçbir maddeye bağışıklığı yoktur.

4) Gözle görülebilen öldürücü atıklardan, yılda üç bin kişi ölmekte iken, tozdan küçük bu zerrelerin yüz binlerce insanın ölümüne neden olma riski üzerinde durulması gerekiyor. Kaldı ki, bu teknolojiyle gen transferi, enzim değişimi ve yüzeyler üzerinde lokal değişiklikler yapılması durumunda; risk, kontrol edilebilir düzeylerin de üzerinde olacaktır.

5) Nano atomlar, kendini temizleyen boya, cam ve yüzeyler olarak sanayinin nabzını tutmaya başlamıştır. Ayrıca nano-zerrelerden, kirli sulardaki zararlı bileşenleri zararsız hale dönüştüren mikro kapsüller imal edilmekte ve çevre tarafından tüm diğer yan etkileri göz ardı edilerek emilmeye bırakılmaktadır.

6) Bazı testler, bu teknolojinin verdiği zararları bilimsel çalışmalarla ortaya koymaktadır. Duke Üniversitesi’nden Eva Oberdorster’in, nano-atom zararları üzerine yaptığı bir çalışma buna örnektir. Oberdorster bir su tankını balıklarla doldurmuş, nano-atomların balıkların beyninde hasarlara neden olduğunu tespit etmiştir. Bu zararlar oksidatif zararlardır. Normalde beyindeki kan bariyerini, hiçbir zerre aşamamaktadır. Fakat nano-atomlar, sinir hücreleri aracılığı ile beyne sızabilmektedir. Bu örnekler çoğaltılabilir. Yine de nanoteknoloji araştırmacıları, teknolojinin potansiyel tehlikelerini tespit etmekte pasif kalmaktadırlar.

7) Nano materyallerin besin zincirine geçmesi halinde, insan bedenine alınan bu yiyeceklerin zararlarının da incelenme gereği ortaya çıkmıştır. Rice Üniversitesi’nin bilim adamları, nano-materyallerin, proteinler üzerindeki etkilerini incelemişlerdir. Protein, nano-materyal yüzeye bağlandığında, proteinin yapısının ve fonksiyonun değiştiği görülmüştür.

8) Kolorado Bilim Konferansı’nda, bir tuz zerresi üzerine monte edilebilecek bilgisayar projesi ve bunda başarılı olunduğu takdirde, gelecek adımın sinek büyüklüğündeki bir robot-böcek yapımı olduğu dünya basınına açıklanmış, buluş büyük ilgiyle karşılanmıştır. Esasen, Hamam Böcekleri üzerine yerleştirilen mikro-makinelerin, gayet başarıyla kullanıldığı, bunların özellikle “casusluk faaliyetlerinde” kullanılabileceği ispatlanmıştır. İstihbarat-casusluk ve savaş teknolojilerinde nanoteknolojinin kullanımı, ciddi potansiyel taşımaktadır ve bu alana devrim niteliğinde katkılarda bulunacaktır. Bu devrimden sonra, mucizevi sularla bize “hamam böceği” muamelesi yapılmayacağına kim garanti verebilir?

9) İnsan DNA’sını tamir eden nano-robotlar, hasar da verebilir. Kimyasal silahlar, nano-yapılarla yeniden ele alınabilir. Klonlamalar, üstün niteliklere sahip askerler ve robot beyinli insanlar yaratabilir.

iyibilgi.com, 25/05/2007

Posted in DOĞRU TEMİZLİK TEMİZLİK, TEMİZLİK ÜRÜNLERİ | Leave a Comment »

MİSVAK NASIL FAYDA SAĞLIYOR?

Posted by helalderman 15 Aralık 2010


Diş macunları bazik olduğundan ağız içi dengeyi bozar.Misvakta ise yüksek konsantrasyonlarda asit veya bazik tabiatta maddeler yoktur.

Diş macunları ileri derecede bazik olduğundan ağız içi dengeyi bozar. Ancak bu nebati fırçanın (misvak) aktif kısmı haftada bir değiştirilerek yeni bir fırça kullanma avantajını sağlar. Misvakta ise yüksek konsantrasyonlarda asit veya bazik tabiatta maddeler yoktur.

Ege Üniversitesinde yapılan bir araştırmada liflerinde baklava dilimi şeklinde anizotrop basit prizmatik bitki kristallerinin olduğu anlaşılmıştır. Bunun ise mekanik temizliğe tesiri büyüktür.

MİSVAK

Buhârî ve Müslim’in Sahîhleri’nde Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den şu hadis rivayet edilir: “Ümmetime güçlük çıkarmak korkusu olmasaydı, kendilerine her namaz vaktinde misvak kullanmayı emrederdim” (Tecrid-i Sarih. c1 s20l; c3 s15.)

Yine Buhâri ve Müslim’in Sahîh’lerinde şöyle anlatılır: “Peygamber efendimiz gece namaza kalktığında ağzını misvak­la fırçalardı.”

“Misvak, ağzı temizler, Allah’ın hoşnutluğunu kazandırır”. Müslim’in Sahîh’inde de şu bilgiye rastlanır;

“Peygamber efendimiz evine girdiğinde ilk işi dişlerini misvaklamak olurdu”. Misvak konusundaki hadisler oldukça çoktur.

Peygamber efendimizin ölüm döşeğindeyken bile dişini fırçaladığı doğru olduğu gibi: “Ben sizden daha fazla misvak kullanırım” dediği de doğrudur.

Misvak yapılan ağaçların en sağlıklısı “Erak” ağacı vb.’dir. Bilinmeyen bir ağaçtan misvak yapmamak gerekir. Zîrâ bazen zehirle­yici olabilir. Misvak kullanmakta kararlı ve ısrarlı olmak gerekir.

Kullanılan misvakların en iyisi gül suyuyla ıslatılanıdır. En faydalı olanlarından biri de badem kökleridir.

Teysir sahibi der ki: İddia ettiklerine göre; misvak kullanan kimse haftanın her Perşembe günü misvak kullanırsa, kafayı dinlendirir, duyuları netleştirir ve zekâyı keskinleştirir.

MİSVAK’IN YARARLARI:

Misvakta birçok faydalar vardır.

Misvakla ağzı fazlaca fırçalamak, ağızdaki yemek artıklarını ve dişlerin pasını giderir.

Dişleri mîdeden yükselecek gaz ve kirleri kabul etmeye hazırlar.

Normal şekilde fırçalanırsa dişleri parlatır.

Damağı güçlendi­rir.

Anti Septik (Mikrop kırıcı) özelliği vardır.

Dili çözer, sözün akışını kolaylaştırır.

Diş köklerindeki çürümeyi giderir,

Ağız kokusunu güzelleştirir.

Zekâyı berraklaştırır

Yemeğe karşı iştahı artırır.

Kokusu tükürük salgısını artırdığından dişetlerinin kurumasını önler. Diş etlerini sertleştirir.

Balgamı keser.

Görüşü güçlendirir.

Mîdeyi sağlamlaştırır

Sesi berraklaştırır.

Yemeğin sindirimine yardım eder.

Okumayı, zikir ve namazı canlandırır.

Uykuyu uzaklaştırır.

Rabbin hoşnutluğunu kazan­dırır.

Melekleri sevindirir ve sevapların sayısını artırır.

Bedenin rutubetini keser.

Veremi engeller.

Toz haline getirilmiş köklerinden macun yapılır. Kökleri kaynatılıp içilirse gonoreyi (bel soğukluğunu) önler. Dalak bölgesi ağrıları için çorba kıvamında içmek gerekir.

Bütün fırçalama metodlarına uygulanabilmesi, ağaçtan elde edildiğinden, istenilen boy, kalınlık ve şekilde temini, fırçalama anında liflerinin elektrikli diş fırçalarında olduğu gibi rotasyon yapması, kuvvet fırçaya dik uygulandığından mumlu diş iplikleriyle yapılan temizliğin eldesi, onu kıyas yapılamaz bir üstünlüğe eriştirir.

Misvak her zaman müstehabtır ancak namaz, abdest, uykudan uyanma ve ağız kokusunun değişmesi sıralarında müstehablığı daha da pekişir. Oruçluya da oruçlu olmayana da her zaman misvak kul­lanmak müstehaptır, çünkü misvak konusundaki hadisler geneldir. Oruçlunun misvak kullanmaya ihtiyacı vardır ve Rabbın hoşnutluğu­nu kazanmaya vesîledir. Rabbin hoşnutluğu da oruç tutulduğu za­man, tutulmadığı zamanlardan daha fazla istenir. Aynı zamanda mis­vak ağzı temizler, temizlik ise oruçlunun en üstün işlerindendir.

Sünen’de Âmir İbn-i Râbia’dan şöyle dediği rivayet edilir: “Ben Rasülullah s.a.v. oruçlu olduğu hal­de misvak kullanırken, sayılamayacak kadar çok gördüm”.

Buhârî dedi ki; İbn-i Ömer şöyle der: “Peygamber efendimiz sabah akşam misvak kullanırdı”.

Bilginlerin icmâ’ı: Oruçlu kimse vacip ve müstehap olarak ağzı­nı suyla çalkalar, ağzı çalkalamak ise (suyun boğaza ve ağzın içinde­ki her noktaya ulaşması bakımından) misvaktan daha kuvvetlidir, şeklindedir. Allah, kendisine kötü kokuyla yaklaşılmasını arzu etmez, bununla beraber misvak, Cenab-ı Hak c.c.’in kendisiyle ibadeti meşru kıldığı şeyler cinsinden de değildir (Yani Kullanmamak azabı gerektirmediği gibi kullanmak da ibadetin farzlarından değildir). Kıyamet gününde oruçlunun ağız kokusunun güzel olacağından bahsedilmesi, oruç tutmaya özen­dirme bakımındandır, yoksa kokunun kalıcı olması yönünden değil­dir, üstelik oruçlu kimsenin misvak kullanmaya duyduğu ihtiyaç oruçlu olmayandan daha fazladır.

Ayrıca Cenab-ı Hak c.c.’in hoşnutluğunu kazanmak, oruçlunun ağız kokusunu güzelleştirme arzusundan daha önemlidir. Yüce Allah c.c.’in misvak’a olan sevgisi oruçlunun ağız ko­kusunun olduğu gibi kalmasına olan sevgisinden daha büyüktür. Misvak, kıyamet gününde Allah’ın katında ağzın güzel kokmasına -ki bu kokuyu misvak gidermişti- engel olmuyor, üstelik oruçlu kimse ağız kokusunu misvakla gidermiş bile olsa kıyamet gü­nünde, oruçlu olduğunun belirtisi olarak ağzının kokusu miskten daha güzel olduğu halde geliyor. Tıpkı yaralı bir kimsenin dünyadayken yarasının kanını gidermekle emrolunmasına rağmen, kıyamet günün­de yarasının kanı kan renginde, kokusu misk kokusuna benzer halde geldiği gibi.

Daha doğrusu oruçlunun ağız kokusu misvakla kaybolmaz, bu­nun sebebi bellidir. O da midenin yemekten boşalmasıdır. Kaybolan, sâdece etkisidir. Dişlerin ve diş etlerinin üzerindeki katılaşma da aynı nedene bağlıdır.

Yine Peygamber efendimiz, oruçluyken müstehab ve mekruh olan şeyleri ümmetine öğretmiş, misvak kullandıklarını bile bile mis­vak kullanmayı mekruh olan şeyler sınıfından saymamış, üstelik en kapsamlı ve en geniş anlamlı sözlerle ümmetini misvak kullanmaya teşvik etmiş, ümmeti de O’nu oruçlu olduğu halde sayılamayacak kadar çok kez misvak kullanırken gözlemişlerdir. Ümmetinin, kendi­sine uyduklarını biliyordu, buna rağmen hayatında bir kez olsun, öğ­leden sonra misvak kullanmayınız dememiştir. Açıklamayı ihtiyaç duyulduğu zamandan sonraya bırakmak mümkün değildir. Allah her şeyi daha iyi bilendir.

MİSVAK AĞACININ MEYVESİ:

Buhârî ve Müslim’in Sahîh’lerinde Câbir İbn-i Abdillah r.a.in rivayet ettiği hadislerdendir- rivayet edildiğine göre Câbir şöyle dedi: “Biz Peygamber efendimizle birlikte misvak ağacının meyvesini topluyorduk, Peygamber efendimiz orada bulunanlara: “Siz bu yabanî yemişin kararanlarını tercih ediniz! Çünkü onun siyahı en lezzetlisidir” buyurdu”. (Kebâs, erak (misvak ağacı)’nın meyvesidir.)

Bu meyve hicaz toprağında yetişir, yapısı sıcak ve kurudur. Faydaları ağacının faydalarına benzer. Mîdeyi güçlendirir, sindirimi rahat hâle getirir, bal­gamı temizler, sırt ağrılarına ve dertlerin çoğuna fayda verir.

İbn-i Cülcül der ki: “Bu meyve kaynatılıp suyu içilirse idrarı çoğaltır ve mesaneyi te­mizler.”

İbn-i Rıdvan da der ki: “Bu meyve mîdeyi kuvvetlendirir.”

NASIL KULLANILMALIDIR?

Her kullanımdan önce Misvak’ı hafifçe dişinizle ezerek yumuşatın. Suya sokmadan, dişlerinize sürterek kullanın. İçinden gelen öz hem dişlerinizi beyazlatacak, hem de ağız kokusunu önleyecek.

Kullandıktan sonra yıkayıp ucu yukarıda kalacak şekilde dik olarak saklayın. Kullandığınız uç kısımdaki lifler “doğal olarak” eskiyip koptukça bu kısmı tamamen kesin.

Misvak’ın uzunluğu bir karış, kalınlığı bir parmak kadar olmalı.

Misvak’ı tutuş şeklimiz ise sağ elimizin baş ve küçük parmağımız Misvak’ın altında diğer üç parmağımız üzerinde olacak şekilde olmalıdır.

Misvak’ı kullanırken fazla baskı yapmadan enine doğru kullanmalıdır.

Kaynak: İyibilgi

Posted in DOĞRU TEMİZLİK TEMİZLİK | 2 Comments »